02.11.2020
336
3
Yazı Boyutu:    

İZMİR DEPREMİYLE SARSILDIK

Kalbimiz İzmir’de…

Dünyanın herhangi bir şehrinde yaşanan olay herkesin yüreğine dokunuyor.

İzmir depremi tüm ülkeyi salladı…

Depremler ülkesi Türkiye’deki her deprem kırıkları ile bizler de bir kez daha kırılıyoruz.

Öyle sarsıntılar geçiriyoruz ki o acının parçası oluyoruz.

Televizyonu kapatamıyor kâh hüzünden kâh sevinçten gözyaşı döküyoruz.

Enkaz altındaki canlar için çırpınan kurtarma ekiplerine şükranlarımız sonsuzlaşıyor. Korona günlerinde sağlıkçılarımıza duyduğumuz şükran gibi büyüyor. Deprem bölgesinde yakınları için gözyaşı dökenler, bizlerde televizyon başında izleyenler yüreğimiz ağzımızda bekliyoruz. Her siren ve alkışlarla giden ambulanslar umut oluyor. Çünkü İzmir depremi enkaz çalışmaları sırasında sessiz uğurlanan ambulansların sayısını ne yazık ki unuttuk.  

Madem depremler ülkesiyiz bu gerçek biliniyor, neden önlem almıyoruz?

Neden?

Yönetenler depremde İzmir’e koşunca, bir iki siyasi hem de yalan yanlış demeç verince sorunlar çözülüyor mu? 

Yaşadığımız çürümüşlük siz gidince örtülüyor mu?

Rantçılar, inşaat hırsızları içiniz rahat mı? 

Vicdanınız huzurlu mu?

65. saatte üç yaşında kurtulan Elif, hepinizden daha değerli biliyor musunuz?

Gidenleri geri getirebilecek misiniz?

İzmir depreminin üstünde bir hafta geçmeden getirim düşünmeye, beton, demir, malzeme çalmaya devam edecek misiniz?

Siyasiler onayladığınız yasaları çiğnemeyi sürdürecek misiniz? 

Mimarlar, mühendisler, denetimciler inşaatlar sürerken bu yapılar yapılırken o semtlere uğramama alışkanlığından vazgeçecek misiniz? 

Siz siyasi demeçler verince o canlar geri geliyor mu? 

Zihniyet değişmeli zihniyet duydunuz mu?

Gidin bakalım Avrupa’da hatta deprem bölgesi Japonya’da bir bina yapın göreceksiniz ki projenin her aşamasında denetmenler büyük bir titizlikle denetliyor. Halk deyimiyle kılı kırk yarıyorlar. Bizde de bina yapılırken ne arayan ne soran var. 

Denetimler artmalı, imar yasası gözden geçirilmeli. Yoksa daha çok ev diye sığındığımız betonlar mezarımız olmayı sürdürecek.  

Pazar günleri zorunlu olmadıkça evden çıkmayan ben eve sığamadım. 

Bu Pazar seninleyim İzmir. Okuyorum, yazıyorum hep aklımdasın diye günlüğüme yazdım. Çok üzgünüm… 

Elif’in bu sabah 65. Saatin sonunda kurtulması hepimize umut oldu. 

Dostum Ahmet Kaya’nın şarkısı aklıma geldi:

Dostum dostum güzel dostum.

Bu ne beter çizgidir bu.

Bu ne çıldırtan denge.

Yaprak döker bir yanımız,

Bir yanımız bahar bahçe…



Üye Ol



Üye Girişi