Tuğba öğretmenin sır ölümüyle ilgili Başsavcılıktan açıklama

 

Çankırı’da yalnız yaşadığı evinde su borusuna asılı bulunan öğretmen Tuğba Açıkgöz’ün annesi kızının cinayete kurban gittiğini iddia ediyor.

22.01.2020
Yazı Boyutu:  
Çankırı’da yalnız yaşadığı evinde su borusuna asılı bulunan öğretmen Tuğba Açıkgöz’ün ölümüyle ilgili soruşturma başlatıldı. Anne Nazlı Açıkgöz, “Benim kızım asla intihar etmez. Yüzünde ve vücudunda morluklar vardı” derken, Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı, açıklama yaptı.



Çankırı merkezde yalnız yaşayan ve bir özel okulda edebiyat öğretmeni olan 30 yaşındaki Tuğba Açıkgöz’den haber alamayan yakınları, eve gitti. Çilingir yardımıyla girilen evde Tuğba Açıkgöz, eşarpla su borusuna asılı halde bulundu. Sağlık ekibinin yaptığı kontrolde Tuğba öğretmenin yaşamını yitirdiği belirlendi. Tuğba Açıkgöz, otopsinin ardından memleketi Çankırı’nın Orta ilçesinde toprağa verildi.

Aile şikayetçi oldu

Tuğba’nın intiharına inanmayan ailesi, erkek arkadaşı M.M.’den şüphelenerek şikayette bulundu. Bunun üzerine savcılık soruşturma başlattı. Tuğba Açıkgöz’ün ablası Munise Açıkgöz, polise verdiği ifadesinde, kardeşinin intihar edecek birisi olmadığını söyleyerek, “Kardeşimin görüştüğü M.M. psikolojik sorunları olan birisiymiş. Daha önce de kardeşimi darbetmiş ve tehdit içerikli mesajlar atmış. Kardeşimin vefatından sona vücudunda morluklar olması ve parmaklarında kırıklar olması bu durumu doğruluyor. Komşularından biri olayın olduğu gece Tuğba’nın dairesinden tartışma seslerinin geldiğini söyledi. Ben bu olayın intihar olmadığını düşünmüyorum. M.M. isimli şahsın kardeşimi öldürdüğünü düşünüyorum. M.M.’den davacı ve şikayetçiyim” dedi.

Tuğba Açıkgöz’ün kardeşi Abdulsamet Açıkgöz ise, “İntihar süsü verilerek cinayet işlendiğini düşünüyorum. Olayın olduğu gece evden gürültü duyulması, annemin Tuğba’nın vefatının ardından yıkadığı esnada vücudunda gördüğü morluklar bunu göstermektedir. Delillerin toplanmasını, soruşturmanın genişletilmesini istiyorum. M.M.’den davacı ve şikâyetçiyim” ifadelerini kullandı.

“Şiddet ve baskı gördüğünü anlattı”

Tuğba Açıkgöz ile bir süre ev arkadaşlığı yapan G.D. ise, M.M.’nin sürekli yaşadıkları eve gelmesinden dolayı rahatsız olup, evden ayrıldığını söyleyerek, “Tuğba abla kendisini asacak birisi değildir. Ben M.M.’nin psikolojisinin bozuk olduğunu düşünüyorum. Daha önceden Tuğba’yı darbettiğini ve ara ara kavga ettiklerini biliyorum” diye konuştu.

İzmir’de yaşayan arkadaşı Z.T. ise Tuğba Açıkgöz’ün M.M. ile geçen yıl Ağustos ayında tanıştığını kaydederek, şöyle konuştu: “Tuğba bana telefonda, erkek arkadaşından baskı ve fiziksel şiddet gördüğünü anlattı. Tuğba’nın bana anlattığına göre, M.M. kendisine sürekli ‘sen ölmeyi hak ediyorsun’, ‘sen yalnız öleceksin’ gibi söylemlerde bulunmuş. Ben Tuğba’nın intihar ettiğine inanmıyorum. Eğer intihar etseydi, bu kendini asarak değil, ilaç kullanmak gibi daha kolay yöntemleri denerdi. Bu olayda M.M’nin etkisinin olduğunu düşünüyorum.”

“Yüzünde morluk vardı”

Anne Nazlı Açıkgöz ise kızının olaydan bir gün önce yanlarına geldiğini, sonra yüzünü cenazesini yıkarken gördüğünü anlattı. Nazlı Açıkgöz, “Baktım yüzü bembeyaz, simsiyah kaşlar. Kızımı kendi ellerimle yıkadım. Yüzünde morluk, kalçasında morluk, vücudunda 3 yerinde morluk vardı. Boynunun arkası kırılmış, yüzünde çizik vardı. Parmakları kırık” diye konuştu.

