Annelik, en zor meslek…

02.05.2010 0

İnternette ebeveynlik ve bilhassa da anne-çocuk ilişkisine dair son bilimsel gelişmeleri içeren makaleleri arastırırken karşıma bir yazı çıktı, önce önemsemedim ama sonra oldukça ilginç geldi ve okumaya devam ettim. Çünkü bu anneliğe dair ama bir baba tarafindan yazılmış bir yazıydı; bu kadar samimiyetle yazılmış bir yazı, özeleştiri yapabilecek kadar güçlü karakterli ve kadın-erkek ilişkisinden öte egosunu bir kenara bırakarak eşine bir “insan” gözüyle bakabilen erkekler de olduğunu görmek beni çok mutlu etti. Ayrıca hep kadınlar olarak bildiğimiz ve kendi aramızda konuştuğumuz şeyleri bu sefer erkek gözüyle anlayalım diye bir kısmını sizlerle de paylaşmak istedim.(*) 

 

 “Her fırsatta söylüyorum; burada da tekrarlayayım: annelikle karşılaştırılınca babalık dünyanın en palavra şeyi. Sanal bir krallık, içi boş bir sıfat. Babanız idolünüz olabilir, muhteşem bir insan olabilir; ya da siz bizzat harika bir baba, mükemmel bir adam olduğunuzu düşünebilirsiniz ama annelerin yanında bir hiç. En azından ben öyleyim. Altını değiştiririm, banyosuna yardım ederim, giydiririm, soyarım, beslerim, yemeğini, sütünü hazırlarım, çok çok çok mecbursam yediririm (zulüm!) ama bunların hiçbiri bana bir paye vermez.

Umursamaz anneler de gördüm ama ‘anne yüreği’ lafı neymiş, annem neden benim çıldırdığım huylarına karşı “bir gün çocuk sahibi olursan anlarsın” dermiş, şimdi anladım. Karnında taşıyan, yiyeceğini bir kordonla paylaşan, sütünü veren, kokuyla anlaşan bir varlığın yanında babaya anca romantik hayaller ve kendi kendine biçtiği palavradan imajlar kalıyor ne yazık ki. Hayattaysa ve henüz anne-baba olmadıysanız şunu bilin ki anneniz yüzde 99.9 oranında dünyada karşınıza çıkacak en kutsal ve hayran olunası varlık. Bana göre hava hoş. Doğadaki her erkek gibi kendime binbir meşgale ve bahane bularak zavallı dişiye derdi yıkabiliyorum. Bunu bu niyetle yapmıyorum ama dönüp bakınca böyle olduğunu görüyorum. Yani sonuçta insanın çocuklarından daha önemli, öncelikli ve kıymetli şeyi olmamalı. Benim var. Konu bu da değil (başta söylediğim gibi günah çıkarıyorum şu ana dek). Biz ise hayatında çocuk nedir bilmemiş ve ömrünü ortalamış bir çift olarak el yordamıyla kah okuyarak, kah dinleyerek bir şeyler öğrenmeye, mümkün olduğu kadar az hata yapmaya ve mutlu, sağlıklı ve huzurlu çocuklar yetiştirmeye çalışıyoruz. Kolay değil…” diye devam ediyor Serdar Kuzuloğlu’nun yazısı…

Öncelikle kendisine çok tesekkür etmek isterim, bu kadar objektif olan yazısı için... Evet gerçekten de ev kadınlığı ve annelik, dunyanın en kutsal ve en zor mesleği, ABD’de Salary.Com tarafından 2006’da yapılan bir araştırmaya göre ev kadını ve çocuklu bir annenin yaptığı isler yıllık  $134,121 değerinde maaşa eşit (NY, Reuters, May 3, 2006), yani bu işleri maaşlı yapıyor olsa bir anne bu kadar ücret alacak, tarihe de dikkatinizi çekerim…Dolayısıyla burada ev kadınları ve annelerin ücretsiz çalışarak ekonomiye olan katkısı yadsınamaz…Bu çalışmanın ayrıntılarını önümüzdeki yazıda paylaşacağım, ama burada asıl şunu belirtmeden de geçmeyeceğim, tıpkı Serdar Bey’in “umursamaz anneler de gördüm…” dediği gibi, annelik, ve tabii babalık da, kısacası “ebeveynlik”, ne yazık ki oldukça subjektif bir kavram ve her baba yiğidin harcı degil! O yüzden herkese, annelerimizi şükranla andığımız ve benim de çocuğumdan kilometrelerce otede ayrı geçireceğim bu kutsal gün için su mesaji vermek istiyorum, “ebevyn olmadan önce lütfen iki kere düşünün, çünkü cocuk sahibi olmak ve çocuk yetiştirmek öyle ÇOCUK OYUNCAĞI DEĞİL, bir insan dünyaya geliyor, ve genellikle babalar çocuklarını daha farkedemez ve önceliklerini onlara göre belirleyemezken, çoğu anne o çocuk rahimlerine düştüğü andan itibaren hayatlarını çocuklarına adarlar, ve bu karşılıksız mesleğin emekliliği de yok, ezasıyla-cefasıyla ölene dek sürer…Çoğu anne dedim çünkü rahmetli anneannem “anne var, annecik var” derdi, bunun farkını da ancak GERÇEK anneler anlayabilir…Sözlerimi Leyla Alaton’un çok hoşuma giden bir sözüyle bitireceğim, “Ebeveynlik, insanın kendi yüzünde traş yapması gibi birşey!” yani kestiğiniz yerler iz bırakıyor ve geriye dönüşü de yok maalesef. Anneler Günü’nde tüm gerçek annelere sevgilerimizi yolluyoruz… 

(*) Yazının tamamı için bkz: http://mserdark.com/kisisel/dunyanin-en-zor-meslegi-anne-babalik