Huriye Kuruoğlu

Prof.Dr., Ege Üniversitesi, İletişim Fakültesi Radyo- TV Bölümü Başkanı

huriye.kuruoglu@ege.edu.tr


01.10.2017
440
11
Yazı Boyutu:    
Ünlü Latin yazar Gabriel Garcia Marquez’in“başınıza kötü bir şey gelirse merak etmeyin arkasından muhakkak iyi bir şey gelir.” sözünü duydunuz mu hiç? 

Bugünkü kadın öykümüz bu deyişi doğrulayan bir hayat öyküsüne dair. 

Muhtemelen bu satırları okuyan pek çoğunuz bu lafı bilmese de özüne dair yaşam öykülerine tanık olmuştur. 

Öykümüz 1990’lı yılların ortalarında İzmir’de başlar. Çok çocuklu bir ailenin son evladı olan kızımız liseye gitmektedir. Tembel bir kız değildir, ama çok da çalışkan olduğu söylenemez. Lise son sınıfa geldiğinde ailede üniversite telaşı başlar. Ailenin diğer tüm evlatları üniversiteyi bitirmiştir. O nedenle anne babanın kitabında üniversiteye gitmemek diye bir şık yoktur. 

Genç kız, güzel sanatlar fakültesine gitmek istediğini söyler. Bu fakülteye de yetenek sınavıyla girilmektedir. Üniversitenin ilk basamağındaki sınavda baraj puanını almak yeterlidir. O nedenle yeterli olan o puanı alacak kadar çalışmak da çok zor değildir. Ama güzel sanatlar fakültesinin yetenek sınavını kazanabilmek için özel olarak çok fazla çalışmak gerekmektedir. Nitekim ablalarından birinin benzeri bir branşta öğretim üyesi olması ve kardeşini çok iyi çalıştırması, hazırlaması nedeniyle yetenek sınavını kazanır.  Başta ablası olmak üzere tüm aile çok mutludur. Ancak genç kız, lise diplomasını almaya gittiğinde dünya başına yıkılır. Lisedeki yetkili kişi, lise ikinci sınıftan matematik dersinin olduğunu, o nedenle diploma almasının mümkün olmadığını söyler. Genç kız, büyük bir üzüntü ve hayal kırıklığı ile eve gelir. Aile yıkılmıştır. Ve elbette kardeşine onca emek veren abla da fena halde üzgün ve kızgındır. Abla, kardeşine sorduğunda aldığı cevap “ben son sınıfta matematiği verdim, o nedenle otomatik olarak geçtim sandım.” olur. Abla ne diyeceğini bilemez ve doğruca okul müdürünün yanına gider. O güne dek kimselere yalvarmadığı kadar yalvarır, ek bir sınav yapılması için. Müdür de, son tek ders sınavlarının geçen hafta yapıldığını, elinden bir şey gelmediğini söyler.

Genç kız, çıldırmış gibi ne yapacağını bilemez. Tam da o günlerde, kızımız, turistik kıyı kasabalarından birinde bir otelde resepsiyonda iş bulduğunu ve gideceğini söyler aileye. Aile önce yaşı çok küçük olduğu için izin vermek istemese de, psikolojik olarak daha fazla sıkıntı yaratır endişesiyle izin verir. Ne var ki aradan henüz tam olarak iki ay geçmeden genç kız koluna taktığı bir İngiliz delikanlı ile çıka gelir ve evlenmek istediğini söyler. Aile karşı çıksa da söz geçiremezler veyaz sonunda evlenerek İngiltere’ye gider. Ancak, orada da hayat çok fazla güllük gülistanlık değildir. Evlendiği adam arada bir çalışan, ama daha çok işsizlik maaşıyla yaşayan biridir. Genç kız, kafaya taktığı güzel sanatlar eğitimini burada da almak ister, ama o kadar kolay değildir. Bir yandan gündüz okula gider, geceleri de garsonluk yapar. Bütün çabalarına rağmen evliliği sürdüremez ve üç yılın sonunda ayrılır adamdan. Artık sadece kendisinden sorumludur.

Hem çalışır, hem iki yıllık sinema eğitimini tamamlar. Eğitimini tamamladıktan sonra eğitimiyle ilgili bir iş bulmaya çalışır, ancak yaşadıkları yer küçük bir şehir olduğu için bunu gerçekleştiremez. Farklı yerlerde garson olarak çalışmaya  ve hayatını devam ettirmeye çalışır. Bir gün gazetede bir ilan görür.İngiliz Polis Teşkilatı, yetiştirilmek üzere parmak izi uzmanı alacaktır. Genç kız bir an düşünür ve “kaybedecek neyim var ki…Bir deneyeyim, hiç olmazsa sürekli ve garantili, güvenceli bir işim olur. Her geçen yıl daha da zor olacak şu anki hayatım.” Diyerek başvuru yapar. İlk sınavı ve daha sonraki pek çok kurs, eğitim ve sınavları da başarır ve uzun süren bir güvenlik soruşturmasından sonra işe alınır. İşe alındığının henüz beşinci yılından sonra iş yerinde yöneticilerin dikkatini çekmeye ve hızla yükselmeye başlar. 

O şimdi İngiltere’de bir ev ve araba sahibi ve iş yerinde son derece sevilen, güvenilen bir Türk kadını. Artık yarınlarına endişeyle bakmıyor. Lise ikinci sınıftan kalan matemaik dersi olmasaydı……

Sağlık ve sevgiyle kalın.
 
 
 
 
 

Üye Ol



Üye Girişi