Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı

berrind@kazete.com.tr


01.07.2015 - 19:09
1359
3
Yazı Boyutu:    
 
 
Kadınların öngörülerinin yüksekliği siyasetin yörüngesini değiştirecek derken bir de baktık ki genel seçimdeki kadın oranı yüzde 17.82; yine yüzde 20’yi geçirtmemişler!
 
Israrla “geçirtmemişler” diyorum, çünkü hiçbir konuda anlaşamayan siyasi partiler nedense sıra milletvekili seçimlerine gelince kadın sayısı aşağı yukarı aynı oranlarda çıkıyor. Örneğin; İzmir gibi bir şehirde AKP 2, CHP 2 kadın aday gösteriyor ve de seçiliyor. Sadece ikişer kişi!! Tesadüfün böylesi!
 
Şimdiye kadar gelmiş geçmiş hangi partinin üst yönetimine bakarsanız bakın -HDP hariç- göstermelik birkaç kadından fazlasını göremezsiniz. 
 
Söylemek istediğim şu; Ülkemizin kaderini belirleyen kararlarda kadınların hiç katkısı yok, sözü yok, öngörüsü yok! Eğer öngörüleri dikkate alınsaydı, liderler bu kadar yanlışın içine düşer miydi?...
 
Bu yazıyı Meclis Başkanı seçildikten sonra yazmaya karar verdim. Çünkü ben de milletvekili aday adayı olduğum için üç aydır yazılarıma ara vermiştim ama sonuç yine kocaman bir sıfır!
 
Meclis Başkanı seçiminden önce MHP Lideri Bahçeli’nin sözü üzerine irkildim. Bahçeli “ Daha dün Cumhurbaşkanı çatı adayı yaptığınız Ekmeleddin İhsanoğlu’na niçin destek vermiyorsunuz? ”diye soruyordu CHP’ye.
 
Açıkça sıkıştırıyordu CHP’yi. Çünkü Cumhurbaşkanı seçiminin üzerinden daha bir yıl bile geçmemişti..
 
Yoksa Meclis Başkanlığı Cumhurbaşkanlığından büyük mü? demek istiyordu Bahçeli. Burada çözülmesi gereken düğüm; Çatı Aday Ekmeleddin İhsanoğlu’ydu.
 
Bunun üzerine bilgisayarın başına oturdum ve Ekmeleddin İhsanoğlu’nun seçimiyle ilgili bütün haberleri tek tek gözden geçirdim.
 
Daha doğrusu o dönemde CHP Parti Meclisi Üyesi sıfatıyla bende kendimi sorumlu hissettiğim için ve yapılan yanlışın şimdi bizi bumerang gibi nasıl vurduğunu daha iyi anlamak için bir yıl önceye döndüm. Çünkü tarih tekerrürden ibarettir.
 
Tarih 16 Mayıs 2014.CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, sabah erken saatlerde PM üyelerinden 20-25 kişiyle bir toplantı yaptı.
 
Toplantıda Kılıçdaroğlu, cumhurbaşkanlığı için isim telaffuz etmezken, önerilecek adayla ilgili ''demokrat, laikliğe inanan, sağ seçmenden de oy alabilecek bir aday'' bilgisini verdi.
 
CHP’li Parti Meclisi Üyesi olarak, sağ seçmen ve mütedeyyin kesim gibi cümleler bende soru işareti yarattığından, ismin açıklanması gerektiğini, yoksa bu isme PM Üyesi olarak onay vermeyeceğimi açıkca ifade ettim.
 
Ancak Sayın Genel Başkan bize güvenmediği için kesinlikle ismi açıklamadı.
 
Dolayısıyla karar PM’den oy birliği ile geçmedi. Aynı gün Kılıçdaroğlu, Bahçeli ile ortak basın toplantısı yaparak kamuoyunu ve parti üyelerini bilgilendirdiler.
 
Bu konuyu açmamın nedeni; Kılıçdaroğlu, Bahçeli’ye bu kadar büyük güven beslerken, Bahçeli’nin temkinli durması ve bir yıl sonra bu kozu ortaya sürmesi, bundan sonraki siyasi kodları okumak açısından önemli olduğunu düşündüğümdendir. 
 
Israrla araştırdığım o günlere ait ilginç bir iddia ile karşılaştım:  
                     
“Ekmeleddin İhsanoğlu bir proje. 2015'e uzanan bir projenin önemli bir parçası”.

“….Üst akıl grubu buldu; Ekmeleddin İhsanoğlu’nu.. Başarabilirlerse Erdoğan'ın Çankaya'ya çıkmasını önleyecekler. Başaramazlarsa, Cumhurbaşkanlığı seçiminde ortaya çıkacak tablo üzerinden, 2015 seçimlerine hazırlanacaklar. CHP ve MHP'nin seçim ittifakıyla, 2015'te bir koalisyon hükümeti kurmayı hedefliyorlar. Kılıçdaroğlu ile Bahçeli'nin başarısı, projeyi hayata geçirmek.”

Hatta o kadar ileri gidilmiş ki; CHP ile MHP arasındaki işbirliğinin zamanla birleşmeye dönüşmesi bile düşünülmüş!

MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin bu varsayımlar üzerine, eskiye sünger çekerek, yeni bir yol haritası arayışında olduğunu söylemeden geçemeyeceğim. Ancak bu ani ve nedensiz çark ediş MHP’nin oylarının düşmesine, CHP’nin ise yükselmesine neden olacaktır.

Ne düşünürseniz düşünün ama “Erken Seçim” kapıda..  

 

 

 

 

Üye Ol



Üye Girişi