Filistinli kadın

01.10.2009 625

İsrailliler, Filistinli İnsan Hakları Savunucusu Fevziye Sudki Cabir’in 56 yıllık evini elinden alıp yerleşiyor. O ve ailesi çadırda yaşamaya başlıyor.  Bir gün yorgun olduğu bir dinlenme anında uykuya dalıyor, uyandığında altı İsrail askerinin silahları kendisine çevirdiğini görüyor. Ellerini dua etmek için kaldırıp “Allahım bana yardım et” dediği anda askerler bırakıp gidiyor. O olaydan sonra iki yıl psikolojik tedavi görüyor.Televizyonda öyküsünü anlatıyor: “Komşumuz Yahudi yerleşimci üç gün boyunca kapısını açık bıraktı. Eşim bana “ evin kapısını kapat!” dedi. Dokunmadım. Kameralar vardı. Parmak izlerimi alacaklar. Çünkü bizlere hep tuzaklar kuruyorlar… Eşim hasta tekerlekli sandalyede çöplerini bize bırakıyor, çocuklarının bezlerini atıyor, kanalizasyonları tıkıyorlar. Belediye gelip açmıyor. Kış günü bu tür işkenceler yaşadık. Filistinli bir gencin fotoğrafını duvara asıp çocuklara nişan aldırıyorlar. “Sarı mermi anlına, kırmızı mermi beynine, yeşil mermiyi gözlerine atın.” “Evimi geri almak için hukuk mücadelesi vermeye başladım. Bu arada İbranice öğrendim. Fevziye’yi televizyonda izlerken yüreğim daralıyor. Gazetecinin karşısında soruları bir öğrenciyi edasıyla yanıtlıyor. “İsrailli yetkili evi almak için 15 milyon dolarlık bir çek verdi. Çeki alıp yırttım. Her eylemimde üstüme silahlar çevriliyor. Sekiz yıl kuşatmalarla geçti.Evimi aldıkları gün kendi kendime yemin ettim ki; Mescid – i Aksa’yı terk etmem ve çadır’da yaşamayı seçtim. Eşim hastaneden geldi. Baktı çadırda yaşıyorum. Bu manzaraya dayanamayıp kalb krizinden öldü. Oysa biz herkese selam size olsun diyoruz. Barış sözcüğü İslam’ın armağandır. Çadırda herkes beni ziyaret etti. Biz, dünyaya Filistin’in vatan hakkını savunarak gösterdik.Mescid_ i Aksa’nın altına sığınak yapılıyor ve üstündeki ağaçlar çöküyor. Yahudi nüfusu yüzde yetmiş olsun istiyorlar.”Filistin mücadelesinin canlı tanığı kadına gazeteci soruyor: “ El – Fetih, Hamas ayrımı nedir?”, yanıtlıyor: “ Filistin halkının El - Fetih – Hamas ayrımı sona ermeli. Birlik oluşturmalılar.”“Evinizin tapu kayıtlarını almak için Türkiye’ye geldiniz?”, “ İnşallah evime elimde tapu kayıtlarımla geri döneceğim. Osmanlı arşivlerinde tapumu bulacağım. Türk Devleti işimi kolaylaştırıyor. Bu tapuya ulaşırsak pek çok aileyi kurtaracağız. 45 ailenin tüm sorunları çözülecek. Bu tapu topraklarımıza kavuşmamızı sağlayacak.”“ Duvar, yerleşimciler, Gazze – Ramallah bölünmüş. İşsizlik var. Bütün bunlar yan yana gelince Filistin’in işi zor değil mi?   “ Çocuklar, dedeler, babalar ayrı yerlerde yaşıyor. Arada duvarlar var. Üç dakikalık kavuşmamız üç saati buluyor. Hapishaneler Filistinlilerle dolu, mahkûmlar dağlarda altı yıldır çalıştırılıyorlar.”“57 yaşındasınız ve mücadelenizi sürdürüyorsunuz? Kaç Filistinli bunu yapar?” hemen yanıtlıyor. “ Çok Filistinli bunu yapıyor ve yapar.”Fevziye’yi dinlerken, İsrail’in ilk kadın başbakanı Golda Meir’in 1969’da söylediği sözü anımsıyorum:“ Sanki daha önceden bir Filistin halkı varmış gibi… Hiçbir zaman bir Filistin halkı olmadı.” Fevziye’nin mücadeleci yüzünde molalar verip; Filistinli kadınların tüm tuzakları direnişleriyle aşacaklarını görüyorum…Bir şiirle yazımı noktalamak istiyorum:“Hiçbir ırkın tekelinde değildir güzellik, Ne zekâ, ne de güç, Herkese yer vardır,Zafer randevusunda.”