Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı

berrind@kazete.com.tr


03.02.2014 - 08:56
770
1
Yazı Boyutu:    
 
Ülkemiz tamamen AKP-cemaat kavgasına kilitlendi. Hayatımız bunun üzerine dönüyor.
 
Oysa içerde ve dışarda bizi bekleyen o kadar büyük sorunlar varki..
 
Çift kale maçtan gerçekleri göremez olduk. Ya AKP"lisin ya da Cemaatçi..
 
Olaylara tarafsız bakma konusunda çok başarılı olduğumuz söylenemez. Mutlaka birinin suçsuz olduğunu düşünüp ölesiye taraf tutarız. Ya her ikisi de suçluysa!
 
Bunun üçüncü yolu yok mu?
 
Elbet var: Bütün suçluların adil bir hukuk sistemi içinde yargılanması, tüm ülkeyi saran dine dayalı sivil ve  siyasi yapılanmanın son bulması için tüm gerçeklerin ortaya çıkması konusunda göstereceğimiz çabadır.
 
Bu çabanın en başında da hukukun üstünlüğü, yargının bağımsızlığı, insan hak ve özgürlükleri gelmelidir.
 
Ancak geçtiğimiz günlerde Türkiye ölçeğinde yapılan bir araştırma bu gerçeğin tam tersini ortaya koyuyor.Türk halkı en temel sorun olarak önce işsizliği, en sonda da hukuk sistemi ve insan haklarını görüyor.
 
Halkımız her ne kadar 17 Aralık ve sonrası ülkeyi sarsan rüşvet ve yolsuzlukla ilgilenir gibi görünsede, Gezi  olaylarındaki gibi sokaklara ve meydanlara dökülerek, tencere tava çalarak, kitlesel eylemlerle rüşvet ve  yolsuzluğa bulaşanlardan hesap sorulmasını fiilen istemedi. Sadece sessizce izlemekle yetindi. Oysa rüşvet ve  yolsuzluk ile parelel yapılanmadan kurtulmak ancak ve ancak yargının bağımsızlığına kavuşması, adalet ve  hukukun üstünlüğü ile sağlansabilir..
 
Türk halkı için her zaman en temel sorun işsizlik olmuştur.. Türkiye'de üç askeri darbe yaşandığında da her  seferinde hak ve özgürlükleri elinden alındığında da halkın en birincil sorunu yine işsizlikti. Kimse çıkıp  "benim ülkemde hak ve özgürlükler yoktur veya askıya alınmıştır, hukuk rafa kaldırılmıştır" demedi ve hala da  demiyor.. Çünkü iş-ekmek istemek,demokrasi ve özgürlük istemekten daha kolay hale geldi. Toplumda demokrasi ve  özgürlük talepleri azaldıkça kadercilik de, Kader'lerin sayısı da giderek arttı ve artacak da..
 
Kaderci bir toplumda elbette kadınlar yok yere öldürülecek, çocukluğunu yaşamamış kızlar 12-13 yaşında imam  nikahıyla babası yaşında erkeklere pazarlanacaktı.. 11 yıldır kimse buna dur demedi, Siyasilerin de, halkın da  ne yazık ki bu taciz, tecavüz ve cinayetlere bir tepkisi olmadı.  
 
Bu ülkede her ne pahasına olursa olsun, demokrasiyi, özgürlüklükleri savunanlar, insan haklarına, yargının  bağımsızlığına, hukukun üstünlüğüne inananlar; iş ve güç birliği yapmadığı, asıl hedefi şaşırıp başka gündem  maddeleriyle oyalandığı sürece daha çok Kader'ler kederimiz olmaya, töre ve namus adına en yakınımız tarafından  boğulup kör kuyulara atılmaya mahkum olacağız.
 
Yerel seçimde yeni umutlara...
 
 
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi