Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete imtiyaz sahibi, başyazarı

berrind@kazete.com.tr


02.04.2019
1290
15
Yazı Boyutu:    

31 Mart yerel seçimlerinin Türkiye için iki açıdan önemi vardı. AKP Lideri ve Cumhurbaşkanı seçimden  önce yaptığı konuşmalarda, seçimlerde 'devletin bekasının' ve böylece kendi iktidarının söz konusu  olduğunu öne sürmüştü. Erdoğan'a göre; seçimler bir yerde hala tartışılan cumhurbaşkanlığı sistemi ve kendi cumhurbaşkanlığı için bir halk oylaması anlamı taşıyordu.

Öte yandan ise Türkiye’de tüm ülkeyi kapsayan siyasi değişimlerin sinyalini yaklaşık çeyrek asırdır yerel seçim sonuçları belirliyor. AKP şu anki hali ile yolun sonuna gelmiştir. Bizzat Erdoğan bir kez daha  başarıları kanıksamış partisindeki 'yorgunluk'tan şikayetçiydi. Nitekim bu yorgunluk, seçimlere de damgasını vurdu. Erdoğan'ın tek başına ilden ile, alandan alana koşuşturması, beka söylemleri ne partisine ne de adaylara bir dinamizm kazandıramadı. 25 yıl elinde tuttuğu başkenti de, Türkiye'deki ekonominin motoru dünya kenti İstanbul'u da kaybetti.

"Son dönemde batı medyası soruyordu: İslami bir iktidar sandıklar açıldıktan sonra olaysız-kavgasız  koltuğunu bırakacak mı?" diye.

Tam da bugünün sorusu! 

İşin bu noktasında Erdoğan durur mu? Toplumu bölen ayrışmacı tutuma karşı halkın sandıktaki  demokratik direnişine karşı gerilim politikalarına başvurur mu?

25 yıldır kandırılmaya, horlanmaya kısacası çaresizliğe öyle alıştırılmışız ki; üzerimizdeki korkuyu, seçimin sonucuna rağmen atamıyoruz. Ya sandıkları kaçırırlarsa, ya oyları devşirirlerse ya haksız yere kendi kazandıklarını ilan ederlerse, diye İstanbul için endişeler hala sürüyor.

Oysa Ekrem İmamoğlu süreci ne kadar iyi yönetti, ne kadar özgüvenli bir tavır sergiledi.

İnandı, çalıştı ve kazandı! Daha da ötesi şimdiye dek hiçbirimizin alışık olmadığı, sandıktaki oylarına sahip çıktı.

İşte işin püf noktası burada! Şimdiye kadar yapmak isteyip de bir türlü beceremediğimiz olay; oylarımıza sahip çıkmak!

Bu yüzden Muharrem İnce'nin Cumhurbaşkanlığı adaylığı, 2014 seçiminde Mansur Yavaş'ın Ankara Büyükşehir adaylığı sandıktaki oylara sahip çıkamadığımız için hüsranla sonuçlanmadı mı?

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, belediye başkanlığının yanısıra, siyasi  mücadelenin cesaretle, özgüvenle ve kararlılıkla her şeyden önemlisi kırıp dökmeden nasıl verildiğini cümle aleme göstererek demokrasi mücadelesinin en güzel örneğini verdi ve Türkiye halkına en büyük katkıyı sundu.

Şimdi batı medyasının sorusuna ben yanıt vereyim:

İslami bir İktidar sandıklar açıldıktan sonra kaybettiğini anlayınca, karşısında bir güç/direnç görmezse olay-kavga çıkararak koltuğunu bırakmaz. Şimdiye kadar yaşadığımız tablo buydu. Ancak bu seçim sonucunda başta CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun tavrı gibi toplumunda göstereceği demokratik direnç , umutsuzlukları geride bırakarak İslami iktidarın çabalarını boşa çıkaracaktır.


yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi