Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete imtiyaz sahibi, başyazarı

berrind@kazete.com.tr


12.06.2018
1392
9
Yazı Boyutu:    

Muharrem İnce'nin yüzündeki mutluluğu görüyor musunuz?

Yorgunluk değil o.. Mutluluk..

Yıllardan beri tıkanan siyasetin önünü açmak için büyük mücadele veren Sayın İnce, en sonunda hedefine ulaştı. Türkiye siyasetinde gerilimi düşürmek, hoşgörüyü, sevgiyi, barışı, özgür düşünceyi kitlelere anlatmak için yola koyuldu.

İçindeki aşk öyle bir memleket sevdasına dönüşmüştü ki; bir günde iki, hatta üç kentte mitingler yaptı. Gecenin saat 02:00'sinde yüz binleri peşinden yollara düşürdü.

Kimi yerde şarkı söyledi..

Kimi yerde şiirler okudu..

Kimi yerde zeybek oynadı..

Kiminde bisiklete bindi..

Kiminde traktöre..

Kısacası ezberleri bozdu, ezberleri..

Bu ülkenin gerilim politikalarıyla değil, güler yüzle yönetilebileceğini halka anlatmaya çalıştı.

Türkiye'ye dayatılan yalan yanlış tüm değerler altüst oldu.

Adalet deyip de yapılan adaletsizlikler gün yüzüne çıktı.

Siyasette boşu boşuna diretmenin, ülkeye verdiği zararlar anlaşıldı.

Mitinglere halkın duyguları hakim oldu. Siyasetçilerin pabucu dama atıldı!

İçi boş siyasi söylemler yok oldu.. Aş, iş, emek baş tacı oldu.

Özlediğimiz mitingler geri geldi. Tıpkı rahmetli ECEVİT’in Karaoğlan olduğu yıllardaki gibi..

Başaracağız, Büyüyeceğiz, Bölüşeceğiz, diyerek.

Peki neydi Sayın Muharrem İnce’yi bu kadar başarılı kılan?

Doğru bildiği yani inanmadığı her fikre ve de kişiye karşı çıkan ve bunu sokaktaki insanın anlayacağı biçimde çok düzgün ifade eden Sayın Muharrem İnce, liderlik vasfının verdiği enerjiyle ve 16 yıllık milletvekili deneyimiyle siyasetteki tüm yanlışları özümsemiş ve bunları düzeltmek için bir fırsat beklemiştir.  

Şimdi doğan bu fırsatı, değişim rüzgarına dönüştüren Sayın İnce’nin bence en büyük çıkışı YSK (Yüksek Seçim Kurulu) ile ilgilidir. Sayın İnce şöyle diyor:

“YSK’ yı bana bırakın. Seçim gecesi 50 bin Avukatla YSK’ nın önüne gideceğim. Bir sandalye alıp oturacağım. Eğer YSK üyelerinin bir usulsüzlüğünü görürsem Türkiye’nin bütün sokaklarına fotoğraflarını asacağım. Hadi bir yapsınlar bakalım!.”

İşte bu!.

8 Haziran seçimlerinde kendiliğinden oluşan ittifak sandıklara sahip çıkabilseydi, her türlü hileye, oyuna karşı YSK önünde on binler, yüz binlerin toplanmasının önüne geçilmeseydi, belki de korku iktidarının sindirme politikaları da sonlandırılmış olacaktı.

Türkiye'nin demokrasiyle, adaletle, barışla, hak ve özgürlüklerle kucaklaşması çok yakın.

Gecikmeli de olsa artık T A M A M.            


yabanci dizi izle, canli bahis, canli casino, bahis siteleri, guvenilir bahis siteleri, tipobet365, tipobet, 

Üye Ol



Üye Girişi