Yargı paketinin yumuşak karnı: Gazetecilere özgürlük

 

Meclis gündemindeki yargı reform paketi en çok düşünce özgürlüğü alanında açılım sağlamadığı gerekçesiyle eleştiriliyor. Hukukçulara göre cezaevlerindeki gazeteci ve siyasetçiler için yargı reform paketi umut taşımıyor.

02.10.2019
Yazı Boyutu:  
15 Temmuz 2016’daki darbe girişiminin ardından "her türlü düşünce, gazetecilik faaliyeti suç sayılıyor" eleştirilerinin hedefinde olan Türk hükümeti, hem yurt içinde hem de Avrupa’da merakla beklenen yargı reformu paketini meclis gündemine taşıdı.

AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan paketin hak ve özgürlükleri genişletmeyi amaçladığını duyurdu.

Muhalefet partileri ve hukukçular ise paketin toplumun beklentilerini karşılamaktan çok uzak olduğunu özellikle "düşünce suçları" konusunda hiçbir açılım sağlamadığını düşünüyor.

Muhalefet partileri ve hukukçulara göre; Terörle Mücadele Kanunu’ndan, Ceza Kanunu’na kadar uzanan geniş yelpazede 15 ayrı kanunda değişiklik ve düzenleme öngören 39 maddelik paketin gazetecilik faaliyetlerinden ötürü yargılanan, hapiste olan gazeteciler için umut olamayacak.

"Gazetecilere özgürlük yok"

Öyle ki, pakette Terörle Mücadele Kanunu’nun "terör propagandası"nı düzenleyen 7. maddesinde gazetecileri doğrudan ilgilendiren bir değişikliğe gidiliyor. Değişiklikle kanuna "Haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamalarının suç oluşturmayacağı vurgulanmaktadır" hükmü ekleniyor.

Eski cumhuriyet savcılarından, yargıçlar sendikası YARSAV’ın kurucularından Ömer Faruk Eminağaoğlu, "Eleştirinin, haber verme sınırlarını aşmayan yayınların suç olmadığı zaten İnsan Hakları Sözleşmesi’nde, Anayasa’da zaten var ve güvence altında" diyor. Kişinin sahip olduğu hak ve özgürlüğün Terörle Mücadele Kanunu’na eklenmesinin reform olamayacağına dikkat çeken Eminağaoğlu, "Siyasi iktidar, gazetecilerin Türkiye’de sadece gazetecilik yaptıkları için cezalandırıldığını bu düzenlemeyle kabul etmiştir ama gazetecilere özgürlük alanı açılacağını söylememiştir" çıkışında bulunuyor. Eminağaoğlu, böylesi bir kabulün üstüne düşünceye, ifadeye özgürlüğün yolunun açılmasının mümkün olmadığını savunuyor.

İnsan Hakları Derneği ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’nün (RSF) son verilerine göre Türkiye’de cezaevlerindeki gazeteci sayısı 134.  Hükümete "Gazetecileri serbest bırakın" çağrısı yapan her iki sivil toplum örgütü de, yargı reformuyla ilgili tüm tartışmaların kamuoyu önünde şeffaf bir şekilde yapılmasından yana tavır koyuyor.

"Avrupa’ya şirinlik"

Medyadaki hak ihlallerini düzenli olarak raporlayan gazeteci Barış Yarkadaş da, yargı reformu paketinin gazetecilerin cezaevinden çıkmasının yolunu açmayacağını düşünüyor.

Yarkadaş, Terörle Mücadele Kanunu’na eklenen hükme gönderme yapıyor ve hükümetin "Haber yazmak, tweet mesajı yayınlamak suç değil. Gazeteciliği cezalandırmayacağız" mesajı vermeye çalıştığını söylüyor. Yarkadaş, "İktidar gazetecilerin sadece gazetecilik faaliyetlerinden ötürü yargılandığını kabul etmenin yanı sıra, gazetecilik faaliyetlerini ciddiye almadığını açıkça ilan ediyor" eleştirisi getiriyor.

Yarkadaş; gazetecilere ağırlıklı olarak, "Terör örgütü üyeliği ve propagandası, cumhurbaşkanına hakaret, Türkiye Cumhuriyeti’ni aşağılamak" suçlarından hapis cezası verildiğini hatırlatıyor ve bu cezalandırmanın hükümet tarafından bir gelenek haline getirdiğini söylüyor.

Yarkadaş’ın son raporlamasına göre sadece Eylül ayında 10 gazeteci 29 yıl hapis cezası aldı.

İstanbul Barosu eski başkanlarından avukat Turgut Kazan, Sözcü gazetesi çalışanlarının ay sonunda yargılanacaklarını hatırlatıyor. "Buyursunlar; gazetecilere ceza kesmeyi bıraksınlar" diyen Kazan, ifade özgürlüğünün Ceza Kanunu’nun 285 ve 301.maddelerinde olduğuna da dikkat çekiyor. Kazan, "İfade özgürlüğünü terör suçu sayıyorlar. Ama eleştiri ve haberin terör suçu içinde olmadığını dile getiriyorlar. Avrupa’ya şirinlik yapmaya çalıyorlar. Böyle saçmalık olmaz" çıkışında bulunuyor.

