Türkiye Atasını anıyor: Kadınlar için söyledikleri unutulmaz

 

Devrimleriyle bir ulusun kaderini değiştiren, yobazlıkla, gericilikle savaşarak modern ve çağdaş bir Türkiye Cumhuriyeti'nin temellerini atan Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ü edebiyete intikal edişinin 81. yıldönümünde, özlem ve hasretle anıyoruz.

10.11.2019
Yazı Boyutu:  
10 Kasım 1938'de saat 09.05'de ebediyete intikal eden Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu ve Başkumandanı Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk'ün vefatının üzerinden 81 yıl geçtiği halde, kadınlar için yaptıkları devrim niteliğindeki yenilikler ve söyledikleri sözler unutulmadı, unutulmayacakta.

10 Kasım Pazar günü hayata özlerini yumuşunun 81. yıldönümünde tüm yurtta ve Türklerin yaşadığı çeşitli ülkelerde çeşitli etkinliklerle anılacak Mustafa Kemal Atatürk kadınlara ve çocuklara verdiği değer kadar, şefkatli, ileri görüşlü ve büyük bir önder olduğunu bizlere gösterdi.



Gisèle Durero-Köseoglu ve Selim Gerçeker'in seçkilerinden derlediğimiz Atatürk'ün kadınlar ve çocuklarla ilgili unutulmayan birbirinden güzel sözleri şöyle:









“Şuna inanmak lazımdır ki, dünya yüzünde gördüğümüz her şey kadının eseridir.”

“Tarlalarda erkeklerle birlikte çalışan, kasabalarda pazar yerine giden, yumurta ve tavuğunu satan, ondan sonra kendisine gerekenleri bizzat satın alan, çalışmalarının hepsinde kocalarına yardımcı olan kadınlar!.. Ben bu kadınlar arasında kocalarından daha iyi işten anlayanlara ve hesap yapanlara rastladım.”


 
“Bizim sosyal toplumumuzun başarısızlığının sebebi, kadınlarımıza karşı gösterdiğimiz ilgisizlikten ileri gelmektedir. Yaşamak demek faaliyet demektir. Bundan dolayı bir sosyal toplumun bir organı faaliyette bulunurken diğer bir organı işlemezse o sosyal toplum felçlidir. “

 

Bir toplum, cinslerden yalnız birinin yüzyılımızın gerektirdiklerini elde etmesiyle yetinirse, o toplum yarı yarıya zayıflamış olur. Bizim toplumumuzun uğradığı başarısızlıkların sebebi, kadınlarımıza karşı ihmal ve kusurdur.”
 
 
 
“Kadınlar içtimai hayatta erkeklerle birlikte yürüyerek birbirinin yardımcısı ve destekçisi olacaklardır.”  

“Anaların bugünkü evlatlarına vereceği terbiye, eski devirlerdeki gibi basit değildir. Gerekli özellikleri taşıyan evlat yetiştirmek, pek çok özelliği şahıslarında taşımalarına bağlıdır. Bu sebeple kadınlarımız, hatta erkeklerden daha çok aydın, daha çok feyizli, daha fazla bilgin olmaya mecburdurlar!”
 

 
“Milletimiz güçlü bir millet olmaya azmetmiştir. Bunun gereklerinden biri de kadınlarımızın her konuda yükselmelerini sağlamaktır. Bundan dolayı kadınlarımız ilim ve fen sahibi olacaklar ve erkeklerin geçtikleri bütün öğretim basamaklarından geçeceklerdir.”  

 

"İnsan topluluğu kadın ve erkek denilen iki cins insandan oluşur. Kabil midir bu kütlenin bir parçasını ilerletelim, ötekini ihmal edelim de kütlenin bütünü ilerleyebilsin? Mümkün müdür ki bir cismin yarısı toprağa bağlı kaldıkça, öteki yarısı göklere yükselebilsin?”
 

Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye'nin ilk kadın pilotu Sabiha Gökçen ile

“Bazı yerlerde kadınlar görüyorum ki, başında bir bez, peştamal veya buna benzer bir şeyler asararak yüzünü, gözünü gizler ve yanında geçen erkeklere karşı arkasını çevirir veya yere oturarak yumulur. Bu tavrın manası neye delalet eder? Medeni bir millet anası, bir millet kızı için bu garip şekiller, bu vahşi vaziyet nedir? Bu hal milleti çok gülünç gösterir ve derhal düzeltilmesi lazımdır.”



 “Kadınlarımız için asıl mücadele alanı, asıl zafer kazanılması gereken alan, biçim ve kılıkta başarıdan çok, ışıkla, bilgi ve kültürle, gerçek faziletle süslenip donanmaktır. Ben muhterem hanımlarımızın Avrupa kadınlarının aşağısında kalmayacak, aksine pek çok yönden onların üstüne çıkacak şekilde ışıkla, bilgi ve kültürle donanacaklarından asla şüphe etmeyen ve buna kesinlikle emin olanlardanım.”
 

 
 
“Bu karar Türk kadınına sosyal ve siyasal hayatta bütün milletlerin üstünde yer vermiştir. Çarşaf içinde, peçe altında ve kafes arkasındaki Türk kadınını artık tarihlerde aramak lazım gelecektir. Türk kadını, evdeki medeni konumunu yetki ile işgal etmiş, iş hayatının her aşamasında başarılar göstermiştir. Siyasi hayatla, Belediye seçimleriyle tecrübe kazanan Türk kadını bu sefer de milletvekili seçme seçilme suretiyle haklarının en büyüğünü elde etmiş bulunuyor. Medeni memleketlerin birçoğunda, kadından esirgenen bu hak, bugün Türk kadınının elindedir ve onu yetki ve liyakatle kullanacaktır.”
 
(Kazete Haber Merkezi/Fotoğraflar: Genel Kurmay arşivi)
  
 
 



Üye Ol



Üye Girişi