Yaşar Seyman: 'Zine' ülkemizin kadınlarından bir umut demeti

 

Siyasetçi, sendikacı, kadın hakları savunucusu Kazete Yazarı Yaşar Seyman'ın geçmişten beri kadın mücadelesi içinde yer almış kadınları öyküleştiren son romanı Zine okurlarıyla buluştu. Yaşar Seyman "Günümüzde kadınlar ülkesini dünyaya tanıtan gönüllü elçiler" diyor.

18.10.2020
Yazı Boyutu:  
Yıllardır siyasetçi, sendikacı, kadın hakları savunucusu olarak mücadelenin içinde olan ve kitaplar yazan Yaşar Seyman, Kazete'ye anlattı.

Uluslararası Sendikalar Ağı'ndan “Avrupa‘nın başarılı kadın sendikacısı” ödülü alan sendikacı, siyasetçi, PEN Ankara temsilcisi, aktivist Yaşar Seyman'ın oldukça ses getiren Benazir  kitabından sonra  okuyucuyla buluşan son kitabı Zine'de kadınların hak mücadelesinde unutulmayanlar arasında yer alacak kuşkusuz.

Yaşamında edebiyatın ve kitapların yerinin anlatılmaz yaşanır önemde olduğuna işaret eden “bir kitabı bitirdiğimde kendimi dünyanın en güzel kadını olarak duyumsuyorum” diyen Yaşar Seyman, yeni kitabı Zine 'den okurların beklentilerini şu sözlerle özetliyor:

"Yılların birikimi ile toplumsal mücadele içinde tanık olduklarım, gözlemlediklerim ve dokunduğum yaşamlar. Zine sadece ülkemizde değil dünyada mücadele eden kadın öyküleri ile örülü bir kitap. Zine kitabında yazar da öykünün kahramanlarından biri. Samimiyet yoksa edebiyat yoktur diyenlerdenim. Öykülerimde buna özen gösteririm. Yüreğime dokunmuşsa o duygu okura mutlaka ulaşır. Kalemime içimden gelenler dolanır. Zine gönül meclisimdeki kadınlara gönül borcum diyebilirim. Gönül meclisimdeki kadınlar en karanlık durumlarda umut ışığı yakan kadınlar.  Uzatmadan söylemeliyim;  O kadınlar kendini yeniden yaratan kadınlar."

 Önceki kitaplarında olduğu gibi  Zine’de de, kitabın adından başlayarak Fadime, Feride, Ayşe, Gülbahar, Behice, Karanfilli Kadın, Kutup yıldızı Kadınlar, Yazmalı Kadınlar gibi geçmişten beri kadın hakları mücadelesi  içinde yer almış kadınlara yer vermesinin günümüzdeki kadın mücadelesiyle özdeşleşmesinin önemine değinen Yaşar Seyman şunları söyledi:

"Bizim kuşak kızlar baba evinden gelin gidince çeyiz sandığı ile giderdi. Benim çeyiz sandığındaki bohçalarımdan birine rahmetli annem bir de kadın hakları dosyası koymuş sanki. Dünyada kadın mücadelesi büyük bedeller ödeyerek bu günlere gelmiş. Ülkemizde kadınların ses duvarını aşması kolay mı? Anadolu’da kadın evden giderse evin ışığı söner. Siz hiç hafta sonu annesi duydunuz mu? Günümüzde kadınlar ülkesini dünyaya tanıtan gönüllü elçiler. Bir köyü bir şehri mücadeleleri ile dünya haritasının ortasına koyuyorlar. Yüreğimi en çok şiddetten ölen kadınlar yakıyor. Kadın örgütleri bu konuda inanılmaz mücadele veriyorlar. Kadın hakları savunucularına, kadın örgütlerine şükranlarımız sonsuz. 



Behice Boran’ı, Uğur Mumcu, İlhan Tekeli, Gökhan Atılgan gibi güçlü kalemler yazdı. Yüzlerce tez yazıldı. Belgeseli çekildi.  Zine’deki Behice öyküsünde sürgünde ölen, anne, eş, güçlü kadın Behice’yi yazdım. Genç kuşaklarla buluşmasını istedim. Anadolu türkülerine tutkusu onu Anadolu kadınları ile Zine’de buluştursun istedim. 

Zine ülkemizin kadınlarından bir umut demeti. 

Bir edebiyatçı olarak amacım, insan yaşamına ayna tutmak, umudun çiçek açmasını sağlamaktır. Kavgası, sevgi dolu yüreği ile yaşamda var olan kadınları seviyorum.   

Yeniden, yeni bir yola çıkmaktır yaşamak! "
(Kazete)




Üye Ol



Üye Girişi