Yaşar Büyükanıt, sırlarıyla yaşama veda etti

 

25'inci Genelkurmay Başkanı emekli Orgeneral Yaşar Büyükanıt, dört gün önce eşi Filiz Büyükanıt'ın kanser hastalığı nedeniyle vefatının ardından bugün saat 06.05'de, İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede kalp yetmezliğinden hayata veda etti.

21.11.2019
Yazı Boyutu:  
İstanbul Acıbadem Hastanesi’nde tedavi gören 79 yaşındaki Yaşar Büyükanıt geçen salı günü de eşi Filiz Büyükanıt’ı kaybetmiş, cenaze törenine de hastanede bulunduğu için gelememişti.



CENAZE PROGRAMI NETLEŞMEDİ

Yaşar Büyükanıt’ın cenazesi ile ilgili program hazırlığı hemen başladı.

Büyükanıt’ın pazar günü toprağa verilmesi planlandı ancak kesin tarih için Genelkurmay’ın görüşü bekleniyor.



SIRLARIYLA GİTTİ

FETÖ'nün, Ergenekon ve Balyoz kumpasları başlamadan kısa bir süre önce emekli olan ve bu sabah aramızdan ayrılan Yaşar Büyükanıt'tan geriye siyasi tarihimize geçen birçok 'olay' kaldı. İşte 27 Nisan e-muhtırasından, kozmik Dolmabahçe görüşmesine kadar Büyükanıt'ın "Beraberinde mezarına götürdüğü" sırlardan bazıları...

28 Ağustos 2006 ile 30 Ağustos 2008 tarihleri arasında TSK’nın 25’inci Genelkurmay Başkanı olarak görev yapan Yaşar Büyükanıt, siyasi tarihimize ’27 Nisan muhtırası’ ve ‘Dolmabahçe görüşmesi’ ile de geçti.

27 Nisan  2007’de TSK’nın internet sitesinde yayımlanan bildiri daha sonra ‘e-muhtıra’ olarak adlandırıldı.

27 NİSAN’DA NE OLMUŞTU?

Genelkurmay Başkanlığı, yaklaşan Cumhurbaşkanlığı seçimi dolayısı ile 27 Nisan 2007 tarihinde gece saat 23.20’de resmi internet sitesinde bir bildiri yayımlamıştı. Lâiklikle ilgili hassasiyetlerin vurgulandığı açıklama; kamuoyunda “muhtıra” olarak adlandırılmıştı.


Büyükanıt, 27 Nisan bildirisi ile ilgili yıllar sonra “Bildiri değil hassasiyet vurgusu” açıklaması yaptı.

2012 yılında TBMM Darbe ve Muhtıraları Araştırma Komisyonu’na 27 Nisan ile ilgili konuşan Büyükanıt, Başbakan’ı şahit göstermiş ve “Muhtıra değildi. Bu, laiklik hassasiyetini ortaya koyan bir metindir” demişti.


FOTO:depophotos – Büyükanıt ve Erdoğan arasındaki 135 dakikalık görüşme hâlâ sırrını koruyor.

DOLMABAHÇE’DE NE OLMUŞTU?

Bu bildirinin hemen ardından o dönem başbakanlık koltuğunda oturan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 5 Mayıs 2007 tarihinde İstanbul Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde, dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt’ı makamında kabul etmişti. 135 dakika süren toplantı daha sonra ortaya atılan iddialarla siyasi tarine geçmişti.


“BENİMLE MEZARA GİDECEK”

Bu görüşmenin içeriğine dair Erdoğan “Büyükanıt açıklarsa ben de açıklarım” demiş, Yaşar Büyükanıt da “Benimle mezara gidecek” yanıtı vermişti.

Konuyla ilgili ilk ve son kez gazeteci Fikret Bila’ya 2009 yılında konuşan Büyükanıt “Bu konuda ilk ve son kez konuşuyorum. Ben bulunduğum görevler itibariyle dönemin başbakanları rahmetli Bülent Ecevit ile de Mesut Yılmaz ile de bu tür görüşmeler yaptım. Bunlar devlet işidir. Dolmabahçe görüşmesi de öyledir” yorumunda bulunmuştu.

BİRÇOK İDDİA ORTAYA ATILDI

Dolmabahçe görüşmesine ilişkin aradan geçen sürede birçok iddia ortaya atıldı. Ancak konuyla ilgili en çarpıcı yorum ise yıllar sonra dönemin Başbakan Başdanışmanı Abdülkadir Özkan’dan geldi.

MEĞER FETÖ’YE DİKKAT ÇEKMİŞ!

Şubat 2019’da Habertürk’ten Kübra Par’a konuşan Özcan, Büyükanıt’ın o görüşmede FETÖ tehlikesine dikkat çektiğini şu sözlerle aktarmıştı:

*Çok enteresan bir şey söyleyeceğim. Hatırlarsanız Sayın Erdoğan Başbakan olduğu dönemde Dolmabahçe'deki ofisinde dönemin Genelkurmay Başkanı Yaşar Büyükanıt ile özel bir görüşme yapmıştı. İçeriği açıklanmadı ve Büyükanıt ‘Benimle mezara girecek’ dedi.

