Berrin Gürçay Dilekçi

Kazete İmtiyaz Sahibi ve Başyazarı

berrind@kazete.com.tr


17.06.2017
1896
9
Yazı Boyutu:    

Referandumdan beri elime kalem almadım, alamadım.. Kazandığın halde kaybettiğin bir referandumdan çıkmıştık çünkü! Bu yanlışı püskürtmenin bir yolu olmalıydı, zamanında aranmalıydı, diye düşündüm hep.. Toplum olarak her şeyi ötelemeye, mantığımızla değil hislerimizle hareket etmeye başladık. Hem de uzun süreden beri.

Şimdi, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ADALET isteyerek yürüyüşe geçti. Ancak bu yürüyüş her ne kadar Enis Berberoğlu’na adalet için başladıysa da yürüyüşün 5.gününde açıklama yapan Kılıçdaroğlu “Herkes için Adalet, 80 milyon için Adalet” istedi. Doğrusu da buydu.

Aslında ADALETi tüm kadınlar çok uzun yıllardan beri arıyor. Siyasette arıyor.. Çalışma hayatında arıyor.. Yasalarda arıyor.. Sosyal yaşamda arıyor.. Eğitimde arıyor..Kısacası hayatın her alanında “hak ve eşitlik” arıyor..

Hak, eşitlik ve özgürlük arayan kadınların öncülerinden Şirin Tekeli’yi geçen hafta kaybettik. 1980’li yıllardan beri (40 yıla yakın) feminist siyaset bilimci, çevirmen, araştırmacı yazar ve aktivist olarak kadın mücadelesine öncülük eden Tekeli, “Kadın Eserleri Kütüphanesi ve Bilgi Merkezi Vakfı”, “Kadın Adayları Destekleme Derneği”, “Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı”, “Kadın Hukukçuları Destekleme Vakfı” nın yanı sıra birçok kuruluşa öncülük etmiştir.

Şirin Tekeli, feminist bakış açısıyla; kadın hareketinin yanı sıra Türkiye ve Dünya siyasi konjoktürünü Esen Özdemir ile yaptığı bir yıl önceki röportajda şöyle değerlendirmiş:

Şu ara bence kadın hareketi kötü bir dönemden geçiyor: Bence bu kötü durum kendine has örgütlenme sorunlarından kaynaklanmıyor, Türkiye ve Dünya siyasi konjonktürü o kadar tıkandı ki bunun sonucunda örgütler kendi içinde sorunlar yaşamaya başladı. Bu kötü halin nedeni, dış gerginliklerin harekete yansıması diye düşünüyorum. Bununla, otuz yıllık bir feminist hareket geçmişini kastediyorum. Kurumlar çok çeşitlendi, irili ufaklı binlerce örgüt kuruldu, üniversitelerdeki birimler, barolardaki birimler vs. Demek istediğim, feminizm coğrafi ve kurumsal olarak çok büyük bir yayılma yaşadı. Sendikalizm ölmüş bitmiş, siyasi partiler HDP dışında içler acısı durumda. Üstelik bunlar Türkiye’ye özgü değil. 2008 iktisadi krizi, küreselleşme, Ortadoğu savaşı, Suriye göçmenlerinin Avrupa kapısına dayanması, Avrupalıların buna karşın havlu atması, bütün ülkelerde uç sağ siyasi partilerin güçlenmesi… Böyle bir Dünya ve Türkiye konjonktüründen geçiyoruz. Bunların kadın hareketine yansımaması, kadın hareketi üzerinde olumsuz etkisi olmaması düşünülemez. Kadın hareketi toplumsal bir hareket ve toplumda ne oluyorsa ondan bir şekilde etkileniyor. Dolayısıyla feminist hareketin içinde de acayip bir şekilde kadınlar arası rekabet yükseldi… Dolayısıyla ilerisi için iyimserim ama kısa vadede değilim. Bu yüzden zor bir dönemden geçiyoruz ama dayanmalıyız diyorum.”

Şirin Tekeli, Bodrum’a yerleştikten sonra 2012-2013 yıllarında (iki yıla yakın) KAZETE”de köşe yazarlığı yaptı. Her ay itinayla, hiç aksatmadan yazdığı yazılarla ve son derece duyarlı, ince davranışıyla gönüllerde taht kurdu. Bir gün beni aradı ve “Berrin artık yaşlandım, zorlanıyorum, yazmasam beni bağışlar mısın”, dedi. O ne söz, dedim. Tabi yazmasını istiyordum ama kendini yavaş yavaş çektiğini hissettim. Sanki bir şeylere kırgındı…Umudu azalmıştı…Bu da benim hissiyatım.

Rahat uyu ŞİRİN..Senin açtığın yol asırlarca tüm kadınlara ışık olacak!

Not:  Şirin Tekeli’nin KAZETE yazıları kazete.com.tr/yazarlar bölümündedir.


Üye Ol



Üye Girişi