Ünlü profesörden korkutan yorum: Kriz derinleşecek

 

Türkiye ekonomisinin resesyona girdiğini ve reform dışında çaresinin olmadığını anlatan Massachusetts Institute of Technology (MIT) İktisat Profesörü Daron Acemoğlu, Türkiye'nin krizin tam ortasında olduğuna dikkati çekerek, demokrasi olmadan Türkiye'nin kaliteli büyümesini mümkün görmediğini söyledi.

24.03.2019
Yazı Boyutu:  
Haftayı yeni bir kur dalgası ile kapatan Türkiye ekonomisinde yatırımlar durma noktasına gelirken, krizde derinleşme riski artıyor. Türkiye'nin artık ciddi reform sürecine girmekten başka çaresinin kalmadığına dikkat çeken, politik ekonomi alanındaki çalışmalarıyla dünyada en çok alıntı yapılan ilk 10 ekonomist arasında gösterilen, Massachusetts Institute of Technology (MIT) İktisat Profesörü Daron Acemoğlu, “Ekonomik resesyonun ortasındayız ve kolay bitecek bir şeye de benzemiyor. Yapısal problemler bunlar. Adım atılırsa gelecek 20 yılı da, şu dönemi de çözer” diye konuştu.

BÜYÜME MÜMKÜN DEĞİL

Uludağ Ekonomi Zirvesi'nin ikinci gününe katılarak soruları yanıtlayan Acemoğlu, normal şartlarda resesyon ortasında reform yapılamadığını ancak Türkiye'nin de başka çaresinin kalmadığını söyledi. “Makro ekonomik politikaları, para politikalarını, reformları, kurumları düzeltmekten başka çaremiz yok. Adım atılmayınca, reformlar yapılmayınca tabii kriz derinleşir” uyarısını yapan Acemoğlu, Türkiye ekonomisinin bu yıl büyümesinin mümkün olmadığını da söyledi.

Türkiye'nin yabancı sermaye gelmeden toparlanmasının çok daha zor olduğunu kaydeden Acemoğlu, “Yabancı sermayenin gelmesi için de onlara yargının çalıştığını, belirsizliğin ortadan kalktığını, para politikalarının daha rasyonel hale geldiğini gösteren şeyler yapmak lazım. Aynı zamanda kendi sermayemiz için de aynısını yapmamız lazım” dedi.

SERMAYE ÇEKİLİYOR
Cuma günü yaşanan kur hareketlerini de değerlendiren Acemoğlu, şöyle devam etti:

“Cari açık olunca, sermayede gelmeyince tabii ki kur artar. O kadar az gelen sermaye kaldı ki. Onları da korkuttuğun anda tabii ki para çekiliyor, kur artıyor. Yabancı sermayenin hepsi çıkmaz ama daha az gelir. Bu yüzden de cari açığı kapatmak daha zor olur. Şu anda ekonomi resesyona girince ithalat düştüğü için cari açık biraz daralıyor. Ama Türkiye'ye gelen para azalacak.”

Küresel büyüme önünde risk yaratan ticaret savaşlarının Türkiye ekonomisi için de bir problem oluşturduğunu anlatan Acemoğlu, bir savaş durumunda Türkiye ekonomisinin tıpkı 2009 yılındaki gibi durma noktasına geleceğini vurguladı.

“DEMOKRASİ OLMADAN KALİTELİ BÜYÜNEMEZ”

Daron Acemoğlu, sunumunda Türkiye'nin krizin ortasında olduğuna dikkat çekerek, yüksek ve kaliteli büyümeye odaklanması gerektiğine dikkat çekti. 

2000 – 2007 arası kurumların reforme edildiği dönemde Türkiye’nin yüksek kaliteli büyüdüğünü belirten Prof. Acemoğlu, “Türkiye son yıllarda inşaat ile büyüdü. Bunu da krediyle yaptı. Sanayide yatırım çok düşük düzeyde. Bu tür bir büyüme de haliyle sürdürülebilir olmuyor. Türkiye’nin potansiyeli çok yüksek, çünkü genç dinamik bir nüfusu var. Güney Kore, Türkiye’den çok daha fakir olarak büyümeye başladı. Özelikle 80’lerde Kore demokratikleştikçe yüksek kaliteli bir büyümeyle büyük bir başarıya imza attı” dedi.