*O görüşmeden tam bir ay sonra Ümraniye'de bir gecekonduda mühimmatlar bulundu. Sonra Poyrazköy baskını oldu ve Ergenekon süreci başladı. Bence Sayın Büyükanıt o gün bu cemaatin devlet, emniyet, istihbarat ve ordu içinde ulaşmış oldukları tehlikeli noktayı Sayın Erdoğan'a haber verdi ve ikna etti.

*2007'de Erdoğan bu örgütün devlet içerisinden tasfiye edilme operasyonunu başlatacaktı. Ama bir ay sonra orduya ait mühimmatların bulunduğu, darbe günlüklerinin ele geçirildiği haberleri üzerinden bir kamuoyu oluşturdular.

*Ordunun darbe hazırlığı içerisinde olduğunu ve kendilerinin bu darbeyi deşifre ettiğini söylediler. Süreci manipüle ettiler. Böylece Ergenekon sürecine toplumsal bir destek kazandılar.

*Fakat kuvvet komutanları yavaş yavaş içeri alınmaya başlayınca ve İlker Başbuğ hapse atılınca Sayın Erdoğan bir şeylerin yanlış gittiğini fark etti. Ergenekon süreci ve Taraf Gazetesi aleyhine konuşmalar yapmaya başladı. 2011 sonrasında da dershaneler tartışmasını açarak örgütün tasfiye sürecini başlattı.

“TANIRIM İYİ ÇOCUKTUR”

Yaşar Büyükanıt’ın sarf ettiği ve siyasi literatüre giren bir diğer açıklaması da 2005 yılındaki Şemdinli soruşturması ile ilgiliydi.

Büyükanıt, Hakkari Şemdinli’de 2005 yılında Umut Kitabevi'ne yönelik düzenlenen bombalı saldırıya ilişkin, sonradan FETÖ’cü çıkan savcılar tarafından açılan davada yargılanan astsubay Ali Kaya için “Tanırım iyi çocuktur” yorumunda bulunmuştu.

Bu açıklama özellikle FETÖ’cüler tarafından “Yargıya müdahale ediliyor” suçlamasına maruz kalmıştı.


 Yaşar Büyükanıt, 2008’de Genelkurmay Başkanlığı görevini İlker Başbuğ’a (solda) devretmişti,

YAŞAR BÜYÜKANIT KİMDİR?

Türk Silahlı Kuvvetlerinin 25’inci Genelkurmay Başkanı olan, Orgeneral Yaşar Büyükanıt, 1940 yılında İstanbul’da doğdu.1961 yılında Kara Harp Okulundan, 1963 yılında Piyade Okulundan mezun oldu.

1970 yılına kadar Kara Kuvvetleri Komutanlığına bağlı çeşitli birliklerde Takım ve Bölük Komutanlığı yapan Orgeneral Büyükanıt, 1972 yılında Kara Harp Akademisini kurmay subay olarak bitirdikten sonra şu görevlerde bulundu:

6’ncı Piyade Tümeninde Harekât Şube Müdürlüğü, Kara Harp Akademisinde Öğretim Üyeliği, Belçika/Mons’ta Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığı Yüksek Karargâhında (SHAPE) İstihbarat Daire Temel İstihbarat Şubesi Kuvvet ve Sistem Kısım Amirliği, Genelkurmay Personel Daire General-Amiral Şubesinde Kısım Amirliği ve Şube Müdürlüğü, Kuleli Askerî Lisesi Komutanlığı ve Cumhurbaşkanlığı Muhafız Alay Komutanlığı.


Yaşar Büyükanıt’ın eşi Filiz Büyükanıt, 17 Kasım’da hayatını kaybetmiş, 19 Kasım’da ise İstanbul’daki Karacaahmet Mezarlığı’nda toprağa verilmişti.

KARA HARP OKULU KOMUTANLIĞI YAPTI

1988 yılında Tuğgeneralliğe terfi etti. Tuğgeneral rütbesi ile 2’nci Zırhlı Tugay Komutanlığı ve İtalya/Napoli’de NATO Güney Avrupa Müttefik Kuvvetler Komutanlığında (AFSOUTH) İstihbarat Daire Başkanlığı yapmış, 1992 yılında Tümgeneralliğe terfi etti.

Tümgeneral rütbesi ile Genelkurmay Genel Sekreterliği ve Kara Harp Okulu Komutanlığı görevlerinde bulundu, 1996 yılında Korgeneralliğe terfi etti.

2006’DA GENELKURMAY BAŞKANI OLDU

Korgeneral rütbesi ile 7’nci Kolordu Komutanlığı ve Genelkurmay Harekât Başkanlığı görevlerinde bulunduktan sonra 2000 yılında Orgeneralliğe terfi etti. Orgeneral rütbesi ile Genelkurmay II’nci Başkanlığı, 1’inci Ordu Komutanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevlerinde bulunup, 28 Ağustos 2006 tarihinde atandığı Genelkurmay Başkanlığı görevinden 30 Ağustos 2008 tarihinde emekliye ayrıldı.

Orgeneral Büyükanıt; TSK Şeref Madalyası, TSK Üstün Cesaret ve Feragat Madalyası, TSK Üstün Hizmet Madalyası, İtalya Şeref Nişanı, ABD Liyakat Madalyası, Pakistan İmtiyaz Nişanı ve Kore Cumhuriyeti Tongil Liyakat Madalyası sahibiydi. (OdaTV/Sözcü)


Üye Ol



Üye Girişi