TKB Başkanı Kendirci: Türkiye'de kadına şiddeti önleyecek irade yok

 

TKB Genel Başkanı Sema Kendirci Uğurman"Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayamadığınız sürece bu ülkede şiddeti durduramayacaksınız" dedi

25.11.2018
Yazı Boyutu:  
Türk Kadınlar Birliği (TKB) Genel Başkanı Sema Kendirci Uğurman, İzmir'de Güzelbahçe Belediyesi'nin 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü etkinliğinde konuştu.

TKB Başkanı Kendirci, bu ülkede  kadın katliamlarını, çocuk istismarını, toplumda büyüyen, gelişen ve artık önüne geçilemez hale gelen şiddeti durdurmanın mümkün olduğunu belirterek "Ben bir hukukçuyum ve şiddetin durdurulabileceğini söylüyorsam, bunu ciddiye alın" dedi.

CHP Güzelbahçe İlçe başkanı Çağlayan Bilgen, Belediye Başkanı Mustafa İnce ve çok sayıda kadının katıldığı toplantıda, Başkan Kendirci, şunları söyledi:

"Niyetiniz ve kararınız varsa, bu ülkede  katliamları durdurursunuz, kadın ve çocuk cinayetlerini önlersiniz, istismarlara, tecavüzlere bu toplumun diğer kesiminin önüne atmazsınız, yani engelleyebilirsiniz.

Bir; ben 1998 yılından beri bu ülkede yapılan kadın hakları için hayata geçen bütün çalışmaların içinde oldum. 1998'de bu ülkede ilk defa kadına şiddete karşı bir yasa hazırlanmış. Bizim TCK'nda  o tarihe kadar kadına yönelik şiddetle ilgili bir söz geçmezdi. Aile efradına kötü muamele diye bir söz geçerdi, ondan şu anlaşılırdı, çocukları dövmeyin. Şiddet sözcüğü bizim yasalarımızda yer almazdı. Kadın örgütlerinin verdiği mücadele ile 1998'den sonra çıkan bütün yasalarda  toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayacak maddeler öngörüldü, hayata geçti, ancak uygulamada büyük eksiklikler var.

Siz şu sözlere inanmayın; hadım gerekiyor, idam gerekiyor, kısırlaştırma  gerekiyor. Bunların hiçbirisi samimi değil, inandırıcı değil.

Eğer şiddeti önlemek istiyorsanız önleyin. Tüm yasalar elinizin altında.  kadına şiddet diyoruz, çocuğa şiddet diyoruz ama aslında toplumda şiddet giderek yükseliyor. Bunlar kendi başına bir olay değil.

Şiddet kendi başına bir olay değil,  toplumsal bir olay, bireysel bir olay değil. Şiddet bu ülkede toplumsal cinsiyet eşitliği sağlanamadığı için yükselen, gelişen , git gide hayat bulan bir olay. 

Toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlayamadığınız sürece bu ülkede şiddeti durduramayacaksınız. 

Bu ülkede bir cinsin, nüfusun bir yarısının, diğer yarısı üstünde her şeyiyle hayat hakkı olduğunu söyleyen, anlatan, inandırmaya çalışan bir anlayış varsa, şiddeti durduramayacaksınız. 

Sosyal, siyasal, ve ekonomik alanların tamamında iki cins eşit olmadığı sürece, bütün bu alanlara eşit katılım sağlanmadığı sürece bu ülkede şiddeti durduramayacaksınız."

TKB Genel Başkanı konuşmasında Türkiye'nin cinsiyet eşitliğiyle ilgili uluslararası sözleşmelere imza attığını hatırlatarak şöyle devam etti:

"İkincisi Biz uluslararası sözleşmelere imza atıyoruz. Bu sözleşmelerin birincisi  kadınlara karşı he türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması  Sözleşmesi (CEDAW). Bu sözleşme diyor ki taraf devletlere sen hayatın her alanında bu ayrımcılığı ortadan kaldıracaksın. Biz bu sözleşmeyi 1985 yılında imzaladık, 1986 yılında da yürürlüğe soktuk.

Bu arada kadın örgütleri sayesinde Anayasa'ya 2004 yılında "Kadın erkek eşittir, devlet kadın erkek eşitliğini hayata geçirmekle yükümlüdür. Anayasa'nın 10. maddesinin emri, hükmü bu.

Böyle bir gayret, böyle bir girişim, böyle bir çaba, bu anayasa hükmünü uygulanır kılacak herhangi bir düzenleme var mı? Yok. 

O zaman niye şiddetten şikayetçi oluyoruz biz. Şiddeti bizzat doğuran, yaratan, hayata geçiren işte bunların gereğini yerine getirmeyen bir zihniyettir. Biz bu zihniyetle mücadele etmek zorundayız. 


 


Üye Ol



Üye Girişi