Suriyeli çocuklar ‘Harap İnsan Sendromu’ yaşıyor

 

Ülkelerinde süregelen yıkıcı savaştan “sağ çıkabilen” Suriyeli çocukların post-travmatik sendromlar yaşadıkları belirtildi.

04.03.2017
Yazı Boyutu:  
Savaş tanığı Suriyeli çocuklar, tıp uzmanlarının şu zamana kadar gözlemleyebildiğinden çok daha fazla travma, fiziksel ve duygusal şiddete maruz kaldı. Uzmanlar efektif çözümler getirilmeyen durum yüzünden çocukların ve dünyanın geleceğinin olumsuz etkilendiği görüşünde.

Ülkelerinde süregelen yıkıcı savaştan “sağ çıkabilen” Suriyeli çocuklar post-travmatik sendromlar yaşıyor. Çocukların yüzleştiği sorunlar, uzmanların bugüne kadar gördüğü fiziksel ve ruhsal travmalardan fazla. Nöropsikolog Dr. Mohammad K. Hamza, bu çocukların Human Devastation Syndrome (Harap İnsan Sendromu) yaşadığını söylüyor:

"Çoğunluğu yetim olan çocukların aile bireyleri bir bomba, Rus füzesi belki de bir Amerikan hava saldırısı yüzünden ayrı düştü, bu çocuklar post-travmatik stresten fazlasını yaşıyorlar."

Askerlerinkinden daha büyük bir yıkım

Dr Hamza’ya göre Suriyeli çocukların şahit olduğu yıkım, savaştaki bir askerin görebileceğinden bile çok daha fazla.

"5, 6 hatta 10 kişilik bir aileden geliyorsunuz,  bazen sadece 1 ya da 2 kişi hayatta kalmış oluyor. Birçoğunun fiziksel noksanlıkları var: ampütasyon (organ kesilmesi), birçok sakatlık… Ve bir şekilde mülteci kampına ulaşmayı 'başarmışlar'."

Kamplarda açlık ve sömürü

Duygusal ve fiziksel problemin bunlarla da sınırlı kalmadığını söyleyen Hamza, çocukların mülteci kampına ulaşmalarıyla sorunların bitmediğini, açlık ve sömürünün orada da devam ettiğini söylüyor.

Lübnan, Türkiye ve Ürdün’deki mülteci kamplarında kayıtlı yaşayan her beş Suriyeliden biri 11 yaşın altında çocuk. Kayıt dışı olan ya da kamp dışında yaşayan Suriyeli sayısı beş milyonu geçiyor.

Suriyeli çocukların geleceğinin sadece onları ilgilendiren sonuçlar doğurmayacağını vurgulayan Hamza “Artık durup bunun nereye gittiğini, ne sonuçlar doğuracağını sormamız gerekiyor. Bu çocukların geleceği, ileride bütün dünyayı etkileyecek” diyor.

Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Konseyi’nin raporuna göre 6.3 milyon Suriyeli ülkenin içerisinde ve dışarısında yerlerinden edildi.

“Kanayan yaraya ancak bant yapıştırabiliyoruz”

Türkiye sınır kasabası Antakya’da Suriyeli mültecilere yardım eden gönüllü psikiyatrist Iyad Alkhouri ise efektif çözümün problemin köküne inilmesiyle sağlanabileceği görüşünde.

Boşlukları doldurmaya çalışıyoruz. Ama bütün yardım kuruluşları gibi biz de sadece kanayan yaraya bir bant yapıştırabiliyoruz. Bu çocukları tedavi etmek için kaynak bulmaya çalışmak yerine 10 yaşındaki çocukları hedef alan füzeleri ateşlenmeden önce durdurmak lazım.
(Elif Gül/Gazete Karınca )

Üye Ol



Üye Girişi