'Türkiye gençlerine umut vermek zorunda'

 

Dünya genelinde 1,5 milyon, Türkiye genelinde ise 48 bin genç ile yapılan araştırmanın Ortadoğu ve Türkiye sorumlusu Evrim Kuran araştırma sonuçlarını değerlendirdi.

18.05.2017
Yazı Boyutu:  

  • "Artık yaş 35 yolun yarısı değil" diyen Evrim Kuran, Türkiye'nin 27 milyonu Y kuşağında, 20 milyonu Z kuşağında olmak üzere 47 milyon genç insana umut vermek zorunda olduğunu söyledi.
  •  Kuran, Türkiye'de genç olmanın kolay olmadığını belirterek "Avrupa’nın en genç ülkesi olmakla övünürken, diğer yandan gençleri yaşatma, anlama, sevme ve onlara olanak yaratmada sınıfta kalıyoruz! " dedi
  • Evrim Kuran, Gençlerin fırsatsızlık, değersizlik, umutsuzluk ve hayalsizlik bariyerlerini aşmaya çalıştıklarını ancak bunu nasıl yapacaklarını bilmediklerini ifade etti, nedenini ise "Çünkü gençlerine çok da değer vermeyen bir ülkede yaşıyorlar" diye açıkladı

Çeşitli ülkelerde, ‘Y jenerasyonu’nun şirketler ve sektörlerle ilgili algısını ölçen Universum’un Türkiye ve Ortadoğu çalışmalarından sorumlu. Evrim Kuran Dünya genelinde, 1.5 milyon Türkiye'de 48 bin gence ulaşan çok kapsamlı bir araştırmanın sonuçlarını paylaştı.

 Gençler, gelecekten ne bekliyor? İşsiz gençler ne olacak? En büyük hayalleri ne? Umutsuzluk yaşıyorlar mı? Yeni kuşak için ‘işyeri’ nasıl bir yer? Nasıl şirketlerde çalışmak istiyorlar? v.b soruları yanıtlayan Evrim Kuran, tüm dünyada demografik bir devrimin gerçekleşmekte oludğunu, belirterek “Yaş 35, yolun yarısı, değil artık" diyor.

TÜRKİYE'NİN YENİ NESİLLERİ ÇOK DERTLİ

Demografik değişiklikle birlikte özellikle de çalışma hayatında, yeni bir sınıfın oluştuğunu ve Dünyanın gelişmiş ekonomilerinin yeni bir iş etiğini konumakta olduklarını anlattan Kuran. Türkiye, bu ‘yeni dünya’nın neresinde?' sorusuna "Türkiye’nin yeni nesilleri, yani gençleri çok dertli! 27 milyon Y kuşağı, 20 milyon da Z kuşağı var. Bu ülke, bu 47 milyon genç insanı anlamak ve onlara umut vermek zorunda. Ama halihazırda durum öyle değil. Gençler çok umutsuz" karşılığını verdi.

TÜRKİYE'DE GENÇ OLMAK KOLAY DEĞİL

Türkiye’de genç olmak kolay olmadığını savunan uluslararası Araştırmacı, "1972’de de değildi, 1933’te de, geçen yıl da... Çelişkiler yumağı bir ülkeyiz. Bir yandan, Avrupa’nın en genç ülkesi olmakla övünürken, diğer yandan gençleri yaşatma, anlama, sevme ve onlara olanak yaratma konusunda sınıfta kalıyoruz! Bir yandan, sosyal medya kullanımı, akıllı telefon sahipliği ve benzeri yeni nesil teknolojilere nüfuz etme oranlarında rekora koşan, çok teknolojik ve süper dijital bir ülke olsak da, hem dilde hem tavırda önceki neslin hegemonyasından çıkamıyoruz. O yüzden de gençleri anlayamıyoruz." dilye konuştu

TÜRKİYE'DE GENÇLERİN YÜZDE 30'U İŞSİZ

Kuran, ülkede müthiş bir işsizlik yaşandığını ,  OECD’nin (Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü) 2016 raporlarına göre, 15-29 yaş arası gençler listesinde, işsizlikte, yüzde 30’luk bir oranla Türkiye birinci sırada yer aldığını  34 OECD ülkesinin genç işsizliği ortalamasının yüzde 14 iken Türkiye'de bunun iki katı olduğuna işaret etti.


İŞSİZ GENÇ CANLI BOMBA OLUR!

Bir ülkede işsizliğin artmasının  çok büyük felaketlere yol açabileceğine dikkati çeken  Evrim Kuran şöyle devam etti:

"- Bir ülkede genç işsizliği bu kadar yüksek olursa ne olur? Kabloları bağlar, canlı bomba olur! İllegal organizasyonlara, örgütlere katılır. Hırsızlık ve suç oranı artar. Bunun başka bir açıklaması olamaz. Genç işsizliği, her yerde tartışmasız bir biçimde bize artan suç oranları ve illegal eğilimler olarak geri dönüyor. Peki yaşama nasıl dahil edilebilirler? Bu sorulara yanıt vermek bugünün liderlerinin sorumluluğu. Bu yanıtları veremeyen hiçbir kurum, ‘yenilikçi’, ‘gelecek’, ‘vizyon’ gibi sözcükleri gönül rahatlığıyla telaffuz edemez, etmemeli!


GENÇLER ANLAM ARIYOR

1.5 milyon gençle çalıştıklarını kaydeden Kuran, gençlerin "anlam aradığını" ifade ederek şöyle konuştu:

"Çünkü gitgide anlamsızlaşan, ertesi gün neyin onları beklediğini bilmedikleri bir coğrafyada yaşıyorlar. Onlara belirsizlikle baş etmeyi öğretmemiz gerekiyor. Peki nasıl öğreteceğiz? Standart Milli Eğitim müfredatı ile mi öğreteceğiz? Sosyal psikolog Fred Luthans’ın söylediği bir şey var: “Ne yaparsan yap, psikolojik sermayeyi güçlendireceksin gençlerde” diyor. Bunun da dört bileşeni var. Birincisi umut. Umutlu olmak zorunda ayakta kalmak ve mücadele etmek için. İkincisi iyimserlik, üçüncüsü faydalı olmak. Türk gencinin en büyük problemi burada. Kendisini sisteme, çalıştığı şirkete faydalı hissetmiyor. Dördüncüsü ve bence çok kıymetli olanlarından bir tanesi de dayanıklılık. Esneme ve adapte olma kabiliyeti yani."

TEK AMAÇLARI PARA KAZANMAK

Üniversite öğrencilerinin öğretim sırasında; kendilerini geliştirmek ve kariyer yapmak,fikirlerini ihayata geçirmek gibi hayaller kurarken  mezun olup bir işe girdiklerinde hayallerinden vazgeçip "çok iyi para kazanayım" derdine düştüklerini anlatan Evrin Kuran, Türkiye'deki "Y Kuşağının hayalleri’nin ise bu ülkeden ‘gitmek" olduğunu söyledi. Gençler kendilerini çok sıkışmış hissettikleri için "mutlu olmayı" bile hayal olarak düşündüklerini kaydeden Evrim Kuran, "Kısacası gençler, fırsatsızlık, değersizlik, umutsuzluk ve hayalsizlik bariyerlerini aşmaya çalışıyorlar. Ama bunu nasıl yapacaklarını bilmiyorlar. Çünkü gençlerine çok da değer vermeyen bir ülkede yaşıyorlar" dedi. 

(KAZETE)


Üye Ol



Üye Girişi