10.07.2021
429
9
Yazı Boyutu:    

“Başkalarını Aklamak”... Bir süredir sürekli bu tümceyi düşünüyorum. İnsan neden başkalarını aklar… Başkalarını aklamanın bedelleri… Başkalarını aklamanın sonuçları… Ve bizler başkalarını akladıkça kendimizle aramızda yarattığımız o kapkara uçurum…

Başkalarını aklamanın bin bir şekli… “Evet, yanlış yaptı ama onun içinde bulunduğu durum…” “Evet bana kötülük yaptı ama…” “Beni aldattı ama….” “Bana iftara etti ama… “ Başkalarının bize yaptıklarını mazur görebilmek için ürettiğimiz milyonlarca amalar, ama ama ama…

Başkalarının bize yaptıkları tümcesini sevmiyorum çünkü başkalarının bize hiçbir şey yapamayacağı gerçeğiyle yüzleşmek pek kolay olmadı. Başkalarının bize yaptığı herşeyden bizim sorumlu olduğumuzu gerçeğini hazmetmekse epey zaman aldı.  Başımıza gelen, yaşanan her olayın bizim seçimlerimizin sonucunda olduğunu da kabul etmek ise yanında pek çok sancıyı da beraberinde getirdi… Yaşadığım büyük çıkmazların ve sorunların nedeninin kendimi seçmek yerine, başkalarını akladığım için olduğunu anlamak ise büyük harfler ve gözalıcı renklerle yeni bir sayfanın başlığına oturuverdi.

Başkalarını aklamak...

Başkalarını aklamanın en kolay yolu kendi sesimiz yerine onların seslerine kulak vermek… Kendimizin iç sesine karşılık birbirini izleyen amaları takip etmek… Ama o daha tecrübeli, ama o beni benden iyi tanıyor, ama onun bana ihtiyacı var, ama ama ama….

Başkalarını aklamak…

İçimizden gelmediği halde başkalarının isteklerini yerine getirmek… Ama onu anlıyorum ve şimdi onun ihtiyacı var… Ama ben şimdi bunu yapmazsam onu üzerim… Ama onu sevdiğim için buna katlanabilirim ama ama ama…

Başkalarını aklamak…

Karşımızdaki kişinin abarttığını, hatta kimi zaman dürüst olmadığını hissetsek bile görmezden gelmeyi seçmek… Ama şimdi onca yaşadıklarından sonra abartması normal… Ama o hep abartır o kadarda önemli değil….  Ama bunu kötülüğünden yapmıyor… Ama bu abartı onun kişiliği gerçekten kötü niyeti yok ama ama ama…

Başkalarını aklamak…

Karşımızdaki kişi sınırlarımızı ihlal ettiğinde, karşımızdaki kişi bizden her daim ona hizmet etmemizi beklediğinde, karşımızdaki kişi bizi yaşamının odağına koyduğunda, karşımızdaki kişi sorumluluklarını bize devrettiğinde… Ama şimdi zor günler geçiriyor…. Ama çocuklukta yaşadıkları…  Ama o da büyüyecek… Ama hiç kimsesi yok… Ama beni çok seviyor… Ama ben onu çok seviyorum… ama ama ama..

Karşımızdaki kişiyi anlamak, onunla aramızdaki sınırların kalkması anlamına gelmiyormuş. Karşımızdaki kişiyi anlamak, kendimizin yerine onu seçmemizi gerektirmiyormuş.

Karşımızdaki kişiyi anlamak, onun sorumluluğunu almak değilmiş.

Karşımızdaki kişiyi anlamak, onun isteklerini kendi isteklerimizin önüne koymak anlamına gelmiyormuş…

Kendimiz yerine başkalarını seçtiğimiz her an aslında “Başkalarını aklayıp” kendimizle aramıza karanlık bir uçurum yaratıyoruz ve bir gün o akladığımız başkaları bizi o uçurumdan aşağıya attığında şaşırıp kalıyoruz.  VE bizi o uçurumdan atma cesaretini ve cüretini onlara bizim verdiğimizi unutuyoruz…

Başkalarını aklamak…

 

 


Üye Ol



Üye Girişi