"Temyiz de açılım olmaz"

Yargı paketinde ifade özgürlüğünü etkileyen başka hükümler de var. Ceza Kanunu’nda bir değişiklik yapılarak, bazı suçlarla ilgili istinafta kesinleşen beş yılın altındaki ceza kararlarına Yargıtay’da temyiz yolu açılıyor.

Hukukçu Ömer Faruk Eminağaoğlu, ceza dosyalarının Yargıtay’a taşınmasının olumlu bir adım olarak görülebileceğini ancak bu adımın birçok soru işareti taşıdığını dile getiriyor. Eminağaoğlu, ifade özgürlüğü alanındaki cezalarla ilgili temyiz yolu açılıyorsa, diğer cezalarla ilgili de temyiz yolunun açılması gerektiğini söylüyor.

Eminağaoğlu, "Normalde böyle bir düzenlemeyi Anayasa Mahkemesi’nin iptal ederek, diğer beş yılın altındaki bütün cezalara temyiz yolunu açması lazım. Çünkü beş yıl ve beş yılın altında ceza almak demek, kişinin bütün haklarının elinden alınması demek"  eleştirisini getiriyor.

Avukat Turgut Kazan da, bu düzenlemeden HDP eski Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş’ın yararlanabileceğine ilişkin kamuoyunda yapılan değerlendirmelerin "yanlış" olacağına dikkat çekiyor.

Kazan, "Demirtaş davasının bizzat kendisi Türkiye’de hukukun olmadığının göstergesi. Hükümet, terör örgütü üyeliğiyle suçladığı Demirtaş’ı ancak siyasi oyunlar oynamaya başladığında serbest bırakmayı düşünecektir" diyor.

Yargı reformu paketini TBMM gündemine taşıyan AKP’li yetkililer, paketle ilgili tüm eleştirilerin mecliste değerlendirileceğini söylüyor. Pakete son şeklinin mecliste verileceğini ve yeni paketlerin de gündeme getirileceğini hatırlatan aynı yetkililer, Türkiye’de adil yargılama hakkının ve yargının bağımsızlığının korunacağını söylüyorlar.

CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç, "Mecliste daha iyi bir paket için çalışılacak. Paketteki mevcut durumun beklentileri karşılamadığı ortada" diyor.

Birinci yargı paketinde neler var?

AK Parti tarafından hazırlanan yargı ile ilgili düzenlemeleri içeren "Yargı Reformu Strateji Belgesi" çerçevesinde hazırlanan 1. yargı paketi TBMM Başkanlığı'na sunulmuştu.

AK Parti Grup Başkanvekili Muş, ilk paketle ilgili olarak, "Yaptığımız görüşmelerde muhalefet partilerinin çok ciddi eleştirileri yok. Paket, çok olumlu bir paket" ifadelerini kullandı.

39 maddelik kanun teklifinde pasaportların iadesi, ifade özgürlüğünün genişletilmesi, soruşturma aşamasındaki tutuklama sürelerinin kısaltılması, yargılama sürelerinin hızlandırılması ve avukatlara hususi pasaport hakkı verilmesi gibi önemli düzenlemeler yer alıyor.

Birinci paketindeki açıklanan en önemli düzenlenmeler:

Pasaportların iadesi
Haklarındaki idari veya adli işlemler lehine sonuçlansa da pasaportları iptal edilenler veya pasaport verilmesi talepleri reddedilenlere, belirli koşulların bulunması durumunda kolluk birimlerince yapılacak araştırma sonucuna göre İçişleri Bakanlığınca pasaportları verilebilecek.

Bu maddeden OHAL kapsamında kamu görevinden çıkarılanlar veya rütbelerinin alınması nedeniyle pasaportları iptal edilenler, mahkemelerce yurtdışına çıkmaları yasaklananlar hariç olmak üzere pasaportları iptal edilenler ile haklarında pasaport verilmemesine yönelik idari işlem tesis edilmiş olanlar yararlanacak.

Beş yılın altındaki cezalara Yargıtay yolu
İstinaf mahkemelerinde kesinleşen 5 yılın altındaki cezalara Yargıtay'da temyiz yolu açılıyor.

Buna göre, Türk Ceza Yasasının 'halk arasında korku ve panik yaratmak amacıyla tehdit', 'kanunlara uymamaya tahrik', 'suç işlemeye tahrik', 'suçu ve suçluyu övme', 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama', 'devletin egemenlik alametlerini aşağılama', 'silahlı örgüt', 'halkı askerlikten soğutma' suçları ile Terörle Mücadele Yasası’nın 7. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan suçlarda verilen cezalar temyize götürülebilecek.

Söz konusu düzenlemelerin yargının yükünü yüzde 30 oranında hafifleteceği belirtiliyor.

Soruşturma aşamasındaki tutuklama sürelerinin kısaltılması
Soruşturma evresinde tutukluluk süresi, ağır ceza mahkemesinin görevine girmeyen işler bakımından altı ayı, ağır ceza mahkemesinin görevine giren işler bakımından ise bir yılı geçemeyecek.

