'Türkiye küresel göçün merkezinde'

 

Üç bilim kadınının “Türkiye’de Mültecilik, Zorunlu Göç ve Toplumsal Uyum: Geri Dönüş mü, Birlikte Yaşam mı? başlıklı derleme kitabı, mültecilerin dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olmaya şimdiden aday olduğunu dikkat çekiyor.

04.02.2021
Yazı Boyutu:  
Dünya genelinde yaşanan mülteci göçleri 2000’li yıllarla beraber hız kazanırken, üç bilim kadının yayına hazırladığı “Türkiye’de Mültecilik, Zorunlu Göç ve Toplumsal Uyum: Geri Dönüş mü, Birlikte Yaşam mı?" başlıklı derleme kitap, Türkiye’nin, küresel göç haritasının merkezinde durduğuna işaret etti.

Göçler Çağı’nın yeni aktörleri olan sığınmacı ve mültecilerin kendi istekleri dışında nedenlerle yaşadıkları yerleri terk etmek zorunda kalan milyonlarca kişinin dünya tarihi sahnesinde yerlerini almakta olduğu , Dünya üzerinde bir mülteci hayaletinin dolaştığı vurgulanan kitapta “Öyle ki, mülteciler bir ülke olsa idi dünyanın en kalabalık ülkelerinden biri olmaya şimdiden adayken, mülteciler ülkesinin nüfusunun gelecek yıllarda çok daha hızlı artacağı da tahmin edilmektedir” deniliyor.

Isparta Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Songül Sallan Gül ile aynı bölümden Dr. Özlem Kahya Nizam ve Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi İİBF Çalışma Ekonomisi Ve Endüstri İlişkileri Bölümü Çalışma Ekonomisi Ana Bilim Dalı  öğretim üyesi Prof. Dr. Saniye Dedeoğlu’nun imzalarıı taşıyan kitapta göçmenlik,mültecilik ve toplumsal uyum gibi kavramlar ekseninde tartışılan zorunlu göç olgusu, Türkiye’de hukuksal, politik ve işgücü piyasalarında ortaya çıkan yapısal dönüşümlere vurgu yapılıyor.

TÜRKİYE'DE MÜLTECİLERLE BERABER YAŞAMANIN OLANAKLARI SORGULANIYOR

Kitapta yer alan çalışmalar, zorunlu göçün yurttaşlık, göç ve refah rejimi alanlarında kısa ve uzun vadede ciddi dönüşümleri barındırdığına işaret ederken Türkiye’de mültecilerle beraber yaşamanın olanaklılığı sorgulanıyor.

Göç yazınının en yetkin akademisyenleri tarafından hazırlanan kitap, güncel göç ve toplumsal uyum politikalarını farklı boyutlarıyla tartışmaya açıyor.

SAHA ÇALIŞMALARINDA MÜLTECİ KADINLAR

Ayrıca Türkiye’de sığınmacı, geçici korunan ve şartlı mülteci gibi farklılaşan statülere sahip olan Iraklı, Afganistanlı, Suriyeli, İranlı, Somalili gibi zorunlu göçle gelenler ile Ukraynalı, Moldovyalı gibi farklı göçmen gruplara yönelik olarak saha çalışmalarıyla göçmenlerin özne olma halleri ve birlikte yaşam deneyimleri okuyucuyla paylaşılıyor.

Kitapta yer alan değerlendirme yazıları ve İstanbul, Ankara, Isparta ve Gaziantep gibi farklı kentlerde yapılan saha çalışmaları, uluslararası göçün küresel/yerel, düzenli/düzensiz, toplumsal cinsiyet temelli ve siyasallaşan boyutlarını toplumsal uyum ve birlikte yaşam sorunsalı bağlamında yeniden düşünmemiz için fırsat yaratıyor. 

DÖRT BÖLÜMDE ONLARCA MAKALE YER ALIYOR

Dört ana bölümden oluşan kitabın  ilk bölümünde “Göçmenlik, Mültecilik ve Toplumsal Uyum” teması altında 5 makale yer  alıyor.

“Güncel Göç Politikaları: Haklar, Mevzuat ve Uygulama” başlıklı tema ise kitabın ikinci ana bölümünü oluştururken üçüncü bölümde “İşgücü Piyasasında Göçmenlik ve Göçmenler” teması ele alınıyor.

“Farklı Göçmenlik-Mültecilik Deneyimleri ve Toplumsal Cinsiyet”  temalı dördüncü ve son bölümde de mülteci, sığınmacı, şartlı mülteci ve geçici koruma altındaki göçmenlerin Türkiye’deki yaşamlarını ve göçmenlik  deneyimleri tartışılıyor. (KAZETE)
 



Üye Ol



Üye Girişi