Zafer Pehlivan'ın Güleda Cankel'i 'tasarlayarak öldürdüğü' belgelendi

 

Isparta 1.Ağır Ceza Mahkemesi tutuklu sanık Zafer Pehlivan’a kasten adam öldürme suçundan “Ömür Boyu Hapis Cezası” vermişti. Ancak ortaya çıkan itirafname niteliğindeki mektup, katilin Güleda'yı tasarlarak öldürdüğünü ortaya koydu.

25.08.2020
Yazı Boyutu:  
Üniversite öğrencisi Güleda Cankel cinayetinin karar duruşmasında Isparta 1.Ağır Ceza Mahkemesinin tutuklu sanık Zafer Pehlivan’a kasten adam öldürme suçundan verdiği “Ömür Boyu Hapis Cezası” kararı tartışmaları da beraberinde getirdi. 



Üniversite öğrencisi Güleda Cankel, 19 Kasım 2019’da Isparta’da, Muğla’dan gelen eski arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından bıçaklanarak öldürüldü. Güleda’nın yakınları ve avukatları cezanın yetersiz olduğunu savunuyor. Sanığın avukatları ise mahkemenin yoğun baskısı nedeniyle, ağırlaştırılmış müebbet hapis yerine sadece müebbet hapis cezası verdiğini açıklamışlardı.



Güleda'nın ailesinin avukatı ve Muğla Barosu Başkanı Cumhur Uzun, Sabah muhabiri Kenan Gürbüz'e mahkemenin verdiği kararı değerlendirerek, "Ben ailenin avukatıyım. Aynı zamanda Muğla Barosu olarak da davaya müdahil olduk. Son duruşma da mahkeme Güleda'yı öldüren sanığa 'kasten öldürmek' suçundan 'müebbet hapis cezası' verdi. Ancak dosyada failin bu cinayeti tasarladığını gösteren bir mektup var. Bu mektup sanık Zafer Pehlivan polise teslim olduktan sonra yapılan üst aramasında cebinden çıktı. Biz mahkemeye, sanığın cebinden çıkan mektup da dahil, cinayeti tasarlayarak işlediğini gösteren çok sayıda delil olduğunu ifade ettik. Mahkeme bizim sunduğumuz bu delileri dikkate almadı. Sanık mahkemenin verdiği bu ceza ile 24 yıl cezaevinde kalacak. Karar, 'Tasarlayarak Öldürme" dikkate alınarak ceza verilseydi sanık 30 yıl cezaevinde kalacaktı. Verilen müebbet hapis kararıyla ilgili Bölge İdare Mahkemesine (İstinaf) Başvuracağız" dedi.

SANIK AVUKATININ AÇIKLAMALARI…

Sanık Zafer Pehlivan'ın Avukatı Talat Atasoy ise müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığına işaret ederek, şunları kaydetti:
"Cezanın fazla olduğunu müvekkilin tahrik altında adam öldürmeden ceza alması gerektiğini düşünüyoruz. Kararı bu yönden ve diğer eksiklikler ve lehte hükümlerin uygulanmaması yönünde üst mahkemelere taşıyacağız.


Avukat Talat Atasoy

Dava sürerken basın, sosyal, medya, siyaset ve STK'lar müvekkilim halkında hüküm verdi. Hukukta kesin delil olmadan ve olayın bütününü anlamadan karar vermek doğru değildir. Son 15 dakika açıklanırsa müvekkilim tahrik hükümlerinden faydalanabilir oysa tüm taleplerimiz reddedildiği için bunu yapamadık"

Güleda'nın Babası Mustafa Cankel ise dava sonucunun kendisini çok üzdüğüne işaret ederek, şunları kaydetmişti:

"Karar beni o kadar üzdü ki beni, çıkışta kızımın kabrine ziyarete gidince ona bunu nasıl haber edeceğimi düşümdüm. Kızımın kabrine gidip ona bu kararı söyleyemedim. eşime bunu nasıl söyleyeceğimi çok düşündürdü. Gidemedim. Eşime de haber veremedim"

İŞTE O MEKTUP

Taraflar arasında yaşanan bu tartışmaların, en önemli sebebi ise Sanık Zafer Pehlivan'ın polise teslim olduktan sonra cebinde çıkan mektup.

