Uluslararası Standartlar Lütfen…

28.02.2011 475

Bu ay her zaman özel, bildiğiniz gibi 8 Mart Uluslararası Kadınlar Günü… Bu günün hikâyesini ve kronolojisini gecen seneki 1 Mart 2010 tarihli yazımda anlatmıştım; hatırlarsanız kadınlara bu özel günü kazandıran ve daha önce mihenk taşı oluşturan pek çok olayın ardından 8 Mart tarihi, 1917’de savaşta ölen iki milyon Rus askeri nedeniyle Rus kadınlarının "ekmek ve barış" grevine başlayarak oy hakkı kazanmaları serüvenine kadar uzanıyor.Dolayısıyla burada kadınların sadece kendileri için değil, ama barış için erkekler adına omuz omuza verdikleri kolektif bir çabanın karşılığı söz konusu. O yüzden kadınların adım adım göstermiş oldukları bu benzer çabayı, mağara devrinden kalma “avcılık” içgüdüsünden sıyrılıp, anlamsız ve bencil GÜÇ ve HIRS mücadelesinden kurtulup gelecek nesillerin huzuru, dünya barışı ve adaleti için artık erkeklerin de göstermesi gerektiğini önemle vurgulamak istiyorum; özellikle de Orta Doğu’daki kargaşaya dikkat çekerek! Nasıl bir duygudur bu “diktatörlük” bilemiyorum ama masum insanlara zarar verdiğine göre iyi bir şey olmadığı kesin ve genellikle de kadınlar arasından çıkmadığı için de kendi adıma seviniyorum… Bu kısa mesajın ardından bu ayki yazımda asıl üzerinde durmak istediğim konu ise yine ülkemiz adına biraz canımızı yakacak…Her sene bu özel gün için hangi ülkelerin ne tür aktiviteler yaptığını takip ettiğim internet sitesine yine göz gezdiriyordum, şu anda ABD’de olduğum için bana en yakın ve tarihleri en uygun aktivitelere katılmak için incelerken ülkeler sıralamasını gördüm: İngiltere 331 aktiviteyle birinci sırada yer alırken, Kanada 208, ABD 157, Avustralya 151 ve İrlanda 37 aktiviteyle ilk beş ülke içinde yer almış, sonrası için ise “diğer ülkeler” başlığı atılmış.Daha önce hiç dikkatimi çekmemiş olmalı ama bu sefer heyecanla diğer ülkeler kısmından T harfine giderek Türkiye’yi buldum, önce bir an listede ismimiz yok diye oldukça endişelendim ama sonra Türkiye’yi görünce tam sevineyim derken bu sefer de sevincim kursağımda kaldı, çünkü sonradan üçünün de zaten aynı olduğunu fark ettiğim İstanbul-Ankara-İzmir için sadece tek bir aktivite listelenmiş… Dolayısıyla ne yazık ki gerçekten sevinemedim… Güney İspanya Flamenko’sunu mistik Doğu Sufizmi’yle sentezleyen resim sergisinde Mevlana Celaleddin Rumi’nin “farklı din, dil ve kültür ayrımı gözetmeksizin ”bütün insanların kardeş olduğu felsefesine dayanarak ülkeler arasında kültürel bir köprü kurmayı hedefleyen sergisi ve bunun International Women’s Day web-sitesinde yayınlanmasını sağlayıp ülkemizi temsil ettiği için Derya Var’a teşekkürler… 1 Kasım 2009’da yazdığım Global Rekabette Sınıfta Kaldık başlıklı yazıma atfederek, orada da global rekabetçilik index’inde maalesef çok gerilerde olduğumuzu ve global standartları takip etmediğimiz ölçüde fazlaca da bir yere varamayacağımız gerçeğini vurgulamıştım. Çıtayı yükseltmediğimiz ve global ölçülerle hareket etmediğimiz taktirde ne yazık ki, kendi kendimize gelin güvey olup yerimizde sayıklamaya devam edeceğiz. Bir şeyler yapma çabası içinde olan ve kesinlikle akıllı, fedakar ve çalışkan bir milletiz ama sesimizi duyurabilmek için daha çok organize olup, bilim, sanat, spor her alanda uluslararası kulvarlarda daha çok boy göstermeye mecburuz, yoksa işte ülkemizin ismi listede var mi diye endişe duyup tek bir aktivite var diye de hayal kırıklığına uğramaya devam edeceğiz… Ben de bu anlamlı ayda kendi adıma ülkemi temsil edecek olmanın mutluluğunu yaşıyorum; Global Focus Programı çerçevesinde 2010-2011 öğretim dönemini Türkiye Yılı ilan eden Chatham Üniversitesi’nde Kadın İşletmeci ve Girişimci Liderler Konuk Serisi çerçevesinde aldığım davet üzerine Türk Kültürü ve İşletmeciliğini konu alan bir konuşma yapıyor olacağım, bu vesileyle ülkemizi uluslararası platformda tanıtacak olmanın sevincini yaşıyorum… O yüzden lütfen artık özveriyle kendi kutumuz içinde yaptığımız çabaları daha çok görünür hale getirelim, ki içinde yaşadığımız dünya meseleleri üzerine daha fazla soz hakkimiz ve temsil gücümüz olsun…Unutmayalım ki hedefimiz cinsiyet ayrımcılığı değil, gelecek nesillere bırakacağımız huzurlu ve barış dolu bir dünya için evrensel insani değerler baz alınarak kadın/erkek ortak ve samimi bir çaba olmalı; erkeklerin de ayni hedef çerçevesinde ve içtenlikle kadınlara her platformda gereken fırsatları tanıyacaklarını ümit ediyoruz. Bu ümitle hepinizin Kadınlar Gününüz kutlu olsun…