Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı

berrind@kazete.com.tr


04.10.2015
1769
22
Yazı Boyutu:    
Kent Konseyleri ‘nin kuruluş ve işleyişine hiçbir zaman inanmadım. Çünkü Yerel Gündem (YG21) felsefesini taşıyan ve bu amaçla yapılan çalışmalar ve örgütlenmeler sonucunda, özerk bir yapıda kurulması gereken Kent Konseyleri,  AKP iktidarınca belediyelerin arka bahçesi mantığı ile hayata geçirildi. Çoğunlukla Belediye Başkanlarının güdümünde hatta başkanlığında olan yapılar ortaya çıktı. YG 21’in içinde beş yıl Türkiye kadın örgütlenmesinde çalışan biri olarak itiraf etmeliyim ki; tüm çalışmaların/ emeklerin heba edilerek, bürokrasi çarkında boğulan Kent Konseyleri yapılanmalarının doğuşu o kentte belediyeleri denetleyecek bağımsız sivil inisiyatifin oluşmasına engel olduğu düşüncesini taşıyorum.

Bu konudaki görüşümü aktardıktan sonra ilk kez İzmir Kent Konseyi Kadın Meclisi’nin Emekçi Kadın Akademisi toplantısına katıldım. Kazete yazarı, Sendikacı ve CHP Parti Meclisi üyesi Yaşar Seyman ile Kocaeli Üniversitesi İTBF Öğretim üyesi Doç.Dr. Betül Urhan İzmir’in konuğuydu.

"Sendikasız kadınlar, kadınsız sendikalar" kitabının yazarı Doç Dr.Betül Urhan, kadın emeğini ve sendikalaşmayı anlatırken” Kadınlar daha yeni işçileşiyor” dedi. Şaşırdım, ne demekti bu?Ve devam etti: “Kadınlar zoraki işçileşiyor, laylaylom işçileşmiyor. Krizler oluyor, kapitalizim derin dehlize girmiş, o derin dehlizde neo liberal politikalar günlük yaşamı alabildiğine sıkıyor. Yoksulluk artıyor ve gelir dağılımında korkunç adaletsizlikler..  Dolayısıyla evde kalıp çocuklarına bakan kadın, zoraki ailenin gelirini temin edebilmek için iş gücü piyasasına zoraki giriyor.  İşte kadınların çalışması bu anlamda sendikalar açısından çok önemli. Artık mavi yakalılar, yüksek ücretliler yok olmak üzere. Kim geliyor, işte kadınlar geliyor. Yani en alttakiler geliyor. Göçmenler geliyor, kadınlar geliyor, çocuklar geliyor, yoksullukla birlikte geliyorlar.”

Doç. Urhan, bugünkü erkek egemen sendika camiasına da seslendi “Toplumsal cinsiyet önemlidir ama ataerkil kavramı da çok önemlidir. Ataerkil kavramı bir sistemdir ve kapitalizme dayanan erkek egemenliğine dayalı bir sistemdir. Evet kadın- erkek arasında biyolojik farklılık vardır ama bu biyolojik farklılıklara dayanarak toplumsal rol ve sorumlulukları meşrulaştırma yoluna gitmek işte bu eşitsizliği yaratan yegane şeydir. Mesela bulaşık yıkamak. Kadının fıtratında olan bir şey mi? Eğer yemek yapmak, bulaşık yıkamak için rahim gerekiyorsa bu doğal bir şey değildir, tuhaf bir şeydir. Yapılması gereken hiçbir iş biyolojik değildir, toplumsaldır.”

Sendika üyesi erkek oranı yüzde 10.1'e karşılık kadın üye oranı yüzde 4.4 olduğunu belirten Urhan, feminist bakış açısıyla sendikalarda örgütlenmenin önemini vurguladı. 

“Avrupadan çok önce kadın haklarını Türkiye aldı” sözüne hışımla cevap veren Türkiye’nin ilk ve tek kadın Sendika Başkanı, yazar Yaşar Seyman  “Hani, hayatın neresinde kadın var” diyerek başladı söze:”Türkiye çok şanssız bir dönemden geçiyor kadın yaşamın her alanında öteleniyor. Ülkenin Cumhurbaşkanı bizim dünya görüşümüzde kadın erkek eşit değildir, diyor. Ama bizim dünya görüşümüzde kadın erkek eşittir. Bu ülkeyi yönetenlere ‘erkekler fotoğrafı’  diyorlar ya; Erkek hükümet, erkek cumhuriyet, erkek sivil toplum örgütleri,  erkek yerel yönetimler… nereye baksanız erkek. İnanılmaz bir haksızlık! Ama tarlaya baksanız kadınlar, çalışmalarda kadınlar, mitinglerde kadınlar, hayata koşan kadınlar, partilerde kadınlar, hayatı değiştiren kadınlar.. ÜLKEYİ YÖNETEN ERKEKLER.. Aslında kadının başkan olduğu yerde ortak akıl, sevgi, hoşgörü daha fazla. 

Kadınlara örgütlerde kayıtlı üye değil aktif üye olun diyen sendikacı Seyman; “ Bizim en büyük şanssızlığımız yıllarca örgütlü yapılardan uzak tutulduk. İnsanlar şu derneğin şu örgütün üyesiyim diyemiyorlar. Ben kadınlara; Örgütünüzün adını sevgilinizin adı gibi söyleyin, diyorum.”

Haftaya “Benazir” adlı kitabını okurla buluşturacak olan Yaşar Seyman, politikacı olarak şu sözleriyle damga vuruyor:

“Soldan bakanlar iktidara yürüyemiyor. Sol sevgisizlikten iktidar olamıyor. Çünkü içimizdeki başarı hikayelerini göremiyoruz. Dünyada her şeyi satın alabilirsiniz ama GÜVENi ASLA!!

Toplantı biterken aklıma 25 yıl önceki Cumhuriyet gazetesinin manşeti geldi: “Konuşup, konuşup evlerine gittiler..” 

Kadınlar da mücadelesinde “içlerindeki başarı hikayelerini” göremiyor mu acaba? 


Üye Ol



Üye Girişi