Türkiye'de kadınlar dünya ortalamasından 5 yaş daha erken menopoza giriyor

 

Yönetimi tümüyle erkeklerden oluşan Türk Jinekoloji Obstetrik Derneği , 18 Eylül Dünya Menopoz Günü nedeniyle bir açıklama yaparak Ülkemizde kadınların menopoza girme yaşının yaklaşık 47-49 yaş, dünyada ise 50-52 yaş civarında olduğunu bildirdi.

18.10.2020
Yazı Boyutu:  
Yönetim kurulu 12'si profesör, 3'ü operatör olmak üzere 15  erkek doktordan oluşan oluşan Türk Jinekoloji Obstetrik Derneği (TJOD)'nin kurumsal internet sitesindeki verilerinden derlenen bilgilere göre,  Dünya Sağlık Örgütü (WHO), 2030 yılına kadar 50 yaş ve üzerindeki kadınların sayısının 1, 2 milyarı bulacağını ve bu kadınların neredeyse tamamının hayatının geri kalanını menopoz ile birlikte yaşayacağını açıkladı.

Türk Ürojinekoloji ve Pelvik Rekonstrüktif Cerrahi Derneği Başkanı ve TJOD geçen dönem başkanı Prof.Dr. İsmail Mete İtil'in açıklamalarına göre, Türkiye'de  menopoza girme yaşı yaklaşık 47-49 yaş, dünyada ise 50-52 yaş civarındadır. Menopoza giriş birdenbire ve aniden olmamakta yıllarca devam eden bir sürecin sonunda ortaya çıkıyor. 

40’lı yaşlardan itibaren kadınlarda önce yumurtlamanın azalmasına bağlı düzensiz adet kanamaları, aralıklı ateş basması ve terlemeler, psikolojik değişiklik ortaya çıkmaya başlıyor. Zamanla yakınmalar giderek artar ve adet tamamen kesilir. Bu dönemde bir yıl adet kanamalarının olmaması menopoz tanısı için yeterli oluyor.

Menopoza bağlı sorunlar kadınların yaşam kalitesini düşürüyor

Menopozdaki temel değişiklik kadınlık hormonu olan östrojenin yumurtlamanın durması sonucu azalmasıdır. Bunun sonucunda kadında, başta ateş basmaları, terleme, çarpıntı olmak üzere, uykusuzluk, sinirlilik, depresyon, unutkanlık, halsizlik, cinsel istekte azalma, kemik erimesi ve buna bağlı kırıklar, damar sertliği, diğer kalp-damar sistemi hastalıkları gelişme eğilimi, cinsel organlarda atrofi, kuruluk, ağrılı ilişki, idrar kaçırmaya kadar varan üriner sistem sorunları ortaya çıkabiliyor.

Özellikle menopoz döneminde ortaya çıkan idrar kaçırma sorunu kadınları depresyona sürüklüyor

  • Kadınlardaki idrar kaçırma problemi belki yaşamı tehdit eden ölümcül bir sorun değil ama; sosyal yaşamı sekteye uğratan, hatta kadınların iş yaşamlarında onları başarısızlığa mahkum eden bir sorun.
  • Özellikle orta ve ileri yaşlardaki kadınlarda daha sık görülen idrar kaçırma problemi menopoz, zor ve çok sayıdaki doğumlar, aşırı kilolar idrar kaçırmaya neden oluyor.
  • Öksürme, hapşırma, koşma ve yürüme gibi eylemler sırasında ortaya çıkan idrar kaçırmanın tedavisi cerrahi yöntemlerle mümkün olabiliyor. Günümüzde bu operasyonlar artık 20 dakika gibi kısa bir sürede sonuçlanıyor. Dünyada yaygın olarak uygulanan ve mesane boynuna sentetik bir yama yerleştirmekten ibaret olan bu ameliyatlar Türkiye’de de başarıyla gerçekleştiriliyor.
  • Bu operasyondan sonra hasta yüzde 90’lara varan oranlarda kuru kalıyor ve sürekli ped taşımaktan kurtuluyor.
  • Sık tuvalete gitme ve gece sık idrara kalkma gibi şikâyetlere yol açan idrar tutamama sorunu fizik tedavinin yanı sıra son yıllarda geliştirilen ilaçlarla da çözülebiliyor. Bu ilaçlar kısa ya da orta vadede kullanıldığında kadınların rahatlamasına ve sosyal yaşantılarında kaliteyi tekrar yakalamalarına olanak sağlıyor.
  • Şunu iyi bilmeliyiz ki, idrar kaçırma, yaşlanma ya da kadın olmanın doğal bir parçası değildir. Hastanın durumu incelendikten sonra en uygun tedavi yönteminin uygulanması halinde son derece yüz güldürücü sonuçlar elde edilebilir. Bu tür sorunları olan kadınlar durumlarını çekinmeden doktoruyla paylaşmalı ve gerekli tetkikleri yaptırarak bir an önce tedavilerine başlamalıdırlar. (KAZETE)




Üye Ol



Üye Girişi