UNİCEF: Korana günlerinde çocuk istismarı ve kadına şiddete dikkat!

 

Koronavirüsün salgınına karşı önlem olarak dünya çapında yapılan “Evde Kal” çağrıları, evin virüse karşı en güvenli yer olduğu varsayımına dayanıyor. Peki virüs dışındaki hayati tehditler düşünüldüğünde, ev gerçekten herkes için güvenli bir yer mi? sorusunu akla getirdi.

27.03.2020
Yazı Boyutu:  
Çocuk istismarı ve çocuğa yönelik şiddetin dünya çapında salgın dönemlerinde arttığını ve evin kırılgan kesimler için bir cehenneme dönüşebildiğini kanıtlayan birçok bilimsel çalışma yapılırken, günümüzde Covid-19’un ilk olarak ortaya çıktığı Çin’de karantina döneminde aile içi şiddet neredeyse üç katına çıkmış durumda.

Almanya ve İtalya’da da benzeri bir eğilim gözlemleniyor ve çocukların yetişkinlerle kapalı ortamlarda uzun süre birlikte kaldıkları stresli bir süreçte yetişkinlerin şiddet veya ihmal içerebilecek olası tepkileri konusunda uyarıda bulunuluyor.

Birleşmiş Milletler Çocuklara Yardım Fonu UNICEF’in 2014-2016 yılları arasını kapsayan Batı Afrika özelindeki tespitine göre, ebola salgını sırasında çok fazla sayıda çocuk ihmal ve istismara uğradı ve çocuk yaşta hamilelik oranı ve çocukların zorla çalıştırıldıkları durumlar oldukça arttı.

Uyuşturucu ve cinsel istismar suçlarını da kapsayan ceza infaz reformundan beklentiler neler?

"Çocuk koruma sistemleri işletilmeli"

Yeni sürece dair ise UNICEF koronavirüs salgını karşısında çocukların daha iyi korunması çağrısında bulunurken, çocuk koruma sistemlerinin devre dışı bırakılmaması uyarısında bulundu.

UNICEF Türkiye ofisinin euronews Türkçe’ye özel verdiği demeçte, sağlık konusunda benzeri acil durumlarda, okulların kapandığı, insanların işlerini kaybettiği ve hareketliliğin kısıtlandığı bir ortamda çocukların yüksek düzeyde sömürü, şiddet ve istismar riskiyle karşı karşıya kaldığı belirtiliyor:

“Aşılama ve çocukluk hastalıklarının tedavisi dahil olmak üzere temel sağlık hizmetleri kesintiye uğrayabilir. Ayrıca çocukların zihinsel sağlığından da endişeliyiz. Arkadaşlarıyla konuşmak, derslere katılmak, spor yapmak gibi etkinliklere katılamayan çocuklarda endişe düzeyi artıyor ve bu da davranışlarında değişime yol açıyor”.

Çocuk hakları savunucusu ve Çocuk Alanında Çalışan Avukatlar Ağı (ÇAÇAv) üyesi avukat Gamze Pamuk Ateşli, koronavirüs salgınının yaygınlaşması ile sokağa çıkmaya getirilen kısıtlamalar ve izolasyonun hakim olduğu bir ortamda, ev ortamlarının da yeterince güvenli olmayabileceğini belirtiyor.

euronews Türkçe’ye konuşan Ateşli, “Herkesin evde bulunduğu bir dönemde şiddetin ve istismarın artacağını tahmin etmek mümkün. Ayrıca ekonomik zorlukların da artacağını öngördüğümüz bu salgın döneminde barınma ve beslenme gibi temel ihtiyaçlarını karşılayamayan çocukları da unutmamak gerekiyor. UNICEF'in dünya çapında yapmış olduğu çağrıyı ve önerileri dikkate almak gerekiyor” diyor.

UNICEF, bu salgın sırasında çocukların korunmasına dair bir rehber geliştirmek üzere küresel düzeyde birçok çalışma grubu ve görev gücünün parçası. Bu çerçevede, çocuklara salgın sırasında psikososyal destek verilmesi, cinsiyet-temelli şiddet vakalarının yönetimi konusunda öneriler geliştirilirken, ülkedeki kilit aktörlerle de teknik bilgi paylaşımı ve yönlendirme sağlanıyor, çocuk istismarı ve çocuklara yönelik şiddetin önlenmesi konusunda farkındalığın ve bilgi düzeyinin artırılması hedefleniyor. (EuroNews)


Üye Ol



Üye Girişi