Zerrin Toprak Karaman

Prof.Dr, Dokuz Eylül Üni. İİBF.

zerrintoprak@gmail.com


01.12.2011 - 03:00
409
Yazı Boyutu:    
Londra’da Kasım başından itibaren hemen herkes, giysisinin yakasına iliştirdiği kırmızı renkli bir çiçekle (poppy) dolaşmaya başladı. Özellikle televizyonda görüntü veren sunucu ve misafir konuşmacılar bu çiçeği takmayı hiç ihmal etmediler. Söz konusu kırmızı gelincik aslında, 11 Kasım 1918 yılında "11. ayın 11. gününün 11. saatinde" Birinci Dünya Savaşının resmen sonlandığını hatırlamak için düzenlenen anma gününün amblemi olarak seçilmiş. Ateşkes Günü olarak da bilinen, Anma Günü (Remembrance Day) I. Dünya Savaşı nın sonundan bu yana görevi sırasında ölen askerleri hatırlamak için düzenlenen, savaş anıları olmayan birçok İngiliz Milletler Topluluğu (Commonwealth) ülkelerinde de kutlanan bir anma günüdür. 11 Kasım ve özellikle Cumartesi olduğu için daha yoğun bir katılımla 12 Kasım 2011 tarihlerinde Anma Günü bütün Birleşik Krallıkta ve daha yoğun bir şekilde Londra’da büyük bir coşkuyla kutlandı. Bizim 23 Nisan, 19 Mayıs ve 29 Ekim kutlamalarının birleşimini hatırlatan, her yaş grubundan kişiler birlikteliklerini, barışı, yenilikleri bu vesile ile hatırladılar, bilmeyenler de öğrendi. Vatandaşlar ülkelerinin sürdürülebilir geleceği için dua ettiler. En çok kullanılan sözcükler, “birliktelik, kardeşlik, sinerji” olarak dikkat çekiciydi hatta her vesile ile “altı çizilerek” dikkate alınması sağlandı. Topluluğun üyesi olmayan birçok kişi de gerek Londra’yı sevdikleri için gerekse bu ritüel içinde yer almak amacıyla dünyanın birçok yerinden gelerek ellerini dostluğa uzattılar.Gerçekten bu gibi “toplumsal buluşmalar” devletlerin (hükümetlerin değil) sürdürülebilirliğini korumak adına önemlidir. Bağlantılı olarak bu beraberlikler konusuna göre, gerek ülkenin gerekse ülkelerin hafızalarını tazeleme rolüne sahiptirler. Özellikle çocukların ve gençlerin bu faaliyetlerin bir parçası olması konunun önemini artırmaktadır. Belki de 29 Ekim 2011 kutlamalarının tarihte ilk defa, günün gerçek anlamını ya da felsefesini göremeyen zorlama idari yaptırımlara konu olması bana bu yazıyı yazdırdı. Cumhuriyet kutlamalarının daha çok “balo ve dans” gösterileri gibi takdim edilerek asıl öneminin unutturulmaya çalışılması ve bahane ile geliştirilen toplumsal nabız yoklama provaları, ölümün eşiğinde iken “sakın ben hastayım diye kutlamalardan vazgeçmeyin” diyen Atatürk’ümüzün uzak görüşlülüğünü bir daha gündeme getirmiş olmalı. Hele üniversitelerimizin 29 Ekim kutlamaları içinde yer alan baloları iptal ederken buluşmaları “anma gününe” çevirecek düşün gücünü gösterememeleri, “düşün toplantılarının” fonksiyonelliğine gölge düşürecek bir acemilik sergilemektedir. Sadece Türkiye değil, bütün dünya hemen her zaman doğal afetler ve diğer krizlerle karşı karşıya kalmaktadır. Ancak stratejik düşünebilen ülkeler, gelecek nesillere temel göstergeleri unutturmamayı, her yeni olguyu da temel konu ile ilişkilendirebilme becerisi göstererek sürdürebilmektedir.Yazımı bitirirken, küçük bir anımı siz değerli okuyucularımla paylaşmak isterim. Nerdeyse 10 yıldır strateji odaklı dersler veriyorum. Birkaç yıl önce öğrencilerime, dolabımın kenarına yapıştırdığım, 1980’li yıllarının ortalarında, rahmetli Semih Balcıoğlu(2006) tarafından çizilen, Rahmetli Turgut Özal’ı(1993) elindeki kazık şeklindeki kalemlerle tuvalin karşısında ressam olarak tasvir eden “bu ressam ne çiziyor” karikatürünü göstererek, bu ressam kim acaba diye sormuştum. Gerçi muhatabım 5–6 kişilik bir öğrenci grubu ise de, neticede sorumun yanıtını alamamıştım. Ünlü ressamı(!) tanımamışlarsa da, ekonomi derslerinden gelen bilgilerinin desteğiyle zar zor konu ilişkilendirmesi yapabilmişlerdi. O zaman iletişim ağlarını kestiğinizde, çok değil 20–25 yıl içinde kısmen ve 50 yıl içinde de toplumsal hafıza siliminin tamamına yakın gerçekleştirebileceğini düşünmeden edememiştim. 29 Ekimleri özellikle öğrencilerimize “anımsatamama” nedeniyle “anımsadığım” bu anımın içeriğini, ‘dünya öküzlerin boynunda, salladıkça deprem oluyor’ diye öğretmeye başlarsanız, 10–15 yıl sonra iyi yönetememekten doğan idari sorunları çözebilirsiniz… doğrultusunda yorumlayabilirsiniz. Bu günlerde Londra’ya anılarını tazelemek için ziyarete gelenlere duyurulur* Prof.Dr. Dokuz Eylül Üniversitesi, İİBF, Kamu Yönetimi Bölümü

Üye Ol



Üye Girişi