Ankara’da politika yapma mekânları

02.08.2012 610

Ankara’da politika dış mekânlardan iç mekânlara taşınır oldu. Çünkü kitlelere ulaşma yöntemi değişti. Artık siyaset insanlara dokunarak değil televizyon, sosyal medya ile oluyor. O nedenle politika sokaklardan çekilmiş görünüyor. Bu görünüme karşın Ankara ülkenin politik başkenti olduğu için hak aramaların da merkezi olma konumunu inadına sürdürüyor.

ANKARA’YA KOŞMAK…

Ankara, Ankara güzel Ankara,

Seni görmek ister her bahtı kara.

Senden yardım umar her düşen dara

Yetersin onlara güzel Ankara.”

Bu sözün son dizesinde söylenen ‘yetersin’ sözünü yetmezsin yine de sana koşarlar diye değiştirmek daha gerçekçi olur. Yetmese de ülkenin her yerinden Ankara’ya ve yok edilen meydanlarına koşulur.

Bireysel ya da kitlesel olarak insanların aklına ilk koşacakları kent olarak Ankara gelir. Hatta sorunların çözümü konusunda Ankara dertlilerin aklından hiç çıkmaz.

Siyasi partiler, sivil toplum örgütleri ile kurumsal ilişkiyi başarmıyor. Liderler güçleri elinden gidecek diye STK’larla kurumsal ilişki kurmak istemiyor. Politikanın okulu olan siyasi partiler, politikayı besleyen kanallara sahip sivil toplum örgütleri ile buluşamıyor ki, sokakla, meydanla buluşsun.

CHP VE SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ

Sanırım ilk kez bir siyasi lider CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu bu eksiği duymuş olmalı ki, ‘Sivil Toplum’u işlevsel olarak üçe ayırdı. İşçi ve Kamu Çalışanları örgütleri için sendikacı Yakup Akkaya’yı, İşveren Örgütlerine Erdoğan Toprak’ı, ‘Sivil Toplum Örgütleri’ne Nihat Matkap’ı görevlendirdi. Siyasilerin bugüne değin ‘Sivil Toplum’ ile başaramadıkları kurumsal ilişkiyi başarmak için. Kurumsal ilişkinin en yaşamsal özelliklerinden bazıları sorunları bilmek, çözüm projeleri üretmek, ilişki içinde oldukları örgütlerle aynı dili konuşmak. Gelişen bu diyalogla diyalogsuzluğu ortadan kaldırmaktır. İktidara birlikte yürümenin güvenini verip destek almak kurumsal kimliklerle kurulan kurumsal ilişkinin başarısıdır.

Bizler 70’li yıllarda Ankara’nın gecekondu semtlerinde parti başkanları, milletvekilleri ile tartışma şansı yakalamış gençlerdik. Şimdi gençler sevdikleri, oy verdikleri parti başkanlarını televizyonlarda izliyor, gazetelerde okuyor. Bu uzaklık bizdeki gibi liderlere karşı tutkulu bir sevgi yaratamıyor.

Partiler yeni iletişim alanları ile daha geniş kitlelere ulaşmanın yollarını seçiyorlar. Görsel ve yazılı iletişim alanlarına bir de sosyal medyayı ekleyerek politika yapmanın kolaycılığındalar. Oysa politika dokunarak yapılırsa gücü de o kadar etkili olur.

ANKARA POLİTİKANIN KALBİ…

Ankara ne kadar politikaya kapatılırsa kapatılsın politik bir kent olma gerçeğini sürdürüyor. Son yıllarda politikanın aydınlık yüzü karartılıp, eril yüzü yok edilse de Ankara’nın sokaklarından, meydanlarında kayan politika karanlık odalara sığmıyor. Ankara tüm karanlık oyunlara karşın yine de politik kent olma özelliğini cafelerde, kahvelerde, pastanelerde, lokantalarda, örgütlerde, üniversitelerde koruyor ve politika soluyor.