Suriyelilere destek eylemine “göçmen karşıtı” müdahale

 

Kayıtlı olmadıkları gerekçesiyle en az 80 bin kaçak göçmenin sınır dışı edileceği ile ilgili kararı İstanbul’da protesto eden sivil toplum kuruluşları, göçmen karşıtı bir grupla karşı karşıya geldi

27.07.2019
Yazı Boyutu:  
İstanbul Valiliği'nin şehirde kayıt dışı Suriyelilere şehri terk etmeleri için 20 Ağustos’a kadar süre tanımasının ardından sığınmacılara destek veren bazı sivil toplum kuruluşları (STK) valilik kararını protesto etmek üzere bugün saat 17:00’da İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin karşısındaki Saraçhane Parkı’nda toplandı. 

Mazlumder, Özgür-Der, Hukukçular Derneği ile Uluslararası Mülteci Hakları Derneği’nin ortak yaptığı basın açıklaması sırasında 15-20 kişilik göçmen karşıtı bir grup eylemi protesto etti. 

İstanbul'da yaşayan on binlerce "kayıtsız" göçmen sınır dışı ediliyor
 
Artan denetimlerin ardından ilk kafilede 400 sığınmacı İdlib’e geri gönderildi, denetimler daha da sıklaşacak
 
Aileleri ile farklı illere kayıtlı olan Suriyeli çocuklar ne olacak?
Bozkurt işaretiyle slogan atarak alana giren gruba polis müdahale etti. İki karşıt grup arasında arbede yaşandı. 

Geniş güvenlik önemlerinin alındığı eylemde yapılan basın açıklamasında sığınmacıların değil göçü meydana getiren sebeplerin çözüme kavuşturulması gerektiğine vurgu yapıldı. 

“Devletimiz bu sürecin başından itibaren açık kapı politikası uygulayarak Suriyeli kardeşlerimize tüm dünyaya örnek olacak şekilde sahip çıkmaya çalışmıştır” denilen açıklamada “Devletin kamu düzenini sağlamak adına kayıtsız olan Suriyelileri kayıt etme konusunda aktif adım atması görevi gereğidir” ifadeleri kullanıldı. 

Göçmenleri sınır dışı edecek kararın protesto edildiği eylemde geniş güvenlik önlemi alındı. / Fotoğraf: Cihat Arpacık/ Independent Türkçe

Gerekli adımların uluslararası sözleşmeye ve kanunlara uygun olarak, temel insan hakların da gözetilerek atılması gerektiğini belirten açıklamada şu ifadelere yer verildi: 

İstanbul’da şu anda 1 milyonun üzerinde kayıtlı olmayan Suriyeli mevcuttur.

Bir ailenin belirli sayıda üyesi İstanbul’a kayıtlı iken bazı aile üyeleri başka illere kayıtlı bazıları ise tamamen kayıtsızdır. 

Şu safhada bu ailelerin İstanbul’da birleştirilip birleştirilemeyeceği ya da başka bir şehirde aile birliği gözetilerek kalıp kalamayacakları belirli değildir. 

Diğer taraftan gönderilecekleri şehirlerde bu kişilerin istihdam, konaklama, eğitim gibi temel problemlerinin ne şekilde çözüme kavuşturulacağı gibi birçok konu da ise belirsizlikler söz konusudur.

Özet olarak İstanbul’a kayıtlı olmayan bu kitlenin başka illere ya da kamplara gönderilmesi kalıcı bir çözüm değildir. 

Ancak böyle bir yolun izlenmesi durumunda dahi sürecin bu insanların yeniden hayat kurabilecekleri ve toplumla entegrasyonun sağlanacağı şekilde yapılması gerekmektedir.

“İstanbul’a kayıtlı değil ise gönderiyoruz” şeklinde bir yaklaşımın ilk etapta büyük sorunlara yol açacağını vurgulayan STK temsilcileri şöyle devam etti: 

Bu nedenle gerekirse kayıt olmaları için bu kişilere bir süre verme de dâhil alternatif çözüm yolları düşünülmeli, mevcut kararda bir değişikliğe gidilmese dahi bu süreç boyunca alınıp götürülen kişilerin aileleri ile iletişim kurması, insani temel ihtiyaçlarının ve hukuki tüm haklarının sonuna kadar  kullandırılması gerekmektedir. Özetle polisiye tedbirler bu sorunu çözmez daha da büyütür.

Polisiye tedbirler yerine uluslararası hukuk ve iç mevzuatımıza uygun bir şekilde STK’ların süreçte aktif olabileceği ve temel hak ve özgürlüklerin korunacağı bir sistemin kurulması gerektiğine vurgu yapan basın açıklamasında “8 yıl öncesine göre göç konusunda daha fazla tecrübeye sahip bir ülke olarak bizim ve Suriyelilerin kazanımlarını ve bu güne kadar ülke ve milletimizin yaptığı fedakârlıkları bu şekilde heba etmememiz gerekmektedir” ifadeleri yer aldı. 


Suriyelilere destek veren grup, "Yaşasın kardeşlik, kahrolsun ırkçılık" sloganları attı. Fotoğraf: Twitter/ @aylushka_a

Açıklamada suç isnadı ve sınır dışı işlemlerinde ulusal mevzuat ve uluslararası antlaşmalar gereğince yargı sürecinin beklenmesi gerektiğine de vurgu yapıldı: 

676 sayılı KHK’ya göre 6458 sayılı kanunun 54. Maddesinin 1. Fıkrasının (d) bendi uyarınca tesis edilen sınırdışı kararları işlemlerine karşı dava açma süreci ve tebliğ aşamaları beklenmeksizin veya dava açılmış olsa bile icra edilebilecek hale gelmiştir. Bu düzenleme taraf olduğumuz 1951 tarihli sözleşmeye Anayasa 90/5 yollaması ile aykırıdır. Bu nedenle öncelikle bu yasal düzenlemenin değiştirilmesi gerekmektedir.

Soylu: 80 bin kaçak göçmen sınır dışı edilecek 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, 23 Temmuz’da yaptığı açıklamada sene sonuna kadar 80 bin kaçak göçmenin sınır dışı edileceğini söylemişti. 

Türkiye'ye her sene yüz binlerce göçmenin kaçak yollarla girmeye çalıştığını açıklayan Soylu, 2018 yılında bu sayının 547 bini geçtiğini belirtti. 2019 yılında bugüne kadar yaklaşık 168 bin kişinin ülkeye girmesini engellediklerini ifade etmişti. 

Soylu bir gün sonra katıldığı NTV yayınında ise "Ben bu ülkenin İçişleri Bakanıyım. Benim ülkemde bilmediğim, kayıtlı olmayan kimsenin yaşamaması lazım" demişti.

İçişleri Bakanı, Suriyelilere destek için düzenlenecek eylem hakkında ise "Kimseye bir şey yaptırmayız, kimse kusura bakmasın. Biz düzenimizi korumak zorundayız" ifadelerini kullanmıştı.
Independent Türkçe

Üye Ol



Üye Girişi