Mona Lisa mıyım, seni bekliyeyim!

31.08.2009 700

Kadınlarla konuştum, erkeklere yazıyorum…O güzel tabloyu bilmeyen, adını duymayan var mı?Leonardo da Vinci’nin ünlü yapıtı ‘Mona Lisa’, Paris Louvre müzesinde sergileniyor.Gizemli gülümsemesi ile yıllardır gizi çözümlenmemiş, insanı kendine baktıran portre…Bruno Nardini, bu tablo için noktayı kendince şöyle koydu: “ Mona Lisa’nın gülümsemesi, başkalarının henüz bilmediği şeyi ‘bilen’ kişinin hüzünlü bilincidir.”O portre 1963’te Amerika’da, 1974’te Japonya’da sergilendi. O tarihten sonra bir daha ‘Louvre Müzesi’ dışına çıkması yasaklandı.Yolunuz ne zaman Paris’e düşer, ‘Louvre Müzesi’ne giderseniz, ‘Mona Lisa’ size gülümser.Çünkü o hep bekliyor…‘Louvre Müzesi’ne on yıl sonra da gitseniz ‘Mona Lisa’ sizi bekler. Pek çok erkek, kadınların kendilerini ‘Mona Lisa’ gibi beklemelerini istiyor. Hiç düşünmezler ki, beklenmeyi hak edecek neler yapıyorlar?Birlikte yaşama adım attığınız kadının önce işinde ona hangi kolaylıklar sağlıyorsunuz? Onun kariyer yolunda ilerlemesi için katkıda bulunuyor musunuz? Yoksa bazıları gibi kendi rahatınızı kaçırmayan işler mi öneriyorsunuz?Eşiniz hamile olunca onunla bebeğin tüm evrelerini paylaşıyor musunuz? Fiziksel sıkıntılarını duyarlı, sevgi dolu, anlayışlı yaklaşımlarınızla hafifletiyor musunuz?Ona sürprizler yapıyor musunuz?Onunla yürüyüşlere çıkıyor musunuz?Yiyeceklerine özen gösteriyor musunuz?Hamileliğini sağlıklı geçirmesi için araştırıyor, soruşturuyor, bu düşünceleri onunla paylaşıyor musunuz? Yoksa canını yakıp, kırıp, döküp, birkaç saat sonra güzel bir iki söz yerine yanına gidip karnını mı okşuyorsunuz? Ne kadar kolay bir eylem değil mi?Hamilelik süresince onu yalnız mı bırakıyorsunuz? Bunu yapanlar öyle çok ki!Hatta çocuğu olduktan sonra onu görmeden kadını ve çocuğu bir başına bırakıp gidenler.Çocuk doğduğunda onun tüm yükünü anneye yükleyenler.Hafta sonu babası bile olmayanlar öyle büyük sayılarda ki.Bir boşanma, bir ayrılık anında çocuğu kadına bırakıp, hemen kendine yeni düzen kuran hangi babadan söz edeyim. Yoksa duygulu kadınlar, sevdikleri, çocuklarının babasından sadece “ Sıla’nın babası,”, “ Ulaş’ın babası” diye söz eder mi?Bir de sevgililer var… Sevdiğini söyleyen seven erkekler var…Onlar hep haklı. Kadınlar kusurlu çünkü “çivi çivi söker” anlayışıyla hemen yeni erkeklere koşuyorlar… Vefalı kadınlar kalmadı diye yakınıyorlar. Onlar terk edip gidecek. Anadolu’da söylenen bir tanımlama var ya sanki onlar için söyleniyor: “Çirkin sen burada dur, güzel buldum, buldum. Bulmadım sen benimsin.” Erkekler, kadınları ‘Louvre Müzesi’ndeki ‘Mona Lisa’ tablosu sanıyorlar. Çünkü siz yıllar sonra gitseniz de ‘Mona Lisa’ dünyanın her yerinde gelen izleyicileri bekliyor. Sevgili erkekler unutmayın ki o bir tablo. O tabloyu bile belli nemde, ışıkta tutuyor, özenle bakıyorlar, müzeyi sıkça gözden geçiriyorlar… Yine biliyor musunuz, bu tablo çok tartışıldı ama tartışılmayan tek şey tabloda başka bir tek fırça darbesinin bile olmamasıdır...Kadınlarınızın sizi beklemesini istiyorsanız, bir tablo gibi onları koruyun, yaşamın tüm sıkıntılarını paylaşın, sevin en önemlisi beklenecek erkek olun…