Mektupta katil Zafer Pehlivan, kendi el yazısıyla yazdığı mektupta şu ifadelere yer vermiş:

"Bu size ilk ve son yazım. Çünkü insan her zaman böyle acı çekmiyor. Ayrılığın verdiği biraz kağıt ve mürekkep ne kadar tarif eder bilmiyorum. O yüzden size son yazım. Biz gidiyoruz. Daha doğrusu ben giderken gükümü, kelebeği mide yanımda götürüyorum.
Bundan sonra hepiniz için her şey güzel olmayabilir. Hepinizden özür dilerim. Çok düşündüm. Çok tarttım. Hayatın hafifliğiyle kalbimin ağırlığını dengeleyemiyorum. Ne onunla, ne de onsuz. Ben çok şey yaptım. Çok çabaladım, belki biraz olsun şansım vardır diye ama yokmuş. Başkasını başka elleri, başka tenleri seçmiş. Ne yaparım, nasıl yaparım, nasıl ayakta kalırım diye çok düşündüm.

Benim kelebeğim, benim gülüm. Benim sevdiğim kadın. Şimdi bambaşka biri olmuş. Ben dayanamam ki. Dayanamıyorum da. Bunu annem babam çok iyi bilir ve Mefaret Teyze onu da çok aradım. Oda en sonunda açmamaya, beni geçiştirmeye başladı.
Canınız sağ olsun. Hepinizden özür dilerim.

Beni bu yola siz ittiniz. Beni bu seçeneği seçmeye mecbur kıldınız. Şimdi gidiyorum ama tek başıma değil. Kelebeğimle, o adı gibi gül kokan, bulutlara kanat çırpacak. Burada olmadı ama orada beraber olacağız. Çünkü onu unutmaktansa unutmadan giderim ama tek başıma değil. Yanımda kelebeğim var. Daha ne isteyebilirim ki hayattan. Çünkü o benim hayallerim, geleceğim. Mutluluğum, çocukluğum. Biz beraber öğrendik. Bu kirli boş dünyada temiz olmayı. Onu çok seviyorum. Artık gitme vakti.



Unutmadan; Hiç bir alkol almadım. Veya bir madde, Kafam yerinde. Aklım başımda Ama beni delirttiniz. Evet. Ben deliyim. Hoşçakalın...."

"GÜLEDANIN PAYLAŞIMLARI…

Isparta'da, Muğla'dan gelen eski sevgilisi tarafından öldürülen üniversite öğrencisi Güleda Cankel'in sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımlar, yürek burkmuştu.

Cankel'in, öldürüldüğü gün olan 17 Kasım'da, Twitter hesabındaki son paylaşımında, 'Kapatın şehrin ışınlarını günahı düşümde kalsın' yazmıştı.

Cankel'in önceki günlerde ise 'Nefes almak değilmiş yaşamak', 'Mutlu ol her şey yolunda gittiği için değil her şeyi yoluna sokabilecek güce sahipsin diye' yazdığı ortaya çıkmıştı.

Güleda Cankel, vahşice öldürülmeden 3 gün önceki paylaşımında 'Sever mi her kalp katilini' ifadelerine yer vermişti.

OLAY

Isparta Uygulamalı Bilimler Üniversitesi Fotoğrafçılık Bölümü 1'inci sınıf öğrencisi Güleda Cankel, geçen yıl 18 Kasım günü, kaldığı aparttaki odasında, eski erkek arkadaşı Zafer Pehlivan tarafından boğazı sıkılıp, kabloyla boğulduktan sonra kalbinden bıçaklanarak, öldürülmüştü.
Mektuptan tasarlanmış cinayet çıktı.

Polise teslim olan Zafer Pehlivan, tutuklanmış, Cankel ise memleketi Muğla'da toprağa verilmişti. Cankel'in Isparta'da birlikte eğitim gördüğü arkadaşları Güleda'nın mezarını ziyaret etmişlerdi. (Sabah)

Üye Ol



Üye Girişi