2. Dünya Emek Kongresi

01.07.2010 834

KANADA’DAN…Kanada’nın Vancouver kenti sanki yıllarca saklanmış sonra da dünyaya sunulmuş uzak bir cennet. Bir iki gün gözlemlediğiniz kentte; Vancouver mı Hongcouver mı diye insanın sorası geliyor. Pasifik Okyanusu kenarındaki turizm kentinde denizin üstüne kurulu kongre merkezi bir tasarım harikası.  ‘Biz kimiz?Ne için koşturuyoruz?Biz insanlarız.Değişikliği yaratanızDaha insan onuruna yakışır bır dünya içinKrizden küresel adalete şimdi insan!’‘Now the people!’Sharan Burrow ITUC BAŞKANIKanada Emek Konseyi Başkanı: Kuzey Amerika’nın yerli halkının torunları olarak bizler sizlere hoş geldiniz diyoruz. İlk halkların kültürünü kendi bünyemizde yoğurduk. Bir kültür çokluğuna sahibiz. İlk değer saygınlık ve insan onuruna yakışır bir yaşam. Kanada’nın ilk yerli halkı yaşlı kadın ve erkek toprağın ilk sahibi olarak Kızılderililerin duasını okudular: “Toprak ana bize bu güzellikleri bağışladığı için teşekkür ediyorum. Bu kıymetli dünyanın değerini bilmemiz ve torunlarımıza bırakmamız gerekiyor. Kızılderili halkı tamamen kültürünü barış üzerine kurmuştur. Barış sürdüğü sürece toprak ana vermeyi sürdürecek. Bana kuvvet ver kardeşlerimle kavga için değil en büyük düşman olan kendi nefsimi terbiye için.” Duadan sonra yaşlı Kızılderili adam tek elinde müzik aleti hem çaldı hem söyledi. Bir ağıt, bir nefes, bir deyiş, bir bozlak bir baladı sanki… Kızılderililere kalan yerli halkın rengi olmak, dans yapmak, şarkı söylemek… “ Adaletin bu mu dünya?”2. Dünya Kongresi’nin 4. Gününde 312 konfederasyon 156 ülkeden 956 katılımcı ile katıldılar. Katılımcıların 374’ü kadın ve kadın delege oranı % 44.  Kongrede kadınlar adına sevindirici bir karar duyuruldu. ITUC tüzüğünde genel konseye kadın katılım oranı kritik eşik olan yüzde 33’ten yüzde 40’a çıkarılma kararı alındı. ITUC’un 4 yıl başkanlığını yapan Avustralyalı kadın Sharon Burrow muhtemelen daha etkin bir pozisyon olan genel sekreterliğe, Almanya’nın işçi Konfederasyonu DGB Başkanı Michael Sommer da başkanlığa seçilecekler.Kongrenin 2. Gününde IMF ve Dünya Ticaret Örgütü genel direktörleri, ILO genel direktör yardımcısı birer konuşma yaptı.Aynı gün KESK Başkanı Sami Evren, Türkiye’deki demokrasi ve sendikal hakların ihlalinden söz etti. Kongrenin açışında  delegelere gösterilen ITUC’un 4 yıllık çalışma belgeselinde; sendikal hak ihlalleri bölümünde KESK gözaltına alınan 26 sendikacı ile ilgili basın toplantısı da yer almıştı.Kongrenin 4. Gününde 117. Kişi konuşma yaptı. Aynı gün önce Arjantin işçi konfederasyonu CTA’nın başkanı Pedro Wastejke en ciddi sorunlarının işsizlik ve yoksulluk olduğundan söz etti. Daha sonra Arjantin Devlet Başkanı Cristina Fernandez kongrede çarpıcı bir konuşma yaparak herkesi büyüledi.Kongre boyunca her gün değişik ülkeler çeşitli etkinliklerle seslerini duyurmaya çalıştılar. Bu çarpıcı seslerden biri de Türk - Yunan konfederasyonlarının ortak açıklamaları olan barış bildirgelerinin ITUC’un gelecek 4 yıllık çalışma programına dâhil edilmesini istediler. İki ülke sendikaları barışa duyarlılıklarını ve bildirgelerini genel kurula da sundular. Türkiye’den Türk – İş, Hak- İş ve KESK barış vurgusu yaptı.  Çarpıcı sloganlardan biri de ‘ITUC Kadına Karşı Şiddete Hayır’ diyor. 21 – 25 Haziran günleri Vancouver’da yapılan 2. Dünya Kongresinin kararlarının yaşama dönüşümü zaman alacak. Güzel olan 4 yıl önce Viyana’da yapılan ITUC 1. Kongresine kadın delege götürmeyen üye konfederasyonlara genel kurulda oy kullandırılmadı. O nedenle bu yıl üye konfederasyonlar kadın delegelerle katıldılar. Bundan daha güzel bir yaptırım olabilir mi?