Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı

berrind@kazete.com.tr


03.12.2013 - 22:53
785
Yazı Boyutu:    

 

Öteden beri tartışır dururuz. Bir kadın siyasetçi, bir aktivist ve bir gazeteci olarak geçmiş dönemlerde kadınların siyasette var olma mücadelesini görev edinmiş, TBMM'nde ve yerel yönetimlerde daha çok kadının temsil edilmesi için uğraş vermiş, KAZETEDER ve KA.DER gibi örgütlerde yönetici olarak görev yapmış biri olarak "siyasette daha çok kadın, ama nasıl? sorusuna hep yanıt aramışımdır.

Gerçekten yaşamın her alanında olduğu gibi siyasette de kadınla erkek eşit temsil hakkına sahip olmalıdır. Kadının olmadığı yerde gerçek demokrasiden söz edilemeyeceğine inanıyorsak yerel ve genel yönetimlerde ÇOK KADIN olmalıdır. Yerel yönetimlerde ve parlamentoda ki kadınların sayısı ÇOK olduğu kadar, herbirinin GÜÇLÜ olma zorunluluğu da vardır. Çünkü kadının toplumsal yapı içindeki konumu sosyal, siyasal ve ekonomik açılardan belirlenmiştir. Kadının toplum içindeki rolleri ise ataerkil sistemin çarklarında biçimlendirilmiştir. Yani erkeğin kurduğu egemenlik kadınları da sınırları içine almıştır. Erkekteki güç algısı, onları; devleti ve siyasal erki temsil edecek tek cins olarak göstermiştir. Kadınlar ise daha güçsüz ve yeteneksiz varlık statüsüne düşürülerek, kamusal alan dışında var olması gerektiğine dair bir algı oluşturulmuş ve kadının konumu özel alanla ilişkilendirilmiştir. Medyada ise kadınlar ülkenin siyasal ya da ekonomik gündeminden soyutlanmış daha çok aldatan ve aldatılan konumlarıyla gündemdedir.

Bu bağlamda yılların ezilmişliğine ve bastırılmışlığına isyan eden kadınlar, erkek dünyasının gözünde cinsel cazibe merkezleri olmaktan çıkıp, duruşları, yetenekleri, iş ve çalışmalarıyla erkek toplumuna öncülük ederek bu ataerkil sisteme noktayı koymak zorundadır.

Noktayı koyacak bu kadınlar, önce siyasi partilerin üyesi olmak durumundadır. Evet..siyasi partilerde bir kadının mücadelesi çok zordur ama bu devrimi gerçekleştirmeye niyetliyse de elini taşın altına koymaya mecburdur. Dışarıdan görüldüğü gibi bu mücadele hiçte kolay değildir. Onun içindir ki ilk söz de, son söz de parti içinde mücadele eden kadınların hakkıdır.

Kadın hak ve özgürlükleri konusunda mücadele eden tüm kadınların, özellikle iktidarının üçüncü döneminde izlediği politikalar yüzünden "Devletten kadının adını sildiler" başlığını attıran AK Parti Hükümeti'nin çabalarını boşa çıkarmak için bu günden tezi yok kendilerine yakın duran bir siyasi partiye üye olarak hemcinslerinin haklarını korumak için atağa kalkmalılar. Böylece kadın aday ama nasıl seçilecek? sorusuna daha gerçekçi yanıt bulabiliriz.

 

 

 

 


Üye Ol



Üye Girişi