Testosteron hormonu, erkekleri Covid-19'a karşı savunmasız bırakıyor

 

Dünya genelinde kadınlara göre erkekler Covid-19'dan daha fazla hayatını kaybediyor. Avustralyalı genetikçiye göre bunun nedeni erkekleri, "erkeklik hormonu"nun koronavirüse karşı savunmasız bırakması, ayrıca östrojen seviyelerinin de düşük olması..

22.04.2020
Yazı Boyutu:  
Avustralyalı genetikçi Koronavirüsün (Covid-19) erkekleri kadınlardan daha fazla öldürmesinin nedenlerini açıkladı

ABD'nin New York kentinde ölen Covid-19 hastalarının yüzde 60'ından fazlası erkeklerden oluşurken Dünya genelinde Covid-19 nedeniyle erkeklerin kadınlardan daha fazla hayatını kaybettiği saptandı.

Peki bunun sebebi nedir?

Erkekleri;  hormonlar mı, bağışıklık sistemleri mi yoksa davranışları mı yeni tip koronavirüsün (SARS-CoV-2) yol açtığa hastalığa karşı daha savunmasız kılıyor?

La Trobe Üniversitesi'nden ordinaryüs genetik profesörü Jenny Graves, The Conversation'da yayınlanan yazısında bu durumun tüm bu faktörlerin birbiriyle olan etkileşiminden kaynaklandığını belirtti.

Graves birçok memelide dişi ve erkeklerin çok sayıda hastalığa verdiği yanıtın farklı olduğunu ve bu durumun SARS-CoV-2'ye özgü olmadığını anlattı.

Kovid-19'un ağır geçirilmesinde önemli faktörlerden birinin yaş olduğunu ancak bunun erkeklerin daha fazla hayatını kaybetmesini açıklamadığını belirten Avustralyalı profesör Graves, diğer önemli faktörün kronik hastalıklar, özellikle de kalp rahatsızlığı, diyabet ve kanser olduğunu, bunların hepsinin erkeklerde kadınlara oranla daha fazla görüldüğünün altını çizdi.

Peki neden erkekler Kovid-19'a karşı kendilerini riske sokan bu hastalıklara karşı savunmasız?

Graves erkek ve kadınlardaki cinsiyet kromozomları ve içlerindeki genlerin farklılaştığını hatırlattı. Kadınlar X adı verilen iki orta boy kromozoma (XX), erkeklerse sadece tek X kromozomuna ve içinde az sayıda gen bulunduran küçük bir Y kromozomuna sahip (Xy).

Bu Y genlerinden biri (SRY) bir XY embriyosu içinde testislerinin gelişimini sağlayarak embriyoyu erkek olmaya yönlendiriyor. Testisler de erkek hormonu üretiyor ve bu hormonlar bebeğin erkek olarak gelişmesini sağlıyor. 

SRY'nin yokluğunda yumurtalık oluşuyor ve bu da kadınlık hormonlarını salgılıyor. Bu hormonlar hem erkek ve kadınların bedenlerinin farklı olmasından sorumlu ancak aynı zamanda davranışta da büyük oranda etkili oluyor.

Y kromozomu ve hormonlar

Y kromozomu SRY dışında genellikle "çöp DNA" adı verilen tekrarlanan dizilerden başka bir gen içermiyor.

Graves "Toksik Y"nin yaşlanmayla birlikte düzenini kaybedebileceğini ve bunun da erkeklerde yaşlanmayı hızlandırabileceğini, bu nedenle de virüse karşı erkeklerin daha savunmasız olmasını açıklayabileceğini belirtti.

Ancak Avustralyalı profesör erkekler açısından daha büyük sorunun SRY'nin salgıladığı erkeklik hormonu olduğunu vurguladı.

Testosteron seviyelerinin hastalıklarla özellikle de kalp rahatsızlıklarıyla ilişkisi biliniyor ve bu da yaşam süresini etkileyebiliyor.

Erkekler östrojen seviyelerinin düşük olması nedeniyle de ayrıca dezavantajlı. Östrojen kadınları kalp rahatsızlıkları dahil birçok hastalıktan koruyor.

Erkeklik hormonu davranışları da etkiliyor. Testosteron seviyeleri kadınlar ve erkekler arasındaki riskli davranışlar konusunda önemli farklara neden olabiliyor. Bu riskli davranışlar arasında alkol ve sigara kullanmanın yanı sıra doktora gitmekten kaçınma da yer alıyor.

Sigara kullanmak sadece herhangi bir solunum yolu rahatsızlığı için şiddetli bir risk teşkil etmiyor aynı zamanda akciğer kanserine yol açarak ilave bir risk yaratıyor.

Ancak Graves riskli davranışların da tek başına Kovid-19 ölümlerindeki kadın-erkek farkını açıklamayacağını vurguluyor ve cinsiyet hormonlarının diğer etkilerini açıklıyor.

İki X kromozomu tekten daha iyi

Graves bir X kromozomunda bulunan binden fazla genin metabolizmayı düzenlemek, kanı pıhtılaştımak ve beyin gelişimi dahil birçok işlevi olduğunu belirtiyor.

Kadınlardaki iki X kromozomunun (XX) tek bir X kromozonundaki genin mutasyona uğraması halinde bir tampon görevi gördüğünü vurguluyan Graves, erkeklerin bu tampondan mahrum olduğuna işaret ediyor.

Bu yüzden erkekler hemofili (kanın pıhtılaşamaması hastalığı) gibi cinsiyetle alakalı hastalıklardan daha fazla muzdarip.

Graves bir diğer sorunun erkeklerin bağışıklık sistemi olduğunu yazdı.

Kadınların erkeklerden daha güçlü bağışıklık sistemleri olduğu uzun süredir biliniyor. Ancak bu tek başına yeterli değil zira bu kadınları lupus ve MS (Multipl Skleroz) gibi otoimmün hastalıklara karşı daha duyarlı hale getiriyor.

Ancak Graves fare ve insanlarda yapılan çok sayıda deneyin gösterdiği gibi bu durumun kadınların SARS ve MERS gibi virüslere olan duyarlılık konusunda daha avantajlı olmasını sağladığının altını çiziyor.

Bir X kromozomunda en az 60 immün yanıt geni bulunuyor. Bunlardan daha fazlasına ve iki farklı versiyonuna sahip olmak da kadınlara daha geniş aralıklı bir savunma sağlıyor.(İndependentTR)


Üye Ol



Üye Girişi