Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete imtiyaz sahibi, başyazarı

berrind@kazete.com.tr


24.08.2017
1035
17
Yazı Boyutu:    
Düğünlerde gelinlerin açık saçık giyindiğini ve kutlamaları kabul ederken herkesin şapur şupur öptüğünü söyleyerek “Açıl kızım; gelen öpsün giden yalasın, diye iğrenç sözler sarfeden ve hızını alamayıp bu kez de dindar kadınlara çatan cemaat imamı bağırarak şöyle devam ediyor:

“El işi, ev işi denk

Gitti bizim din işi.

 Dindar hanımlar süs bitkileri gibi..                         

Tesettürün de bir namus ve şerefi var, örtüneceksen adam gibi örtün!.

Bizim dinimizi mıncıklama.”

Bu sözlerin sahibi Sakarya Valisi İrfan Balkanlıoğlu’nun ağabeyi, İsmailağa Cemaati’nin iki numaralı ismi ‘Abdülmetin Hoca’ lakaplı MetinBalkanlıoğlu.                                  



Son Valiler Kararnamesi ile Ordu'dan Sakarya Valiliği'ne atanan İrfan Balkanlıoğlu, 4 Temmuz'da görevine başladı. İrfan Balkanlıoğlu Sakarya’nın yeni valisi olarak göreve başlarken İsmailağa Cemaati üyelerince tekbirlerle karşılanarak koltuğa oturtuldu ise de, bu iddiaları yalanladı. Görüntülerin 15 Temmuz darbe girişimi gecesine ait olduğunu ve gelen kişilerin cemaatle ilgisi bulunmadığını iddia etti.

Vali Balkanlıoğlu ayrıca Dönemin Genelkurmay Başkanı Necdet Özel’e 25 şehidin ardından, kilim ve satranç takımı hediye edip tartışmalara neden olan Vali olarak da hatırlanıyor.

Özellikle son 14 yıldır Siyaset- Ticaret- Cemaat üçgeni Türkiye’yi teslim almış ve iktidara egemen olmuştur. Devlet kadrolarını cemaatlere terk etme politikası acı bir fatura olarak ortaya çıktığı ve Cumhuriyetimiz ağır bedeller ödediği halde, 15 Temmuz Darbe girişimini 'Allah’ın lütfu' olarak değerlendiren AKP İktidarı, başta Cumhuriyet’in kurucu değerlerini ve toplumun farklı kesimlerini dışlayarak, "metal yorgunluğu" gibi bahanelerle ‘devleti yeni baştan kurma girişimini sürdürmektedir.

Fethullah GÜLEN Cemaatinin Türkiye’ye verdiği zarar göz önünde olmasına rağmen, devlet kadroları sağlıktan eğitime kadar, adı İsmail Ağa olsun, Menzil olsun, vb çok sayıda tarikata teslim edilmektedir.

Bir yandan Atatürk anıtlarını, Atatürk büstlerini parçalayan, diğer yandan okulları medreseye dönüştüren, kadınları, genç kızları giyim kuşamlarından ötürü şiddetle yola getirmek isteyen anlayışın sürmesi "Yeni Türkiye'de" rejimin iktidarla kolkola yürüyen cemaatler eliyle değiştirilmek istenmesinin birer göstergesidir.

Türkiye Cumhuriyeti'nin temel değerlerine inanmış tüm insanların ve özellikle de biz kadınların önünde iki seçenek duruyor:

Ya değiştireceğiz..

Ya ezileceğiz.

İLGİLİ HABER


Üye Ol



Üye Girişi