Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı

berrind@kazete.com.tr


12.07.2021
397
8
Yazı Boyutu:    

Kamuoyunda 4. Yargı Paketi olarak bilinen Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi, içinde çocuk istismarı dahil bazı katalog suçlarda tutuklama için kuvvetli suç şüphesinin somut delillere dayanması maddesinin de yer aldığı ilk bölümü tüm tepkilere karşın TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı.

Yasaya göre; katalog suçlarda bir kişinin tutuklanabilmesi için “kuvvetli suç şüphesi” yerine “somut delil aranması” koşulu getiren tartışmalı 13. Madde sosyal medyada “Sapık madde 13” etiketiyle gündeme damgasını vurdu.

Hukukçular, 13. Maddenin uygulanmasıyla birlikte çocukların daha da mağdur olacağı ve savunmasız kalacakları görüşünü savunuyorlar.

İstismara somut delil şartı çocukları istismardan korumayacağı gibi aksine istismarı daha meşru hale getirecek. İstismarcılar şimdi bu yasadan daha fazla cesaret alacaklar.

DAKİKA BİR GOL BİR…

Sakarya'nın Akyazı ilçesinde, 12 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğu gerekçesiyle Uşşaki tarikati şeyhi Fatih Nurullah Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından, “zincirleme şekilde çocuğun cinsel istismarı” suçundan 10 yıl 5 ay hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak karar duruşmasındaki savunmasında, 4. Yargı Paketi'ne sığınarak, “Mecliste bulunan yasa teklifinde artık somut delillere dayanmak suretiyle tutuklama mümkün olacaktır. Bu nedenle tahliyemi talep ediyorum” diyebilmiştir.

Yaşanan bu cinsel istismar olayında ilçe halkı tarikat şeyhini değil de hala istismara uğrayan kızı ve ailesini suçlamaya ve saldırmaya devam etmektedir.

AİLE İÇİ CİNSEL TACİZ/ ENSEST

Bu haberi okuyunca 30 yıl önce, Kadın Danışma Merkezi’nde tanık olduğum bir olayı anımsadım:

Ege’nin bir ilçesinde dört kişilik bir ailede, anne; kızını babasıyla yatakta görüyor. Kız çocuğu 6-7 yaşlarında. Hemen müdahale ediyor ve kızına sahip çıkarak resmi işlemleri başlatıyor. Bu arada babanın 10 yaşındaki oğlan çocuğuna da aynı davranışı sergilediği ortaya çıkıyor. Bunu duyan ilçe halkı anne ve kızını sokakta rahat gezdirmiyor; “kimbilir ne yaptınız da bu olaylar yaşandı”, diyerek kadını iki çocuğuyla birlikte o ilçeyi terk etmek zorunda bırakıyorlar.

Babaya(!) gelince o ilçede kalıyor. 4-5 yıl gibi cezasını çektikten sonra başka bir kadınla evleniyor..

İsyanım şu: Bir memlekette 30 yılda hiçbir şey değişmez mi?

Dahası var, anlatacağım.

Ben değil DEVLET utansın.

İzmir’in merkez ilçesinde bir apartmanda kapıcılık yapan baba, karısı ve 10 yaşlarında güzel mi güzel kızı ile kapıcı dairesinde oturuyor. Bu ailenin yakın bir akrabası Kadın Danışma Merkezi’ndeki ensestle ilgili toplantıda aileyle ilgili şunları anlatmıştı:

“Annesi kızını tutuyor, babası yapıyor ama çocuğun bağırışlarına yürek dayanacak gibi değil... Sebebi de adamın başka kadınlara gitmemesi için!”

Bu olayı bütün akrabaları biliyormuş ama duyulmasın diye saklıyorlarmış!..

Ne gelinler, ne kayınbabalar, ne kardeşler, ne amcalar, dayılar..

Nice kadınların, genç kızların canlarına kıymasına ya da intihar süsü verilerek katledilmelerinin asıl nedeninin bu sapkın davranışlar olduğu gerçeğini yasa yapıcılar görmezden gelip de, ensestin, cinsel saldırıların, “iffet, namus, ailenin kutsallığı” gibi ataerkil söylemlerle üstünü örterek “somut delil” arayışına çıkıyorlar.

Son olarak Büşra Sanay’ın yazdığı Türkiye’de ensest gerçeği-Kardeşini doğurmak adlı kitapta ,4 yaşındaki Elif’in ani değişen tavırları karşısında rehber öğretmenle aralarında geçen konuşmaya da değinmek isterim:

-Yemekte yemiyorsun Elif, dondurma almamı ister misin?

-Dondurma istemiyorum. Onun içinde süt var.

-Sen çok severdin dondurmayı, çilekli süt alalım o zaman.

-Ben çilekli süt istiyorum. İneğin sütünü istiyorum. Pipi sütü istemiyorum.

 

‘Sapık madde13’ ile bu çocuklar somut delil sunacaklar, öyle mi?

Ensest dipsiz bir kuyu! İçinde bu ülkenin çocukları çırpınıyor!

İnsanlığın tükendiği yer! Kimin çocuğu olursa olsun kendi çocuğumuz gibi sahip çıkmazsak bu yaşam hepimize haram!

 


Üye Ol



Üye Girişi