Aralık...

02.01.2022

2021’in  bitmesine haftalar kala etrafımdaki koşturmaya inat benim günlerim son derce sakin geçiyor. Bizde ki yeni yıl çılgınlığı  burada Chrismis olarak yaşanıyor. Aylar öncesinden başlayan alışverişler, yemekler, davetler… Aralık ayı  koşturmaca ve telaş içinde gelip gidiyor.  

 

Ve tabii yeni yılın son ayında gelecek için planlar yapılıyor. Yeni yılla birlikte sanki herşey değişecekmiş gibi… Yeni yıl dediğimiz her sabah gözümüzü açtığımız yeni günlerden biri değilmişcesine…

 

Anlamlar yüklemeyi çok seviyoruz… Anlamlar olmazsa eğer… Anlamsızca yaşamak… Anlamsızlığa bile anlam yüklemenin çıkmazında… Çıkmazların içinden çıkmak için sığındığımız anlamlar… Anlamlarla oluşturduğumuz çıkmazlar…

 

Çok uzun yıllardan sonra gelecek olan “yeni yıl” için hiçbir endişe duymamak… Hiçbir panik yaşamamak, hiçbir plan yapmamak… Öylece izleyebimeyi başarmak… Yaşama kendimi bıraktıkça… Yaşamın getirdiği her günü öylece kabul ettikçe…  

 

Yarının bilinmezliği ile barışınca yeni yıllın da, geçmişinde geleceğin de hiçbir önemi kalmıyormuş… Onlarca yıl geçmişin ve geleceğin sargacında savrulduktan sonra anın sukunetinde yaşayabilmek…

 

Sürekli çalışıyorum, öğreniyorum, üretiyorum ve kendimi her geçen gün biraz daha sakinleşiyorum… Artık hayatla ve insanlarla kavgam kalmadı. İnanıyorum ki biz hepimiz kendi cennetimizi ve cehennemimizi yaratıyoruz. Eskiden Sartre’ ın “cehennem diğer insanlardır’ sözüne çok inanırdım şimdi ise artık biliyorum ki diğerleri, başkaları, insanlar benim ne cennetim ne de cehennemim olabilirlermiş. 

 

Bir autistik olarak bu dünyayı tam anlamakta çoğu zaman çok zorlansam bile, insanların beni kandırması çok kolay olsa bile, pek çok kişiye kendimden fazla güvenmiş olsamda ; yaptığım bütün seçimlerin sorumluluğu aldım ve onlarla hesaplaştım. Anladım ki benim bütün hesabım kendimleymiş o nedenle de ne  başkalarına verecek hiçbir hesap ne de  kimselerden soracak bir hesap yokmuş ortada. 

 

Aralık ayında eski taş evimde günleri izliyorum… Sakin, huzurlu, kimi zaman hüzünlü ama bu hüzün içimi acıtmıyor… Buruk bir gülümsemenin eşlik ettiği bu hüzün kolayca huzura dönüşebiliyor…

 

Umarım bir gün hepimizi her yeni günün aslında yeni bir yılın başlangıcı olduğunu fark ederek yaşayabiliriz… Nice yeni yeni günlere….