Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete imtiyaz sahibi, başyazarı

berrind@kazete.com.tr


15.07.2018
1605
18
Yazı Boyutu:    
Seçimin üzerinden 20 gün geçti ama elim bir türlü kalem tutmadı, tutamadı. Ne yazacaktım, nasıl yazacaktım?  Ortada garabet bir durum: Seçim desen seçime benzemiyor; Sandıklar kaçırılmış, insanlar öldürülmüş, CHP’nin sistemi çökmüş, yurt genelindeki müşahitler daha tutanakları teslim etmeden televizyonlardan açıklama yapılmış, sandıklara sabah erken gidenler işi bitirmiş, dört bine yakın sandık tutanagına ulaşılamamış,  Anadolu ajansı oylar sayılmadan alelacele sonucu ilan etmiş..... Böyle bir seçim.. Tabii buna seçim denirse.. Hemde 95 yıldır devam eden Cumhuriyet rejimine ve parlamenter sistemden otokratik yani tek adam rejimine geçerken  yaşadığımız seçimin ne kadar gayrı ciddi ve geçersizliği karşısındaki çaresizliğimiz !

Sandıklar açıldıktan 3-4 saat sonra, henüz birçok yerde ıslak imzalı seçim sonuçları ilçe seçim kurullarına iletilmediği halde AKP’liler ellerinde bayrak, bellerinde silahlarla iki yıl öncesinin 15 Temmuz akşamında olduğu gibi sanki bir yerlerden düğmeye basılmışçasına zafer çığlıkları atıp sokaklara döküldü. Erdoğan da önce İstanbul’da ardından Ankara’da yaptığı balkon konuşmasıyla, dünyada eşi benzeri olmayan sadece Türkiye’ye özgü; Cumhurbaşkanlığı Hükümet sisteminin ilk cumhurbaşkanı olduğunu ilan etti. 
Yıldırım seçimin yıldırım hızıyla AA tarafından açıklanan sonuçlarına göre seçimin galibi ortalardaydı da seçimde rüzgar estiren Erdoğan'dan daha çok miting yapıp alanları Erdoğan’dan daha çok dolduran, kitlelerde yeni bir heyecan yaratarak yüzde 31 seçmenin oyunu alan CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce, partisinin genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, millet ittifakının diğer liderleri ve cumhurbaşkanı adayları Meral Akşener, Temel Karamollaoğlu yoktu.. 

Kitleler seçim sonuçlarını unutup İnce’yi merak ediyordu. Sosyal medyada kaçırılmasından tutun da eşiyle birlikte rehin alınmasına kadar varan  bir sürü şehir efsanesi üretiliyordu. 

Seçim gecesi ve ertesi gün ne Kılıçdaroğlu, ne Akşener ne de Karamollaoğlu ortaya çıkmamalarına rağmen kimse pek ilgilenmedi. Gece yarısı Fox TV’nin başarılı sunucularından İsmail Küçükkaya’nın Twitter’da paylaştığı ‘Adam kazandı’  mesajından sonra  Muharrem İnce'den hiç haber alınamaması kaygıları daha çok artırdı.

Neden? 

Bir insanın, 50 gün gibi çok kısa bir sürede kendini halka sevdirmesi ve ülkesinin yönetimini verecek kadar güven vermesi ancak mucize olarak açıklanabilir.

Her yaştan, her cinsten, her görüşten ve yaşam standartı ne olursa olsun herkes onu çok sevmişti. Özellikle de gençler ve kadınlar. Seçimden bir gün önce gençlerin heyecanını kadınların da merakını unutamam. Herkes herşeye rağmen (korkmadan) İNCE diye yüksek sesle konuşuyordu. Gündeliğe giden tanıdığım bir kadın “Muharrem İnce kazansın diye kurban adadım. Yarın inşallah kurban keseceğim” diye bağırıyordu, kendinden gayet emin.

Bu halk, o gece İnce’yi neden merak etmesin? Sevdiği için merak etti, korktuğu için merak etti, umutları kaybolacak diye merak etti, sahiplenmek için merak etti..

Bende çok merak ettim. Çok kızdım. çok kırıldım herkes gibi.. Ama karanlıkta kalan o gecenin mutlaka aydınlanması gerekiyordu. Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce TV programına çıktı ve tüm açıklığı ile bir sorun yaşamadığını ve ufak tefek kırgınlıklar olduğunu belirterek hataları için özür diledi.

Ama işin aslı öyle miydi? Hayır.

CHP’nin Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce Yüksek Seçim Kurulu önündeki açıklamasının ardından CHP Genel Merkezi’ne gidiyor. Orada seçim sonuçlarıyla ilgili yetkililerle görüşme yaparken saat 21.00 de kurulan seçim sistemi çöküyor. Elde hiçbir veri yok. Anadolu ajansının yalan yanlış verilerine kalmışlar.  Siz Cumhurbaşkanı adayı olsanız bu durumda ne yaparsınız?

O kadar emekten sonra bu reva mı? Ortada Genel Başkan yok! Genel Başkan Yardımcısı kendince olur olmaz açıklamalar yapıyor. Yani anlayacağınız ortada bir ahenk, ortak akıl yok.

Bu moralle, çaresiz kalan İnce bir açıklama yapamadan otele dönüyor ve Anadolu Ajansı verilerine mahkum bırakılıyor. 
Oyunu aldığı 15 milyon seçmenine bunu anlatamadığı için bütün şimşekleri üzerine çekiyor ama yine de kamuoyuna partisinin başarısızlığı konusunda birşey söylemiyor. Bu arada CHP yönetimi de hiçbir sorumluluğu üzerine alıp açıklama yapmıyor.

Cumhurbaşkanı adayı İnce'ye oy veren halkın seçim gecesinde olanlarla ilgili merakı ve bir açıklama beklemeleri konusundaki ısrarları karşısında, seçimden 20 gün sonra CHP Genel Başkan Yardımcısı Onursal  Adıgüzel'den bir açıklama geliyor, "4 bin sandıktaki tutanaklara ulaşamadık" diye. Bu da yüzde 28 oy kaybına tekabül ediyor.

Bu açıklamanın ardından Adil Seçim Platformu sorumlusu İzmir Milletvekili Mehmet Ali Çelebi de bir açıklama yapıyor. "Verilerin toplanacağı uygulama çalışmadı. Sahada sağlanan başarı teknik aksaklıklarla gölgelendi. Ortada önemli bir sorun var. Bedeli neyse ödenmeli."

Ortadaki önemli sorunun ve gölgelenen başarının muhatabı CHP Genel Başkanı ve Parti Yönetimidir. Bedelini ekibi ve yönetimiyle birlikte Sayın Kemal Kılıçdaroğlu ödemelidir. Çünkü halk,  bu seçimin faturasını Tayyib Erdoğan yerine Kılıçdaroğlu'na kesmiştir.

Benim bildiğim, bir siyasetçi halkla inatlaşmaz!


yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi