03.05.2020
757
4
Yazı Boyutu:    

Ben değil şair diyor ki: “Mayıs’ta gönlüm delidir.”

Mayıs deyince Sabahattin Ali’nin şiiri dilime düşüyor:

“Mayıs, ayların gülüdür,

taze bir çiçek dalıdır,

İçerim ateş doludur;

Mayıs‘ta gönlüm delidir.”

Ey koca Sabahattin Ali,

Bu yıl Mayıs’ta gönüller nasıl deli olsun ki, gönüller hüzünlü, kaygılı, korkulu çünkü dünyayı sarsan Korona virüsün torunu Covid-19 ile insanlığın başı belada. Aşı da bulunmadığından gönüllere umut aşılıyoruz.

İnsanlar ne kadar fani olursa olsun o kadar da yaratıcıdır.

1 Mayıs işçi bayramını alanlarda sokağa çıkma yasağı nedeniyle kutlayamadık bak ne bulduk!   

1 Mayıs 2020

Her balkon bir alan! Her pencere bir meydan!

1 Mayıs işçi sınıfına güzel günler getirsin!

Salgın hayatımızı, özgürlüklerimizi vuruyor.

Ama en çok da işçileri…

Canları pahasına üretenleri…

Fabrikalarda, atölyelerde risk alarak alın teri dökenleri…

Emeği en yüce değer yapanları…

O halde, küresel salgının dayanışması da küresel olmalı.

Sağlıkçılar ve hayatımızı kolaylaştıran diğerlerini gönülden alkışladık.

Bu 1 Mayıs’ta alkışlarımız, desteğimiz, dayanışmamız işçilerle olmalı.

1 Mayıs akşamı balkonlarda olduk!

Her balkon 1 Mayıs alanı oldu! Her pencere bir meydan…

Gerçek hikayelerin vakti zamanıdır… Emek en yüce değerdir…

1 Mayıs kutlu olsun diye direnç tazeledik.

Mayıs’ta gönlüm nasıl deli olsun!

Sokaklar, alanlar,  meydanlar, seyahatler hatta sevdiklerimizle buluşup bitimsiz sohbetler yasak! Sarılmak, koklaşmak, birbirimizin gözlerinde yolculuklara çıkmak inan hepsi yasak! Bir tek senin ve tüm yazarların kitaplarıyla buluşmak tek özgürlük alanımız. Tek sloganımız evde kal kitapla kal!

Yaşayıp da görmeliydin kaç sosyal medya alanında “Kürk Mantolu Madonna” kitabının kapağı paylaşıldı. Evlere kapanınca eskilere özlemle uzandık. Kendi payıma umut dağıtan biri olarak en çok da “Aldırma gönül aldırma!” şiirinden bestelenen ezgiyi söyledim, örnekledim, dinledim. Covid-19’a ilaç ve aşı buluncaya kadar daha ne çok “Aldırma gönül aldırma,”şarkısına başvuracağız…

Mayıs’ın ilk haftası bizler için çok önemli iki gündür.

1 Mayıs İşçilerin Emek ve Dayanışma Bayramı, 6 Mayıs Denizlerin idam günü. Aslında Denizler idam edilmeden önce 6 Mayıs Hıdırellez olduğu için geceye girmeden, dileklerimizi bir kâğıda yazar, demir parayla gül ağacının altına gömerdik. Liseli gençler olarak yine öyle yaptık. Akşamdan dileklerimizi yazıp gül ağacının altına gömdük. O sabah uyandığımızda öğrendik ki Deniz, Yusuf, Hüseyin idam edilmiş. Hıdırellez’imize kan damlatmışlar. O yıldan sonra bizim kuşağın gençleri bir daha dileklerimizi yazıp gül ağacının altına gömmedik!

Büyük usta; senin de gençlerimizin de doğanın da kıymetini bilemedik. 


Üye Ol



Üye Girişi