Ancak Türk Ceza Kanunu'nun 2. kitap 4. kısımında yer alan "devletin güvenliğine karşı suçlar, anayasal düzene ve bu düzenin işleyişine karşı suçlar, milli savunmaya karşı suçlar ve devlet sırlarına karşı suçlar ve casusluk; Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlar ve toplu işlenen suçlar" bakımından bu süre en çok bir yıl altı ay olacak, gerekçesi gösterilerek altı ay daha uzatılabilecek.

Bu madde hükümleri, örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar, kamu görevlisi tarafından görevi sebebiyle veya kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen suçlar ile asker kişiler tarafından işlenen askeri suçlar, cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar hakkında uygulanmayacak.

Seri muhakeme usulü
Teklifle, seri muhakeme usulü yargı sistemine dahil ediliyor. Soruşturma evresi sonunda kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmediği takdirde seri muhakeme usulü uygulanacak.

Seri muhakeme usulü, TCK'de yer alan, hakkı olmayan yere tecavüz; genel güvenliğin kasten tehlikeye sokulması; trafik güvenliğini tehlikeye sokma; gürültüye neden olma; parada sahtecilik; mühür bozma; resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan; kumar oynanması için yer ve imkan sağlama; başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçları ile Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun, Orman Kanunu; Rulet, Tilt, Langırt ve Benzeri Oyun Alet ve Makinaları Hakkında Kanun; Kooperatifler Kanunu'nda yer alan bazı suçlarda uygulanacak.

Basit yargılama usulü
Teklifle, yargı sistemine dahil edilmesi öngörülen ikinci düzenleme ise "basit yargılama usulü."

Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilecek.

Beyan ve savunma için verilen süre dolduktan sonra mahkemece duruşma yapılmaksızın ve cumhuriyet savcısının görüşü alınmaksızın hüküm kurulacak. Mahkumiyet kararı verildiği takdirde sonuç ceza dörtte bir oranında indirilecek.

Avukatlara yeşil pasaport
En az 15 yıl kıdemi bulunan avukatlara hususi damgalı pasaport verilebilmesine imkan tanınacak.

Ancak avukatların haklarında, Türk Ceza Kanunu'nda belirtilen suçlar ile Terörle Mücadele Kanunu kapsamına giren suçlardan dolayı soruşturma veya kovuşturma bulunmaması şartı aranacak.

Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı
Hukuk fakültesi mezunlarına; hakim adaylığı sınavına girmek ve avukatlık veya noterlik stajına başlamak için Hukuk Mesleklerine Giriş Sınavı'nda veya İdari Yargı Ön Sınavı'nda başarılı olmak şartı gerekecek.

Sınavlar test şeklinde olacak, en az 150 soru sorulacak ve 100 puan üzerinden en az 70 puan alanlar başarılı sayılacak. Söz konusu sınav 2020-2021 eğitim-öğretim yılında hukuk fakültesine girenleri kapsayacak

İnternet sitelerinin bir kısmına erişim yasa
İnternet sitelerine yönelik verilen erişime engelleme kararlarında, sitenin tümüne ilgili içerik engellenecek. Buna göre bazı suçlarda verilen erişimin engellenmesi kararları, ihlalin gerçekleştiği yayın, kısım, bölüm ile ilgili olarak (URL, vb. şeklinde) içeriğe erişimin engellenmesi yöntemiyle verilecek.

Ancak, bazı durumlarda internet sitesinin tümüne yönelik olarak erişimin engellenmesi kararı da verilebilecek.

Propaganda suçlarına eleştiri ve haber kriteri
Terörle Mücadele Yasası'nda (TMY) propaganda suçlarına ilişkin 7. maddede değişiklik yapılarak, "haber verme sınırlarını aşmayan veya eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz" hükmü eklenecek. Böylece propaganda suçlarına eleştiri ve haber kriteri getiriliyor.

Cinzel istismar mağduru çocukların beyanları uzmanlar aracılığıyla alınacak
Cumhuriyet savcısı veya hakim tarafından ifade ve beyanının özel ortamda alınması gerektiği ya da şüpheli veya sanık ile yüz yüze gelmesinde sakınca bulunduğu değerlendirilen çocuk veya mağdurların ifade ve beyanları özel ortamda uzmanlar aracılığıyla alınacak.

Cinsel istismar mağduru olan çocukların soruşturma evresindeki beyanları, bunlara yönelik hizmet veren merkezlerde cumhuriyet savcısının nezaretinde uzmanlar aracılığıyla alınacak.

Birinci yargı paketinde ceza indirimi var mı?
MHP'ye sunulan birinci yargı paketinde ceza indirimine yer verilmedi. Cezai indirime ilişkin düzenlemenin bir sonraki pakette yer alacağı belirtiliyor. Af olarak nitelendirilen teklifte denetimli serbestlik ile ilgili düzenlemelerde değişiklik yapılması öngörülüyor.

Söz konusu düzenleme bazı suçlar istisna tutulmak kaydıyla cezaların infazında indirim öngörüyor.

(Hilal Köylü/© Deutsche Welle Türkçe)

Üye Ol



Üye Girişi