Kızının erkek arkadaşından tehditler aldığını öğrendiğini söyleyen anne Nazlı Açıkgöz, “Kızımın arkadaşları konuşurken duydum. Konuştuğu kişiden tehdit alıyormuş, mesajlar atıyormuş. Arkadaşlarına ‘benden olayı gizlemeyin’ dedim. Kızımın konuştuğu çocuk, Tuğba’ya ‘sen ölmeyi hak ediyorsun, sen öleceksin, sen yalnız evde öleceksin’ diye mesajlar atmış. Arkadaşına söyledim ‘bu mesajları polise göstereceksiniz’ diye. Şikayetçi olduk. Ben de ifade verdim. Benim kızım kendini asla asmaz, asla intihar etmez, asla öyle biri değil. 3 tane üniversite okudu, çok çalıştı, aklı başında biriydi. Gülücük saçan hayırsever bir yavrumdu. Kim yaptıysa cezalandırılmasını istiyorum. Ben yandım Allah’ım da onları yaksın” dedi.

“Eşarbın üzerinde parmak izi incelenmeli’

Avukat Alper Sarıca ise olaya ilişkin ciddi şüphelerin olduğunu belirterek, şöyle konuştu: “Başörtüsü kullanmayan saçı açık ve makyajlı bir kadının evinde pazardan satılan eşarp bulunması ilginç. Yine, parmakları kırık bir kişinin düğüm atıp kendini asması da garip. M.M. isimli kişi pazartesi günü Tuğba’yı en son gören kişi. M.M. eve hiç gitmediğini söylüyor; ancak normalde de haftanın 7 günü orada kalıyor. Salı günü ölüm saati 10.00 görünüyor normalde. Ancak saat 10.00’da ailesi ile kahvaltı yapmaya ailesinin bulunduğu eve gidecekti. Annesi ulaşamayınca saat 11.24’te arkadaşını arıyor. Arkadaşı da ulaşamıyor. Saat 11.57’de M.M.’ye ulaşılıyor. M.M., Tuğba’dan haberi olmadığını şu anda Ankara’da havaalanı yolunda bulunduğunu söylüyor. Ancak aradan 20-30 dakika geçtikten sonra eve geliyor. Yine, Tuğba’nın kendini astığı söylenen su borusu Tuğba’nın boyu kadar ayakları yere değiyor. Bir de ona rağmen asılı yerin yanında ters çevrilmiş bir kova var. Eşarbın üzerinde ve evde parmak izi incelemesi yapılması gerekir. Yine M.M.’nin telefonunun sinyal verdiği baz istasyonu kayıtlarının, ölüm saatinde nerede olduğu ile ilgili savunmasıyla örtüşüp örtüşmediği değerlendirilebilir.“.

Soruşturma kapsamında olayla ilgili M.M.’nin de ifadesine başvurulduğu, daha sonra serbest bırakıldı.

Öte yandan genç öğretmenin ölümüyle ilgili otopsi raporu beklendiği öğrenildi.

Başsavcılık açıklama yaptı

Çankırı Cumhuriyet Başsavcılığı, öğretmen Tuğba Açıkgöz’ün yaşamını yitirmesiyle ilgili açıklama yaptı. Kamuoyunun doğru bilgilendirilmesi amacıyla açıklama yapıldığı belirtilen açıklama şöyle; “Tuğba Açıkgöz’ün ası suretiyle ölümü olayı ile ilgili olarak yürütülen soruşturma kapsamında, cesedin bulunduğu evde, Cumhuriyet savcısı ve olay yeri inceme ekibi, gerekli çalışmaları yapmış, delil niteliği taşıyan eşyalara el konulmuştur. Ceset üzerinde, Cumhuriyet savcısı ve adli tabip ile birlikte yapılan ölü muayenesi sırasında, vücutta her hangi bir darp cebir izine rastlanılmadığı tutanağa geçirilmiş ve herhangi bir kırıktan bahsedilmemiştir. Ceset, klasik otopsi yapılmak ve ölüm anı ile nedeninin tespiti için, Ankara Adli Tıp Kurumu Grup Başkanlığına gönderilmiş olup, rapor dönüşü beklenilmektedir. Olayın aydınlatılması için tüm delillerin toplanmasına azami gayret gösterilmekle; soruşturma tüm yönleriyle titizlikle yürütülmeye devam etmektedir.” (DHA)


Üye Ol



Üye Girişi