Zerrin Toprak Karaman

Prof.Dr, Dokuz Eylül Üni. İİBF.

zerrintoprak@gmail.com


02.03.2009 - 03:00
779
2
Yazı Boyutu:    
Kentsel gelişmede birey ve topluluğun yeri nedir? Bireyler, “kadın ve erkek” demokrasinin getirdiği dayanışma duygusunu ne kadar paylaşmaktadır? Demokrasinin gelişiminde yerleşimlerdeki bireylerin kararlarda rol almasının önemi, dayanışma konusuyla da yakından ilgilidir. Sağlıklı kent yapılanmasında, kadın ve erkek katılımını çözen topluluklar bir adım daha atarak, göçlerle gelen farklı kültürel gruplarla işbirliği, birlikte karar verme ve iş görme kabiliyetini sürekli öğrenme araçlarının yardımıyla geliştirmek ve sürdürebilmek amacıyla ortak projeler geliştirmektedirler. Daha oraya gelemedik. Peki, dayanışma ile gelişen ortaklıklarda kadınlarımız nerededir? Bu konu çok işlenmekle birlikte bir adım bile atılmadığını istatistiksel göstergelerden de anlamak mümkündür.Müzakereci demokrasinin önemli faktörleri olarak katılım göstergeleri ile yönetişim göstergeleri Türkiye’de yeni yeni belirlenmektedir. Ancak işaret ettiği konu içeriklerinin çoğu rakamlaştırılabilmiş değildir.  Katılım Göstergeleri;1.Yeni tekniklerin benimsenmesi, hizmet ve kolaylıklardan yararlanılması,2.Yerel kaynakların ve dış yardımların topluluk sorunlarını çözmek için kullanılması,3.Yerel girişimciliğin ve liderliğin gelişimi,4.Yerel topluluğun, seçimlere katılımı, gönüllü olarak çalışma gruplarında yer alması olarak özetlenebilir.  Katılımın demokratik olduğuna ilişkin göstergeler içinde ayrıca; meclisin (yerel meclislere üye seçiminde demokratik süreçlerin kullanılıp, kullanılmadığı) ve belediye başkanının nasıl belirlendiği (belediye başkanının doğrudan halk veya halkın seçtiği meclis üyeleri arasından seçilerek ya da doğrudan atanarak mı tercih edildiği) ile son seçimlerde erkek ve kadın oy kullanma yüzdesi, katılımcı mekanizmaların işlevselliği gibi sorgulamalar yer almaktadır. Diğer konuların sorgulamalarını atlarsak, 22 Temmuz 2007 tarihinde gerçekleşen genel seçimlere ilişkin bilgilere, kayıtlı seçmen sayısından (42 milyon 376 bin 953), seçmenlerin nüfusa oranı (yüzde 79,10), toplam sandık sayısı (172 bin 143) ve sandıkların resmine kadar internetten ve basılı dokümanlardan erişebilirsiniz. Okuyucunun dikkatini çekmek istediğim husus sadece meclislere seçilebilir sıralara kadının öngörülmediğine ilişkin “toplumsal duruşun” istatistiklere de yansıdığıdır. Görülen o ki, kadın erkek dayanışması olmamasını kurumsal sabotajlar da etkilemektedir. Nitekim seçimlerde oy kullananlar içinde kadın ve erkek yüzdesi verilmemektedir. Muhtemelen bu seçime ilişkin bilgileri derleyen sorumlu kişiler durumun farkında da değildir. Demokratik göstergeler alt alta dizildiğinde neden dünya sıralamalarında Türkiye’nin son sıraları işgal ettiğini anlamak mümkündür.  Önümüzdeki yerel seçimlerde Yüksek Seçim Kurulu elindeki bilgi toplama dokümanlarında Türkiye İstatistik Kurumu (TUİK) ile birlikte bir hamle yaparak elindeki bilgileri değerlendirebilirse, demokratik göstergelerde kadının yokluğu sorununun çözülmesi mümkün görünmektedir.Toplam nüfusumuz (70milyon 561 bin) içinde kadın nüfusu (35milyon 615 bin 946) sayısı ile seçime katılan nüfus yüzdesinin uyumlu gelişeceğini ümit etmekteyim… Yoksa?------------------------------------------------------------------*Prof. Dr. Zerrin Toprak Dokuz Eylül ÜniversitesiİLGİLİ HABER* Türkiye de kadın seçmen sayısı bilinmiyor

Üye Ol



Üye Girişi