Ünlü yazardan bakana Kürtaj mektubu!

 

Sağlık Bakanı Akdağa seslenen yazar, kürtaj isteyen kadın hastaneden çevriliyor

11.01.2013
Yazı Boyutu:  

 

 
Sağlık Bakanı Akdağ'a  mektup gönderen ünlü yazar,  yasal süre içinde kürtaj yaptırmak  isteyen kadınların devlet hastanelerinden "biz kürtaj yapmıyoruz, özeml hastanede yaptır" diyerek geri çevrildiklerini yazdı.
 
Gazeteci Yazar Ayşe Arman bugün Hürriyet'teki köşesinde  Sağlık bakanı Recep Akdağ'ın açıklamalarına yanıt verdi: Arman'ın yazısı şöyle:
 
Her şey, Başbakan’ın “Her kürtaj bir cinayettir, her kürtaj bir Uludere’dir” demesiyle başladı.
 
Kadınlar sokaklara döküldü.
Evet, bu ülkede bir sürü şey abuk sabuk şey oluyor.
Ama Allah’ı var, kadınların itirazı, isyanı, sokağa dökülmesi işe yarıyor, yaradı!
Ve “kürtaj süresinin kısaltılması projesi” durdurdu, 10 hafta olarak belirlendi.
Ne var ki bu cümle, Başbakan’ın ağzından çıktıktan sonra bir talimat, bir uyulması gereken kriter durumuna geldi.
Yani aslında kürtaj, satır arasında yasaklanmış oldu.
Devlet hastanelerine müracaat edip de kürtaj yaptıramayan 8-9 haftalık gebe sayısı hiç de “münferit olaylar” 
 
denilemeyecek kadar çok.
Bunu bilmesi ve takip etmesi gereken de benden çok Sağlık Bakanı Recep Akdağ. Ve o hastaneler hakkında yasal işlem başlatması gereken de o…
 
                                     *
 
“Kürtaj Haktır, Kadının Kararıdır” kadınların sesini yükselten bir platform.
40 ayrı derneğin birleşmesiyle oluşuyor.
Feministlerden, kadın örgütlerinden, farklı meslek gruplarından, kadın kurumlarından. Daha önce aktif siyasete 
 
bulaşmamış, örgütlenmemiş kadınlardan da…
Ve yalnız İstanbul’dan değil Türkiye’nin her yerinden…
Haziran’dan beri de Türkiye’nin her yerinde eş zamanlı eylemler yaptılar, yürüyüşler düzenlediler.
Ben de geçtiğimiz çarşamba, onların Limonlu Bahçe’deki toplantısına gittiğim gün, bir okurumdan (Eda K. B.) bir mail 
aldım.
Bir devlet hastanesinde, insanı olmayan şartlarda, genel ya da lokal anestezi yapılmadan, bilgi-milgi verilmeden, 
özensizce kendisine nasıl kürtaj yapıldığını anlatıyordu…
 
                                                   *
 
Evet, münferit bir olaydı.
Ben de, “Benzer vakalar yaşayanlar varsa bana yazın” dedim.
Sağlık Bakanı inanmak istemeyebilir ama mail yağdı!
Ben ancak 4-5 tanesini yayınlayabildim.
Ayrıca Limonlu Bahçe’deki toplantıda Tabib Odası Kadın Komisyonu üyesi Dr. Lale Tırtıl da vardı.
Bu tür olayların, ne yazık ki, devlet hastanelerinde sıklıkla yaşandığını anlattı.
 
Bu ülkede yaşayan ve ülkesini seven bir gazeteci ve kadın olarak, “Kürtaj konusunda hiçbir sorun yok bu ülkede! Her şey güllük gülistanlık. Yasal süre içinde kürtaj olmak isteyen kadınları anlıyorlar, asla geri çevirmiyorlar, güzelce 
hazırlıyorlar, onları destekliyorlar, hakaret filan etmiyorlar, itip kakmıyorlar, ‘Kocanın altına yatmasını biliyorsun ama…’ 
filan demiyorlar, isterse lokal anesteziyle, isterse genel anesteziyle kürtaj yapıyorlar. Bütün o kadınlar, hastanelerde 
insanca muamele görüyorlar” diye yazmak isterdim ben de…
Hem de çok isterdim.
Ama ne mümkün!
Gerçek böyle değil!
Sayın Akdağ, her şey şahaneydi de…
Bu insanların yaşadıklarını ben mi uydurdum?!
Bakın Habertürk muhabiri Türkiye genelinde birçok devlet hastanesini arıyor ve aşağıdaki sonuçları alıyor…
 
İSTANBUL KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN EAH
“Yasal sınır 9-10 haftaya kadar, randevunuz varsa veriyoruz; 9.5 haftaysa hiç gelmesin bize…”
 
HASEKİ HASTANESİ EAH
“Kürtaj yaptırmak istiyoruz, 9 haftalık mümkün mü?” “Yok almıyoruz!”
 
İZMİR DR. EKREM HAYRİ ÜSTÜNDAĞ KADIN HASTALIKLARI H.
“Biz 8 haftaya kadar alıyoruz. Hayır, yıllardan beri böyle…”
 
KONYA DR. FARUK SÜKAN DOĞUM VE ÇOCUK HASTANESİ
“Resmi nikâhı varsa 6 haftayı geçmemek şartıyla eşiyle gelip imza veriyor. Eşiyle beraber gelecek. Eşi imza verecek.”
 
ALANYA DEVLET HASTANESİ
“İsteğe bağlı kürtaj yapılmıyor. Devlet hastanesinde yapılmıyor. Özel hastanelere sorun.”
 
ERZURUM NENEHATUN HASTANESİ
“Aile planlamasında yapılıyor, 8 haftaya kadar, yıllardır böyle.”
 
VAN DEVLET HASTANESİ
“Ultrasonla kalp atışlarına bakılıyor. Kalp atışları yoksa kürtaj oluyor, bebek yaşıyorsa olmuyor.”
 
RİZE İL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ ANA ÇOCUK SAĞLIĞI BİRİMİ
“Kürtaj yasaklandı!”
 
Ama siz hala diyorsunuz ki…
“Bunlar tek tek olaylardır!”
 
                                                      *
 
Ben niye hastane ve mağdur ismi vermedim?
Çünkü bu karar, bana kürtaj deneyimlerini anlatan okurlarımın kararı.
Ancak onlar isterse açıklayabilirim.
Okurum Eda’yla konuştum.
Şikayetini Tabib Odası’na yapmak istediğini söyledi.
Ama madem merak ediyorsunuz, onun da izniyle, ilk yazıda adı geçen hastaneyi açıklıyorum: Şişli Etfal.
Tamam da peki şimdi ne olacak?
O hastane hakkında soruşturma açsanız, söz konusu doktoru ceza verseniz ne olacak yani?
Her şey düzelecek mi?
Sistem, her yerde takır takır işleyecek mi?
Türkiye’ye kasıp kavuran kürtaj sorunu çözülmüş mü olacak?
Mesele, tek tek hastane ve doktor isimler değil ki!
Mesele, sağlık bakanlığı’ndan bir yetkilin medyaya, “Şişli Etfal Hastanesi hakkında soruşturma başlattık. Gereken 
yapılacaktır” demesi değil.
Artık bunlar bizi kesmiyor.
Yetmiyor.
Biz, sistemin düzeltilmesini istiyoruz.
Bu konuda burada bitmez.
Kadınlar vazgeçmez.
Pes etmez! (Hürriyet)

Üye Ol



Üye Girişi