Türkiye'de 26 bin hasta organ bekliyor

 

3-9 Kasım tüm dünyada Organ ve Doku Bağışı Haftası olarak kutlanıyor

6.11.2016
Yazı Boyutu:  
3-9 Kasım'ın Organ ve Doku Bağışı Haftası olarak kutlandığı Türkiye'de 22 bin 62 kişinin böbrek, 2 bin 236 hastanın karaciğer, 729 kişinin kalp, 272 hastanın pankreas, 46 kişinin akciğer, 3 hastanın kalp kapağı beklediği açıklandı.



Yaklaşık 26 bin hastanın yaşayabilmek için organ beklediğini bildiren Kocaeli  İl Sağlık Müdürü Mürsel Durmaz, toplamda diyalize giren hasta sayısının 60 bin civarında olduğunu bildirdi.

Durmaz, dünyada organ bağışının yetersiz olduğunu, toplumun bu konuda bilgilendirilmesi ve organ bağışına teşvik edilmesi gerektiğine dikkati çekerek, Kocaeli olarak bu konuda kent genelinde bir seferberlik ilan ettiklerini aktardı.

Tedavisi sadece organ ve doku nakliyle mümkün olan hastalıkların tüm dünyanın olduğu gibi Türkiye'nin de en önemli sağlık sorunlarının başında yer aldığına işaret eden Durmaz, organ bağışı konusunda Türk halkının cimri olduğuna  işaret etti.

Organ bağışında kocelinin İstanbul ve İzmir'den sonra üçüncü sırada yer aldığına işaret eden İl Sağlık Müdürü Durmaz,  "Çok yönlü çalışmalarımızla bağışçı sayımızı 14 binlere ulaştırdık" dedi.

Durmaz, kentte insanları organ bağışı hakkında bilgilendirerek, toplumdaki bilgi ve güven eksikliğini bertaraf ettiklerinin altını çizerek, şunları söyledi:

"Bağışçı sayımız 2013 yılında 549 iken, 2014 yılında yaptığımız etkin çalışmalar neticesinde toplam bağışçı sayımız 2 bin 532 olmuştur. 2014 yılı sonu itibarıyla ülke genelinde ilimiz 8. sırada yer almıştır. 2015 yılı sonunda toplam bağışçı sayımız 11 binlere ulaşarak ülke genelinde ilimiz 4. sıraya yükselmiştir. 2016 yılında toplumsal duyarlılığı artıracak, çok yönlü çalışmalarımızla bağışçı sayımızı 14 binlere ulaştırarak ilk 3'te yer almaktayız. Bu sıralama İstanbul, İzmir ve Kocaeli şeklinde. 14 bin gibi bir rakam azımsanacak bir rakam değil ama kesinlikle yeterli görmüyoruz. İşin garip bir tarafı da şu, Amerika ve batı Avrupa'da organ nakillerinin neredeyse yüzde 80'i kadavradan, yoğun bakım ortamında beyin ölümü gerçekleşmiş kişilerden. Türkiye'de tam tersine yüzde 80'i canlıdan canlıya, akrabalar arasındaki doku uyumuyla yapılıyor. Bu çok istediğimiz bir şey değil. Halbuki yoğun bakım ortamında beyin ölümü gerçekleşen çok kişi var. Canlıdan canlıya nakli içimiz acıyarak izliyoruz. Halbuki kadavradan nakil olması daha tercih ettiğimiz bir şey."


Üye Ol



Üye Girişi