Demokrasi olmadan Türkiye'nin kaliteli büyüyemeyeceğini  kaydededen Acemoğlu, kaliteli olmayan büyümenin bir anda sürpriz yaparak zikzak çizdiğine ve küçülmeye döndüğüne işaret ederek şunları söyledi:

"DİKTATÖRLÜKTE YATIRIMLAR KENDİ İŞ ADAMLARINA VERİLİYOR"

“Demokratik rejimlere geçişte kişi başı gelir yüzde 25 artıyor. Çünkü ülkeye yatırım geliyor. Diktatörlükte ise yatırımları kendi iş adamlarına veriyor. İkincisi demokrasilerde vergi gelirleri artıyor ve bunlar eğitim, sağlık gibi alanlarda yatırıma gidiyor. Diktatörlükte vergiler artırılamıyor çünkü diktatör kendi adamlarından vergi isteyemez. Şimdi Çin gibi ülkelerden ya da bazı insanlardan gelen ‘Diktatörlük ve kuvvetli liderler iyidir' görüşü var ama hayır daha önemli olan siyasi rekabet, doğru kurumsallaşma ve kurumsallaşan karar mekanizmaları.”

TÜRKİYE GERİYE GİDİYOR

Türkiye'nin son 12 yılda sermaye ve istihdam dışında kalan toplam faktör büyümesinin sıfır olduğunu anlatan Daron Acemoğlu, artık Türkiye'nin kaliteli istihdam getiren, tüm işgücü ücretlerinde artış yaratabilecek, yüksek kaliteli ve verimli büyümeye odaklanması gerektiğini dile getirdi. “Türkiye'de kaydedilen büyümenin kaliteli büyüme olmadığı kesin. Eğitim ve sağlıkta 2006 yılına kadar olan adımlar geri gidiyor. İnşaat sektörü büyüyor. Peki bu nereden geliyor? Bir tek kredi var. Kredi veriyoruz, tüketim artıyor. Sanayiye yatırım yok. Sanayiye yatırım olmayınca faktör verimliliği artmıyor. Yüksek kaliteli büyüme teknolojiyi, krediyi doğru kullanmakla gelir” diyen Acemoğlu, doğru kurumlar ve demokrasi olmadan kaliteli büyüme yaşanmayacağını sözlerine ekledi.

YÜKSEK KALİTELİ BÜYÜME İÇİN ÜÇ ŞART

Acemoğlu konuşmasında önümüzdeki dönemde ülkelerin ‘yüksek kaliteli büyüme’ sağlaması gerektiğini belirtti. Acemoğlu; “yüksek kaliteli büyüme demek; eğitimin kalitesinin artması, sağlık hizmetlerinin artması ve ücretlerin artması demek. Ama bunun önünde de engeller var” dedi.

"ROBOTLAR İŞSİZLİK YARATMAYACAK

“30 sene önce ABD’de bir araba fabrikası işçilerle doluydu ve o işçiler ülkenin en iyi kazanan işçileriydi. Ama şimdi aynı fabrikada tüm üretimi endüstriyel robotlar gerçekleştiriyor. Günümüzde işgücünün yaşlandığı ülkelerde robotlar ve otomasyon daha fazla kullanılıyor” diyen Prof. Acemoğlu bu durumun sadece ABD için değil tüm dünyada geçerli olduğunun altını çizdi. Otomasyonun, robotların, yapay zekanın insanları işsiz bırakacağı argümanına katılmadığını söyleyen Prof. Acemoğlu; “Ekonomi tarihinde daha önce de otomasyon dönemleri oldu. İngiltere’de sanayi devrimi sırasında, ABD’de 20. yüzyılın başında tarımın mekanikleşmesi zamanlarında da insanların yaptığı işleri makineler yapmaya başladı ama bu işsizlik yaratmadı çünkü bu otomasyon çağı bir yandan da yeni meslekler yaratıyor” dedi.

"KAPSAYICI KURUMLAR VE DEMOKRASİ OLMADA KALİTELİ BÜYÜME OLMAZ"

Yüksek kaliteli büyümenin önündeki engelleri; kapsayıcı kurumların eksikliği, demokrasinin eksikliği ve teknolojinin yanlış kullanımı olarak sıralayan Prof. Acemoğlu; “Teknoloji çok büyük fırsatlar sunuyor. Önemli olan bizim teknolojiyi nasıl kullandığımız. İnsanlık son 200 sene teknolojiyi çok iyi kullandı. Örneğin yapay zekayı birçok yeni meslekte kullanıp başka iş alanları ve dolayısıyla büyüme yaratabiliriz” şeklinde konuştu.

Prof. Acemoğlu, bazı fikir liderlerinin kapsayıcı kurumlar ve demokrasi olmadan bir ülkenin ekonomik büyüme gerçekleştirebileceğini, buna örnek olarak da Çin’i gösterdiklerini belirtip “Ancak verilere baktığımızda ülkeler demokrasiden uzaklaştıkça büyümeleri de düşüyor” dedi.


yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi