Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı

berrind@kazete.com.tr


01.08.2015
1722
2
Yazı Boyutu:    
Milletvekili seçilmeyen ancak Başbakan Yardımcısı olarak görev yapan bir erkek, milletvekili seçilen bir kadına, TBMM kürsüsünden ayar veriyor: "Sus, bir kadın olarak sus."

Sözün bittiği yer!

Maço zihniyet!

Meclisteki kadın vekillere, evinde kızına, karısına davrandığı gibi hitap ediyor, had bildiriyor; "Sizi de zaten oraya hasbelkader parmak hesabıyla getirdik, oturun oturduğunuz yerde" düşüncesiyle ikinci sınıf vatandaşlığı Meclis'te de sürdürüyor. 

Bülent Arınç; kadınlara "kadınlığını hatırlatmakta!" zaten tescilli biri!. Ama demokrasiyi bütün kurallarıyla  işletiyoruz diye 13 yıldır bağıran seçilmemiş bir hükümet temsilcisinin, bilerek veya bilmeyerek yaptığı bu gafa(!) karşın tüm kadınlardan özür dilemesi gerekir.

Kadınların susması gerektiğini belirten bu çağrıya nedense tüm partilerdeki erkek vekiller in hiçbirinden bir tepki duymadım. Tabi ki tüm kadın vekillerin bir araya gelmediği gibi..

Bu ülkede bir şeyler yanlış gidiyor, hem de çok yanlış.

Öncelikle yeni dünya düzeninde hakim olan eşitlik kavramının içselleştirilmesi ve tüm kurallarıyla hayata geçirilmesi, demokrasi, insan hakları, seçim sistemi, hak ve özgürlükler vb. konusunda tutarlı politikaların izlenmesi kaçınılmaz.

Bu nedenle yüzde 10 barajıyla girilen 7 Haziran genel seçimlerinden bu sonucun çıkacağı belliydi. Bu sonuç ülkede çok şeyin yanlış gittiğini ortaya koyuyordu ve diyordu ki; "Türkiye'nin en önemli gündem maddesi haline gelen Başkanlık sisteminden Recep Tayyip Erdoğan, dolayısıyla AKP, vazgeçsin." Bu seçimden öte bir referandumdu sanki.. Halk, oylarıyla 'istim arkadan gelsin' dedi.

Şimdi, Cumhurbaşkanı Erdoğan bu sonucu daha doğrusu yenilgiyi hazmedemiyor. Halkın gözünün içine bakarak ateşle oynuyor. İster savaş, ister barış..Onun için başkanlık sistemine çıkan her yol mübah !  Tabi ki bütün umudu seçimlerin yenilenmesinde yatıyor. Yüzde 4 civarında bir oy artışı, hayallerine kavuşmaya yetiyor. Onun için tüm politikalar bu yönde kurgulanıyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan bu yüzden hiçbir zaman koalisyona geçit vermeyecek, vermez de. Hele hele CHP ile asla. Ne yapıp edip bu süreci uzatacak.. Her dönemde yedeği olmuş MHP'nin "Yok Kuran'a el bas"   türünden devlet liyakatına yakışmayan şaka gibi teklifleriyle, kah terör silahı ateşlenerek, kah piyasalarda  istİkrarsızlık ve güven ortamı daha da bozularak "Bakın bir parti yani AKP tek başına iktidar olmazsa bu işler olmaz" algısı yaratılıyor. Erdoğan, MHP destekli AKP'nin kuracağı Azınlık Hükümeti ile Kasım'da seçim istiyor. Bir an önce... Unutulmadan!...

Bu planı CHP bozmalıdır. Şöyle ki;

CHP, bana göre koalisyon için uğraşacağına ülke menfaatleri doğrultusunda daha sıkı ve sesli mücadele etmeli, pasif kalmamalıdır. Özellikle kadın vekiller bu konuda susmamalıdır! Erken Genel Seçimin Kasım'da değil de Mart 2016'da yapılmasının yollarını aramalıdır.

Unutmamak gerekir ki, zaman her şeyin ilacıdır.

Üye Ol



Üye Girişi