Aden Bebek; bombalar patlayan dünyaya hoşgeldin!

01.10.2011 0

Aden Bebek bombalar patlayan Ankara’da yaşama gözlerini açtı.
Aynı anda Ankara’da, ülkede, dünyada kaç bebek bombaların patladığı yerlerde yaşama ‘merhaba’ dedi?  Kaç bebek?

Kaç anne, çocuğunu kucağına aldığı andan itibaren patlayan bombaları unuttu? Kaç babanın heyecanlı bekleyişle yüreği pır pır attı? Anne de baba da dünyaya gelen bebeğin sevinci, coşkusu ve mutluluğuyla patlayan bombaları inanın o anlarda unuttu.
Çünkü kucaklarında yeni bir yaşam filizlendi…
Onların bakımı ve sevgisiyle yaşama tutunmaya hazırlan bebekleri dünyaya geldi.
Masum bebekler gibi masum kız bebek...
Aden’in anlamı cennet...
Çocuklarımıza cennetler sunamadık...
Yaşanası dünyalar için mücadele etmedik.
Bir anneler gününde;  anneciğim, sana demokrasi armağan edemedim diye yazdım. Çocuklarımıza yaşanası bir dünya sunamıyoruz.
 
Ankara’da o bombaları patlatanlar artık sivil yaşamlara yöneliyorlar.
İnsanların sıradan yaşamlarına bombalar koyarak onları yaşamdan koparıyor, geride kalanları gözü yaşlı bırakmaktan utanmıyorlar.
Bu bombaları koyanları kınıyorum.
 İnsan yaşamına kıyanları ne yazık ki insan görmüyorum.

Bir ülkenin insan hakları notunun tek ölçüsü bebek ölümleridir. Bir ülkede bebek ölümleri çoksa o ülkede insan hakları ihlal ediliyor. Ülke insan hakları konusunda sorunlu ülke görünüyor. Oysa bu sorunları azaltmak, insanların huzur, güven içinde yaşamlarına katkı koymak gerekir.

Ülkemizde zaten her evde darbelerin bir fotoğrafı asılı duruyor. Bir de savaş fotoğrafları asılıyor. Bu fotoğraflar o duvarlarda asılı kaldıkça kaç aile bu acılara takılmadan yaşayabilir ki? Kaç evde kin yüreklere bağdaş kurmaz ki? Kaç insan huzur içinde evinden çıkar ki?
Patlayan tuzak bombalara karşın evlerimizden çıkmalı, yaşama sarılmalı yeni bebeklerin doğumuna koşmalı, açan çiçeği koklamalı, güneşle güne doğmalı, ayın seyrinde dinlenmeli ve sevmeliyiz…

Aden bebeği dünyaya getiren Melek Dağlı 40 yaşında anne, sevincini anlatamam. Abdullah Alp Dağlı 41 yaşında baba ve yüzlerindeki mutluluk görülmeye, yaşam müjdesi alınmaya öylesine değer ki?
Savaşın da kuralları vardır.
Sivil yaşamlara yönelmek insanlıktan çıkmaktan öte nedir ki?
Gün birlik ve dayanışma içinde yaşamak günüdür.
Filizlenen yeni yaşamlar gibi yaşama sarılmalıyız.
Sorunlarımızın üstünü örtmeden tartışmalı ve çözmeliyiz.
Kendi sığ, bencil, kısır tartışmaların olduğu gruplarımızdan çıkmalı, başka seslere, kalemlere, düşünceler kulak vermeliyiz. Olaylara kendi penceremizden bakmayı sürdürürsek insan olmaktan uzaklaşırız.

Nazım Hikmet’in şiiri, Aden Bebek ve tüm bebeklere armağan olsun!
İnanın, güzel günler göreceğiz çocuklar
Güneşli günler göreceğiz
Motorları maviliklere süreceğiz çocuklar
Işıklı maviliklere süreceğiz
Çocuklar inanın, inanın çocuklar
Güzel günler göreceğiz güneşli günler
Motorları maviliklere süreceğiz.


* Yazar, Bank-Sen Genel Başkanı