Kadın ve Siyaset

05.12.2012 1241

 

 
5 Aralık 2012 ‘de kadına verilen ‘Seçme ve Seçilme Hakkı’ nın 78. Yıldönümünde yine erkekler övünerek kadın konusunu anlatacaklar.
5 Aralık 1934 yılında bu hak verildiğinde henüz Fransa – 1944 (10 yıl sonra), İtalya 1948 (14 yıl) İsviçre 1972 (38 yıl) gibi Avrupa ülkeleri kendi kadınlarına bu hakları tanımadı diyecekler.
 
Fransa Devrimi kadınlarını unutan bir devrimdir.
Ekim Devrimi kadın haklarında inanılmaz başarılı adımlar atar.
En önemlisi de kadınlara yönelik değişiklikleri yaşama dönüştürür.
Aydınlanma devrimi kadınlarını unutmaz.
Çünkü Mustafa Kemal Atatürk kadınlarla Kurtuluş mücadelesini birlikte sürdürür. Kadının katkısını asla yadsımaz. Öngörülü bir lider olduğu için
kadın hakları konusunda çağdaş adımlar atar.
5 Aralık 1934 yılında atılan ‘Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı’ adımını ondan sonraki yönetenler yaşama dönüştürmezler.
Hatta bizim siyasiler bunu öyle abartırlar ki neredeyse bu hakkı dünyada ilk tanıya ülke biziz gibi sunarlar.
 
Son kitabım Göçmen Kalem’de dünyanın neresine gidersem gideyim öncelikle ilk sorum; o ülkede kadın haklarının konumu ve kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesinin yılını öğrenmek oldu.
 
Kaldı ki önemli olan verilen hakkın yaşama dönüştürülmesi olmalı.
Yoksa yasalarımızda kadına yönelik büyük sorunlar yok. Yaşamdaki sorunlar, kadının önüne konan yazısız yasaların oluşturduğu barikatlar.
 
O nedenle ‘Kadına Seçme ve Seçilme Hakkı’nın verildiği 78.yıl kutlanma yerine sorunların konuşulduğu bir yıl olmalı.
Kutlanacak ne var ki?
TBMM’de kadınlara ait 200 koltuk adeta işgal altında.
81 kentimizin ikisinde kadın Belediye Başkanı var.
Kadın konusunda hala ilkleri ve tekleri sayıyoruz.
Oysa kadınlar artık eşit yurttaş olmak istiyorlar.
 
Haklarını yaşamın her alanında seçerek ve seçilerek kullanmak
 
Erkek egemen bakış yaşamın tüm hücrelerine sinmiş durumda.
Söylemdeki dilde, yaklaşımda kadınlar asla kabul görmüyorlar.
Şiddet kadınlara göz açtırmıyor.
Siyasi tartışmalar kadının üzerinden yürütülüyor.
Bakın, Mustafa Çadır uzmanlık tezinde siyasi partilerin kadın kolları çalışması için araştırma tezinde ne diyor: “Siyasi parti kadın kolları genel olarak mahalle toplantıları, ev gezileri, kermes, hasta ziyareti ve yardım çalışmaları gibi siyasi getirisi düşük ikincil faaliyetler yürütmektedir. Yürüttüğü faaliyetler sebebiyle kadın kolları, parti içinde siyasi bir yapıdan ziyade sosyal bir kuruluş görünümündedir. Kadın kollarının şu anki görünümüyle kadın sorunlarının siyasete taşınması ve kadınların karar alma mekanizmalarında temsilinin arttırılması işlevlerine hizmet edebilecek bir konumda olduğunu söylemek güçtür.
Bu çerçevede kadın kollarının parti içi karar alma ve politika oluşturma süreçlerine aktif katılan bir yapıya dönüştürülmesi gerektiği düşünülmektedir.”
 
Uzmanlar verilecek mesajları önce kadınlara anlatın diyor.
Siyasi mesajı, projeyi kabul eden kadınlar bunu kitlelere çok kolay aktarırlar. İktidar yolunuzu açarlar. O nedenle iktidar olmak isteyen siyasi partiler kadının seçme ve seçime hakkını özgürce kullanmasına destek olmalı. Kadının mücadelesine, birikmiş potansiyelini önemsemeli ve sözüne kulak vermeli.
 
İktidar umudu, kadının siyasete katılımı ile çiçek açar.