Zerrin Toprak Karaman

Prof.Dr, Dokuz Eylül Üni. İİBF.

zerrintoprak@gmail.com


04.01.2011 - 03:00
735
Yazı Boyutu:    
Felsefe ile yerel yönetimlerin ne ilişkisi var diye okuyucu bir an düşünebilir. Felsefe yoluyla filozof ve düşünürler ahlaki davranışları sorgulamışlardır ki, bugün herhalde en fazla toplumu meşgul eden husus “etik” sorgulama ile bağlantılı konulardır. Hatta yerel siyasetin, genel siyaseti belirlediği ve önünde olduğu giderek daha fazla algılanabilir hale geldiğinden, zaman zaman geçmişte kalan anlamlı sözcükleri, toplumsal sürdürülebilirlik adına, yeniden hatırlatmak ve yorumlamak fikri bana başlangıç yazısı için kabul edilebilir geldi. Felsefenin başlangıcını teşkil eden etik sorgulamalarla filozoflar, ilkçağlardan bu yana toplumsal yaşamda insan için en iyi olanı aramış ve fikrin yaygınlaşması için eğitimi bir araç olarak kullanmıştır. İsa’dan önce VI. Yüzyılda eski Yunan uygarlıklarında yaşamış düşünürler felsefi düşüncenin kaynağı olarak gösterilmektedir. Felsefe deyimi Yunanca “Philosophia” sözcüğünden gelmektedir. Tabiat, matematik ve metafizik ilimleri tek tek felsefeyi oluşturmaktadır. Ahlâk fenomenine(bilgi) felsefi açıdan bakıldığında, içeriği ve ahlâk düşünüşü çağlara, toplumlara göre değişmektedir. Toplumun yapısındaki değişmeler, davranış biçimleri üzerindeki ahlâk değerlendirmeleri de değiştirmektedir. Ahlâksal tavır ise insanın içinde bulunduğu toplumsal çevre ile ilgilidir. Evrensel ahlak/etik terimi Yunanca ethos yani töre sözcüğünden türemiştir. Etik kavramının özetle iki yönü olduğunu söyleyebiliriz. Kavramının ilk olarak çağrıştırdığı duygu, iyi bir insan olmanın gerekliliklerinin neler olduğunun ortaya konulmasıdır. Bağlantılı olarak, bireylerin karşılıklı ilişkilerinde davranışların sınırının neler olduğunun öğrenilmesini sağlamaktadır. Bu nedenle modern anlamda kullandığımız etik konusu içeriğinin temel ilkeleri insanlık tarihinde genelde ahlak felsefesi içinde incelenmiştir. Zaman içinde ahlaki değerler geliştirilmiş ve sınıflandırılmıştır. Hemen her konuda etik kabuller sürekli geliştirilmektedir. Etik davranışlar kuşkusuz yaygın eğitim ile bütünleşecektir. Bir olgunun etik dışı kurgusu ülke içinde veya dışından açıkça görülse de, otoriter ve totaliter baskıcı rejimlerde etik olmayan duruşların yaygınlığı, sözde hukuki yapılar ile kuşkusuz haklılık yönüyle ilişkilendirilemez. Etik kabullerin yaygınlaştırılmasında toplumsal çıkarlara odaklı-hukuki sistemin zorlayıcı varlığı etkili olmaktadır. Aksi de gelişebilir ve siyasi çıkarlara odaklı ve etik olmayan bir çizgiye topluluklar taşınabilir. Bazen gerçekler, “göründüğü gibi” gelişmeyebilir. Etik düşünme ve davranma belki bir ideoloji olarak düşünülmesi gereken statüye sahiptir. Bu kabul ise etik kurgunun, bilindiği gibi belirli kalıplar içinde hareket etmeyi önermesi ve evrensel kabullerle desteklenen gelişmeler ile bağlantılı olmasına dayanmaktadır. Kişilerin ahlaki felsefelerini oluşturan bireysel farklılıkların, çatışma yaratan etik duruşları belirgin hale getirdiği konusu da önemsenmektedir. Bu görüşlerden toplum adına çıkarsamalar yaparsak, eğer toplumu daha ileriye götürmek için müzakere ediyor ve normatif alana bu bilgiyi alıyorsak, toplumun bütününü kapsamayan grup çıkarları için hareket edemeyiz.. Aksi taktirde, yıkıcı etkilere devlet yönetimi açık hale gelir.. Yerleşimlerdeki mekânsal analizlerde, yasal tercihlerin olumlu ya da olumsuz etkileri görünür özellikler taşımaktadır. Yönetsel etik; “yönetim sürecinde kararların verilmesinde adil, tarafsız, varlık haklarına saygı ve toplumsal bütünlüğü koruma, huzurlu yaşam, yaşam kalitesi, barışı sağlama gibi” demokrasinin temel değerlerinin geliştirilmesine açık ve tartışılarak kabul edilmiş bu değerlere uygun hareket edecek bir anlayış yerleştirmek ve uygulanmasını sağlamayı hedeflemektedir. Kamu yönetiminde yaşanan güven açığının giderilmesi için etik kuralların oluşturulması ve etik kültürünün yerleşmesi devletin kendisi için de etik kurallar koyması ve doğruluğunu tatbik etmesi önem taşımaktadır. Aslında denetimin kod adı, “ etik kurallar” olarak ifade edilebilir. Bundan sonraki yerel yönetimlerle ilgili yazılarımda günün getirdiği koşullardaki dinamikleri de takip ederek, yerelde olguların teorik/felsefi temelleri ile gelişme pratiklerini yorumlamalarınıza açmaya çalışacağım. Sevgilerimle.

Üye Ol



Üye Girişi