Zerrin Toprak Karaman

Prof.Dr, Dokuz Eylül Üni. İİBF.

zerrintoprak@gmail.com


07.12.2019
1347
3
Yazı Boyutu:    

Toplum 5.0 kavramı ilk defa 28 Ocak 2018 yılında Dünya Ekonomi Zirvesinde (Davos) değişen Japon toplumu üzerinden telaffuz edilmiştir. Toplum 5.0 kavramıyla ifade edilen modelin merkezinde yenilikçilik ve nüfusunun refahının birlikteliği yer almaktadır.  Japonya'nın ekonomik ve sosyal zorluklarının üstesinden gelmek hedeflenmekle birlikte, yaşlanan nüfus, istihdam zorlukları ve gerileyen büyümenin pek çok ülkenin ortak sorunu olduğuna işaret edilerek sahiplenilmesi gereken bir model olarak ortaya konulmuştur. Her şeyden önce, model insan merkezli bir toplum yaratmayı hedeflemektedir. Bu hedefi  başarmak için teknoloji ve yenilikçilik önemlidir.  Teknolojinin insan yaşamına yönelik her türlü tehdit olarak algılanması yerine, doğru kullanılarak hayatı kolaylaştırıcılığının öncelikle değerlendirilmesi yönünde Japonya Başbakanı Toshiaki Higashihara, tarafından anlamlandırılmıştır. Hedefleri ise, giderek artan dünya nüfusuna çözüm üretmek, sanal ve gerçek dünyanın birlikteliğini sağlayacak doğru sistemler geliştirmek, doğal afetlere çare olabilmek olarak belirtilmiştir. Yerelden küresele doğru, yerel düşünmenin önemi vurgulanmaktadır. Bu bağlamda yararlı fikirler üretme, “süper akıllı topluma” işaret etmektedir.

 Bu tanımlardan da anlaşılacağı üzere, konunun bir diğer yönü de bilimsel çalışmaların desteğini aramaktır.  Sürdürülebilir sağlıklı kentler için bu çalışmalar çok disiplinli, disiplinlerarası ve disiplinler ötesi olarak ne kadar fayda sağlayabilir konusu temel hareket noktasıdır. Felsefi olarak, katılımcı anlayışla yapılan ve işbirliğine dayanan çalışmalar birbirine eklemlenerek bütünleşik çalışmalara destek sağlamaktadır. Bu çalışmalarda aranan hususlar bilimsel modellerin i)deneysel karşılıklarının olması ve ii)bilginin ortaklaşabilmesi yanında, iii)bilgiyi oluşturan açıklamaların güvenilirliğidir. İdealleştirilmiş bir konu veya konuların sahiplenilmesi ve kaynakların rasyonel kullanılması açısından disiplinlerarası geliştirilmesi gereken bir işbirliği çalışmasına ihtiyaç duyulduğu açıkça görülmektedir. Korku toplumu bu tartışmaların neresindedir?

Bilgi toplumunun evriminde bilgi, insan, zaman, mekan değerlerinin şekillendirdiği global dünyanın artık sıkça kullandığı kavramlar arasında risk toplumu da yer almaktadır. Hemen her konuda geliştirilen yeni teknolojiler ve yeni ürünler nedeniyle “tehlike hissi” zihnimize yerleşmekte ve giderek yerleşikler, risk ve korku toplumu haline dönüşmektedir. Bu duygu, ancak bilimsel çalışmaların desteğinde kamu yatırımları kararları ve kamu hizmetlerinin yürütülmesi ile ortadan kalkabilecektir. Bu bağlamda, açıkça hatası görülen ve bilimsel olarak da desteklenmeyen hususlarda kamu oyunun yanıltılmaması ve millet adına hareket eden yasal karar alıcıların bilimin arkasından gitmeleri ve bilimle inatlaşmamaları önem taşımaktadır. Siyasi kararların önceliği , bilimin öncelikleri ile uyumlu olmalıdır.

Örnek: Konunun uzmanları söylemediği için (hâlâ ?) , yıllardır kendilerinde dinleyen birisi olarak bari ben söyleyeyim dedim. Termik santral örneğinden gidersek, filtre sistemi ile santral bir bütündür. Hangi baca modeli olursa olsun , Revize ÇED uydurması ile zamanında yapılmayan filtre sistemleri, teknolojik uyumsuzluk olduğu için yada birbirine uyumlu olamadığından yapılamaz yani işe yaramaz. Bir şeyler eklesen de baca niyetine … halk tabiriyle “uyduruk” olur. Yada “dostlar alışverişte görsün” de denilebilir. Hatta işlevsiz. Yoksa bunca yıldır yapılmadı artık yapılsa ne olacak değil ?. İşte Toplum 5.0 bu nedenle vardır…

 

 


Üye Ol



Üye Girişi