Ne Kadar Yol Katettik?!

01.03.2010 793

Uluslararası Kadınlar Günü (8 Mart), tüm dünyada kutlandığı gibi pek çok ülkede de milli bayram olarak kabul edilmektedir. Çoğu zaman milli sınırlarla ve etnik, din/dil, kültürel, ekonomik ve politik farklılıklarla kıtalararası ayrılan kadınlar bu anlamlı günde bir araya gelerek, eşitlik, adalet, barış ve gelişme yönünde geçmişe dönüp ne kadar yol katettiklerine bakma olanağı bulurlar.Bu anlamlı gün aslında kendi halinde yaşayan sıradan kadınların günüdür ve antik Yunan da Lysistrata ile başlayıp Fransız İhtilali sırasında parizyen kadınlarının Versailles önündeki yürüyüşlerine kadar uzanır; ama Uluslararası Kadınlar Günü fikri asıl ilk kez, nüfus artışı ve radikal ideolojilerle genişleyen, turbulansa giren ve endüstrileşen dünyada ortaya çıkmıştır. Aşağıdaki kronoloji bu güne ilişkin önemli olayları özetlemektedir:1909: İlk Dünya Kadın Günü, Amerikan Sosyalist Partisi tarafından yayımlanan bir deklarasyonla ilk kez 28 Şubat günü tüm Amerika çapında tanındı. Kadınlar bu günü Şubat ayının son Pazar günü olacak şekilde 1913 e kadar kutlamaya devam ettiler.1910: Sosyalist Enternasyonal in Kopenhag daki toplantısında ilk kez uluslararası düzeyde bir Kadınlar Günü oluşturuldu. Öneri, 17 ülkeden 100 den fazla kadının oluşturduğu konferansta anonim olarak onaylandı ve bu kadınlar arasında Finlandiya parlamentosuna giren 3 kadın da dahil di. Bu konferansta herhangi özel bir gün tespit edilmedi.1911: Bir önceki sene Kopenhag da alınan karar nedeniyle Uluslararası Kadınlar Günü ilk kez 19 Mart ta milyonlarca kadın ve erkeğin katılımıyla Avusturya, Danimarka, Almanya ve İsviçre de kutlandı. Oy kullanmanın yanında, kamuda görev alma, çalışma hakkı, eğitim hakkı ve işte ayrımcılık gibi konularda taleplerde bulundular. Bir hafta sonra, 25 Mart ta, New York taki trajik Triangle yangınında 140 tan fazla İtalyan ve Yahudi kadın mülteci çalışan hayatını kaybetti. Bu olay, ABD deki çalışma yasaları ve koşullarının dikkate alınmasında etkili olduğu gibi bundan sonra Uluslararası Kadın Günü nün kutlanmasına da bir vesile oldu.  1913-1914: I.Dünya Savaşı’nın eşiğinde, barıs hareketinin bir parçası olarak Rus kadınları ilk kez, 1913 Şubat ayının son Pazar gününü Uluslararası Kadın Günü olarak kutladılar. Bunu takip eden sene, Avrupa nın diğer ülkelerinde ise 8 Mart ve civarı tarihlerde hem savaşı protesto etmek hem de hemcinsleriyle omuz omuza olduklarını dile getirmek amacıyla kutlamalarını yaptılar.1917: Savaşta ölen iki milyon Rus askeri nedeniyle Rus kadınları yine Şubat ın son haftasını seçerek "ekmek ve barış" grevine başladılar. Siyasi liderler bu greve karşı çıkmalarına rağmen kadınlar vazgeçmediler. Gerisi bilinen tarih: Çar tahttan çekilmeye zorlanarak geçici hükümet kadınlara oy hakkı verdi. Bu tarihi gün, Rusya da Julian takvimine göre 23 Şubat ama Gregorian takvimi kullanan diğer her yerde 8 Mart olarak tarihe geçti.Bu ilk günlerden beri Uluslararası Kadınlar Günü, gelişen ve gelişmekte olan ülkeler için yeni bir global boyut haline geldi. Bu hareket, BM tarafından gerçekleştirilen dört konferansla da iyice sağlamlık kazandı. 1945 te San Fransisco da imzalanan ilk uluslararası BM anlaşması ile de cinsiyet eşitliğinin "temel bir hak" olduğu tescillendi. O zamandan beri BM, kadınların dünya çapında statülerinin gelişmesi yönünde uluslararası düzeyde çeşitli stratejiler, standartlar, programlar ve hedefler belirleme konusunda görev aldı. BM in aktiviteleri zamanla dört ana çerçeve etrafında yoğunlaştı; hukuki ölçütlerin geliştirilmesi, kamuoyu görüşü ve uluslararası hareketlerin mobilize olması, cinsiyet ayrımı yapılmadan istatistiklerin temin edildiği eğitim ve araştırma çalışmaları ve dezavantajlı gruplara direkt yardım edilmesi.Bugün hala BM, dünya kadınlarının tümü katılmadığı veya desteklenmediği ölçüde "toplumları sosyal, ekonomik ve politik yönden tehdit eden pek çok sorunun çözülemeyeceği" ilkesi çerçevesinde çalışmalarını sürdürmektedir (Kaynak: United Nations Department of Public Information--DPI/1878)Yeni bir 8 Mart ın eşiğinde geçmişe dönüp bakarsak, 21. yuzyılda ve uzay çağındayız yukarıdaki son cümleye bilhassa dikkatinizi çekerek kadın haklarıi bir yana (çünkü hepsi zincirleme birbirine bağlı ve biri diğerinden ayrılamaz); kadın-erkek, zengin-fakir, sağcı-solcu, dinci-laik, o etnik-bu etnik, asker-sivil, zenci-beyaz, vb. bir turlu paylaşamadığımız şu dünyada KALKINMA, BARIŞ, HUZUR, ADALET, sizce ne kadar yol katettik?!...