Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete imtiyaz sahibi, başyazarı

berrind@kazete.com.tr


01.09.2018
671
5
Yazı Boyutu:    
Yıla damgasını vuran konu döviz kurunda yaşanan aşırı artış oldu. Türk Lirası tarihin en düşük seviyelerinde..Sadece Ağustos ayında TL'nin dolar karşısındaki değer kaybı yüzde 30'a yaklaştı.

Kurdaki artış herkesi etkiledi. Maliyetler artınca üreticiler çareyi zam yapmakta buldu. Maaşları yerinde sayan vatandaşların faturaları kabardı.

Tüm sektörler tir tir titremeye başladı, işten çıkarmalar hızlandı, bazı şirketlerse çareyi konkordatoya gitmekte buldu.

En büyük darbeyi de, AKP iktidarında büyümeyi sırtlayan inşaat sektörü aldı. Yılbaşından bu yana maliyetleri yüzde 30"un üzerinde artan sektörde konut satışları bıçak gibi kesildi, stoklar ellerinde kaldı. Konut kredisi faizlerinin yüzde 2'yi aşmasıyla tedirginliği iyice artan sektör temsilcileri, sözde kampanyalarla satışları canlandırma çabasına girdiler. Bakanlık, konut sektörü için yine 'elini taşın altına koymaya' hazırlanıyor. 

Kur artışından darbe yiyen bir diğer sektör ise perakende oldu. Dur durak bilmeden yapılan AVM'lerde yer alma yarışına giren perakendeciler, döviz üzerinden alınan kiraları ödeyemez hale geldiler. Aylık kira giderleri 30 bin TL'den 60 bin TL'yi aşınca hükümet, AVM kiralarında TL'ye geçiş çağrısında bulundu. Bankalara döviz cinsinden borcu olan AVM sahipleri, bu saatten sonra nasıl TL'ye döneceklerini kara kara düşünmeye başladılar. Bunlar tartışılırken ünlü ayakkabı firması Hotiç konkordatoya gittiğini duyurdu. Metrocity AVM'ye ise haciz geldi. 

Gözlerin çevrildiği bir başka sektör ise gıda sektörü. AVM'lerde görmeye alışık olduğumuz bazı restoran zincirleri iflasın eşiğinde.

Tavukçuluk sektörünün önde gelen şirketlerinden Keskinoğlu, hammadde fiyatlarındaki yükseliş ve artan üretim maliyetleri nedeniyle geçtiğimiz aylarda konkordato ilan eden bir başka şirket oldu.

Gelelim enerji sektörüne.. Sektörün bankalara olan döviz borcu 50 milyar doların üzerinde. Türkiye'deki çoğu santral yarı kapasiteyle çalışıyor artık. Elektrik ve doğalgaza gelen zamlar bellerini iyice bükmüş durumda. 

Zamanında bol keseden dağıtmanın, orantısız büyümenin acısını çekiyoruz ve çekmeye devam edeceğiz. 

Kemerlerimizi bağlayalım çünkü yılın son çeyreği çok daha çetin geçecek!

Türkiye'nin gündemi böyle de CHP'nin gündemi nasıl? 

24 Haziran  seçimleri ve sonuçları CHP'nin gündemine damga vurdu. Öyle ki ; şaibeli olduğu herkesce kabul gören seçim sonuçlarının 24 Haziran'dan tam 12 gün sonra  Yüksek Seçim Kurulu'nca açıklanması , Genel Merkezdeki seçim sonuçları takip sisteminin çökmesi, Kılıçdaroğlu- İnce gerginliğinin  tavan yapması, değişim grubunun olağanüstü kurultay taleplerinin ve toplanan imzaların "önümüzde yerel seçimler var şimdi sırası değil" denilerek genel merkezce reddi!..

Peki gelinen nokta Türkiye'nin hayrına mı? Pek hayrına demek mümkün değil. Ortalık daha da karışacak gibi. 

Nasıl mı?

Ağustos ayının son haftasında oldukça hararetli geçen CHP Parti  Meclisi toplantısında, 24 Haziran seçim sonuçları, oyların dökümü sandık sandık değerlendirildi. 

ODTÜ'lü bir ekibin seçim sonuçlarıyla ilgili  çalışmasının sunumunu yapan  Mehmet Günal, 24 Haziran seçimleri için  2.5 milyon sahte seçmen tesbit ettiklerini açıkladı.

Mehmet Günal ve ekibinin tespitlerine göre, gerek Cumhurbaşkanlığı gerekse milletvekili seçimlerinin  iptaline bile yol açabilecek 1 milyon 200 bin seçmenin, 6 bin 604 sandıkta  şaibeli oy kullandıkları ortaya çıktı. Oy kullanmış gibi gösterilen seçmenlerden  birçoğunun halen hayatta olmadığı bile saptandı.

Şimdi sıkı durun! Mükerrer oy kullanımlarının sadece bu seçimde değil, 2011'den beri sürdüğü iddia ediliyor.

CHP'nin hukukçuları mükerrer oy skandalını yargıya taşımak için hazırlık yapıyor. Gerekirse il il, ilçe ilçe yerel mahkemelerde şaibeli oy ve imzalarla ilgili belgeler ortaya konularak peş peşe davalar açılacak. 

Hukukun üstünlüğü ve  yargı bağımsızlığının su götürdüğü ülkede,  CHP hukuk  mücadelesinden ne ölçüde başarılı çıkar bilinmez ama CHP yönetimi 24 Haziran gecesi halen sır olarak kalan sessizliğini yırtıp  adaletin tecelli etmesi için de bu hukuk mücadelesini  sonuna kadar sürdürmekten asla vazgeçmemelidir. 

Bilinmelidir ki Türkiye'de tam demokrasi sağlanmadan ekonomik savaşımda da başarılı olamayız.


yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi